HAYVAN ÇİFTLİKLERİ SIKINTIDA

Abone Ol

Hükümetin et fiyatlarını durdurmak için canlı hayvan ve et ithalatına yönelmesi, Türkiye’nin dört bir yanındaki hayvan çiftliklerini kapanma noktasına getirdi. Kayseri, Balıkesir, Konya ve Trabzon’da besi çiftlikleri ve süt fabrikaları konkordato ilan etti.

Et fiyatlarındaki artışı durdurmak için hükümetin canlı hayvan ve et ithalatı besicileri vurdu. Türkiye’nin birçok ilinde besi çiftlikleri kapanma noktasına geldi. Türkiye’nin en büyük hayvancılık işletmelerinden Kayseri Develi’de ve Adana’da toplamda 36 bin baş kesilik hayvan kapasitesi olan Saray Halı ve Hayvancılık İşletmesi de konkordato ilan etti. Firmanın yönetim kurulu başkanı Necati Kumrel, uygulanan yanlış hayvancılık politikası nedeniyle hayvancılığın yapılamaz duruma geldiğini belirterek şu bilgileri verdi:

“Devlet bize ‘hayvan ithal edin’ diyor. Ben gidip yüzde 25 vergi ödeyerek hayvan ithal ediyorum. Ertesi gün sıfır vergiyle kendisi hayvan ithal ederek bizim önümüzü kesiyor. Böyle hayvancılık politikası olur mu? Böyle hayvancılık yapılır mı? En son 3 bin düve ithal ettik. Bunları satmak istiyoruz. Kredi vermiyorlar. Otumuz var, yoncamız var. Verin hayvanları besleyelim diyoruz. Hayvan vermiyorlar. Artık bunu yapacak durumda değiliz. Hiçbir borcumuz yok ama kredi alamıyoruz.”

Kurmel, konkordato talebinde bulunduklarını belirterek, hayvancılığı sürdüremeyeceklerini sözlerine ekledi.

KONYA’DA BESİCİLER

Konya’daki çoğu süt üretim çiftlikiği kampanya ve satışa çıkarılmaya başlandı. Çumra’da kapanan çiftlik sayısı 20’yi bulurken, Sarayönü’nde de 8 çiftlik son günlerde satışa çıkarıldı. Çoğu sektör gibi hayvancılık sektörü de krize girdi. Türkiye’nin sayılı süt üreticisi illeri yer alan Konya’da süt üretim kapasitesi de azaldı. Yem fiyatlarının artması, çiğ sütle işlenilen oranda artış yapılmaması üreticilere, “pes” dedirtti. Üreticilerin maliyetlerinin artması ve sütlerin hak ettiği fiyattan satılmamasından dolayı hayvanların kesime gönderildiğini anlatan Çumra Süt Üreticileri Birliği Başkanı Şahin Çeltikçi, üreticilerin bu şartlarda hayvanlara bakamayacak durumda olduklarını dile getirdi. 15 – 20 süt üretim çiftliğinin yakın zamanda kapanacağını belirten Çeltikçi, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çiftlikler kapandı. Çoğu da kapanmaya mahkum. Hayvanlar kesiliyor. Bu gidişle sütü de ithal edeceğiz. Üretim kapasitemiz hayli azaldı. insanlar işsiz kalıyor. 40 gün içinde 3 büyük çiftliğin daha satışa çıktığını söyleyen Sarayönü Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Erdoğdu, “Bu sayıyla birlikte ilçemizde IPARD destekli toplam 8 büyük tesis satışa çıkmış oldu” dedi.

ÜRETİCİ SIKINTIDA

Trabzon Tonya’da 50 yıldır faaliyet gösteren Tonya Kooperatifi adlı Süt Fabrikasının geçtiğimiz günlerde kapanması hem burada çalışanları hem de bu fabrikaya süt veren yüzlerce süt üreticisini mağdur etti. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Tonya Belediye Başkanı sman Beşel, sorunun çözümü için acil 1,5 – 2 milyon TL sıcak paraya ihtiyaç duyulduğunu belirterek, fabrikanın tekrar faaliyete geçmesi için ellerinden gelen gayreti sergileyeceklerini söyledi. Fabrikanın normal günlük süt işleme kapasitesinin son günlerde 3 tona kadar gerilemesinin kapanma kararında etkili olduğunu kaydeden Beşel, “Bütün yönetimler hemen hemen arkasında borç bırakmış, borçla devrettiler. Borç birike birike bugüne kadar geldi. Sonunda bir patlama noktası yaşandı.

Türkiye’de 1923’ten 2002’ye kadar geçen kalkınma sürecinde devletin verdiği çaba inkar edilemez. 1960 ile 1975 arasında karma ekonomi modeliyle Türkiye kendi imkanlarına dayanarak dışa bağımlı olmadan büyüme yaşadı. İmalat sanayi bu dönemde gelişti. Ancak 24 Ocak kararlarıyla devlet dışlanmaya çalışıldı. Ama 2002’de iş başına gelen AKP hükümeti devleti tamamen dışladı. Bugün içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntının temelinde devletin tamamen dışlanması yatıyor. Kamu iktisadi teşekkürlerinin tamamı elden çıkarılmasaydı kriz yaşanmazdı.

Çünkü devlet elindeki kitlelerle piyasanın ve rakebetin önünü açar ve kalkınmayı yönetirdi. Bugünyaşadığmıız piyasa başarısızlığı da olmazdı. Ama görüldüğü gibi iktidarın piyasa başarısızlığı net şekilde kendini gösteriyor. Çünkü serbest Pazar ekonomisi rekabet koşulları içinde sağlıklı yürür. Son bir iki ay içinde yaşadığımız krizden bu yanlış politikayla çıkmak mümkün değil. Çünkü en büyük hastalığımız olan sıcak para ile sağlıklı ir ekonomik yapıya kavuşamayacak ve krizden çıkamayağız.