İLK İNSANLAR VE YAPILAN İLK KANUNLAR

Abone Ol


Kuzey Irak’ta bulunan dağ yamaçları insanoğlun ilk tarımsal faaliyetlere başladığı alanlardan biridir. Bu alanlar, Mezopotamya olarak adlandırılmaktadır. Mezopotamya, insanoğlunun ulaştığı ve bizim bugün uygarlık şeklinde adlandırdığımız bir gelişim merhalesidir. Bu alan, Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan geniş bir vadi üzerindedir. Mezopotamya’nın güney kısmına Babil ülkesi denilmektedir. Bütün bölge, Bereketli Hilal (Fertile Crescent) şeklinde isimlendirilen yerin doğu kısmındadır. Bereketli Hilal Bölgesi, Doğu Akdeniz sahili boyunca uzanan geniş bir alanın yalnız bir kısmıdır. Bereketli Hilal, kuzeye doğru kıvrılarak bugünkü Suriye ve Irak topraklarını baş başa geçer. Sonra Dicle ve Fırat nehirleri boyunca güneye sarkarak Basra Körfezi(Persian Gulf) sularına ulaşır.


Mezopotamya’da yaşamış ilk uygarlık Sümerlerdir. Babil ülkesindeki kentlerde yaşayanlar pek çok kanun yapıcısına sahiptir. Fakat bunlardan en ünlüsü Hamurabi’dir. Hamurabi bütün eski Sümer kanunlarını toplar ve onları yeniden yazar. Söz konusu kanunların hiçbirisi daha önce yazıya geçirilmemiştir. Hamurabi kanunlarının temel mantığı zayıfı korumaktır. Bu kanunlar, büyücülük, ödünç alıp verme, borçlar, ticaret, ücretler ve aile hukuku gibi pek çok konuyu içermektedir. Milattan Önce 1200’de İbrani peygamberi Hz. Musa kendi reayasına bir takım kanunlar sunar. Hz. Musa’nın önerdiği kanunlar, ilk insanlar tarafından uzun yıllardır doğru ve iyiliğine inanılan bir takım davranışları şekillendirmektedir. Bu kanunlar, On Emir’dir. Onlar, daha sonra İsrail Krallığı’nın kanunları olacaktır.