KURAKLIK VE İNCİR EKONOMİSİ

Abone Ol

2021 yılından itibaren her geçen yıl yükselerek günümüze ulaşan kuraklık olgusu tarım açısından pek çok olumsuz unsuru bir araya getirerek zaten var olan sorunlara yeni sorunların eklenmesine neden olmuştur.

2025 yılının ilk üç çeyreğinde Türk tarımı;

• Elektrik,kimyevi gübre,tohum,akaryakıt,zirai ve veteriner ilaçlarına yapılan zamlar,

• Tüm dünyanın aksine üretici fiyatları ülkemizde yerinde sayarken tüketicide %30-90 arasında zamlı ticarleşmesi,

• Tarımda modernleşme yolunda atılan adımların yetersizliği,

• Doğal afetler nedeniyle kaybedilen tarım toprakları,

• Tarım topraklarının diğer sektörler tarafından ele geçirilmesi,

• Tarım ürünleri ve gıda pazarlamasındaki sorunların kangren haline gelmesi,

• Türk tarımının yapısal sorunlarının hala çözülememiş olması, en önemli sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Türkiye İncir üretiminin merkezi olan Aydın ili de kuraklıktan etkilenen iller arasında yer almış, yüksek hava sıcaklıkları incirde rekolte ve kaliteyi etkilemiştir.Bunun yanında bu etkenler aflatoksin ve okratoksin gibi fungal rahatsızlıkların artmasına neden olmuştur.

2025 yılında yaş incir rekoltesinde olduğu gibi kuru incir rekoltesi kuraklık nedeniyle % 25 civarında eksik gerçekleşmiştir. Bunun yanında Bursa siyahı incirde rekolte eksikliği ise % 55 dolayındadır.

"Kuraklık çok kısa tanımıyla yağış yetersizliğidir. Uzun yıllar ortalamasından yüzde 50-60 daha az yağış olması durumu, kuraklık olarak kabul edilir. Kuraklık; şiddeti, süresi ve kapsadığı coğrafi büyüklük bakımından farklılıklar gösterir. Genelde yetersiz yağışlar meteorolojik kuraklık, bitkisel üretime zarar verecek düzeyde toprak rutubetinin azalması tarımsal kuraklık, baraj, göl ve göletlerde su seviyesinin düşmesi hidrolojik kuraklık ve tüm bunların topluma zarar verecek düzeye ulaşması durumu ise sosyo-ekonomik kuraklık olarak isimlendirilir.” Bir tanımlama mevcuttur.

Yapılan bu tanımlamayı,” kuraklığın üçüncü ve ağır evrelerinden birisine geçmek üzereyiz. Bu gelişmeler toplum hayatımızda onarılmaz yaralar açacaktır.Çünkü kuraklık ekonomik hayat ile doğrudan bağlantılı olup sosyal ve ekonomik ilişkileri uzun süreli olumsuz biçimlerde etkileyecektir.

Kuraklıktan en çok tarım kesimi ve üreticiler etkilenecektir.Şu anda yağış yetersizliği nedeniyle sulama sularında % 25-40 arasında bir azalma ortaya çıkmıştır.2025 yılı itibari ile başta pamuk,mısır,narenciye,yem bitkileri,sebze ve meyvelerde sulanmama nedeniyle rekolte ve kalite düşüşü,ağaç ve meyvelerinde yanma,ağaçlarda ve çok yıllık yem bitkilerinde, kültürel ve stratejik ürünlerde yer yer kurumalar meydana gelmiştir.”