Neden destek veriyor

Abone Ol

MHP’nin neden Başkanlık sistemi destek verdiğini açıklaması, bazı gerçekleri de ortaya çıkardı. Oktay Öztürk, şöyle söylüyor: “Bazen zaruretler hasıl olduğu vakit içinize sinmeyen şeyleri de yapmak zorunda kalıyoruz. Böylelikle erken seçim ertelenmiş oldu.”

Demek ki MHP, AK Partinin erken seçim kararını erteletmek için Başkanlık sistemine destek vermiş.Erken seçim yapılsaydı MHP’nin başına neler gelirdi? Sayın Bahçeli, yaptığı hataların bedelini seçim barajına takılarak öderdi.

7 Haziran seçimlerinde yapılan hatalar MHP’yi yıprattı. Muhaliflerin kurultaya gitme isteği de bundan kaynaklanmıştı. Ama muhalifler bu kurutlayı yapmayı başaramazdı. Hukuk ayaklar altına alındı ve ne yazık ki Cumhuriyet Türkiyesi’nde MHP’li muhalifler bu kongreyi yapmadılar. Ancak kurultay yapma girişimi içinde olan partinin en önde gelen isimleri bir bir MHP’den ihraç edilmeye başlandı. Sayın Bahçeli izlediği bu politikalarla koltuğunu şimdilik korumuş oldu. Ama Genel Başkanlık koltuğunda kalış süresinin çok uzun olmayacağını çok iyi biliyor. Hemen ortaya Başkan sistemini sürdü. Zamanlaması çok iyi idi. Çünkü AK Parti’de Nisan-Mayıs ayları içinde erken seçime hazırlanıyordu. O günlerde bu konuyu köşemde defalarca yazdım çizdim ve MHP lideri Devlet Bahçeli erken seçimde yaşanılması kaçınılmaz olan akibeti, Başkanlık sistemi kartını açarak önlemiş oldu. Yani sayın Bahçeli’nin kişisel çıkarları, ülke menfaatlerinin önüne geçmişti.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı basın toplantısında MHP’nin neden başkanlık sistemine destek verdiğini şu sözleriyle açıkladı:“Bazen zaruretler hasıl olduğu vakit, içimize sinmeyen şeyleri de yapmak zorunda kalıyoruz. Böylelikle erken seçim ertelenmiş oldu. Bizim açımızdan sıkıntı yok. MHP başındaki lideriyle bu günü dünden görerek hazırlayan partidir. Memleketin içinde bulunduğu hal bazı zaruretleri ortaya çıkarıyor. Her gün nerede bir felaket haberi ortaya çıkacak diye bakıyoruz. Bu şartlar altında en mükemmeli biz de isteriz. Ama bazen en mükemmeli bulmak yerine ihtiyaca cevap verecek adımı atmak gerekiyor. Anayasa oylamasında yeterli sayı bulunmaması halinde herşey olabilir. Kafalarda erken seçim vardı. Atılan adımlarla erken seçim ertelenmiş oldu. Bunlar konuşulan konular. Yeni sistemin adı parti devletidir. Partili Cumhurbaşkanının adı tek parti sistemine dönüş demektir. Türkiye’nin ihtiyaç seçilmiş tek adam değil, güçlendirilmiş Başbakandır.”

Türkiye’de daha önceki yıllarda böyle sorunlar hiç yaşanmazdı. İktidara alternatif olunurdu. Her siyasi partinin geleceği kendine ait bir problemdi. Son yıllarda bu gelenek bozuldu ve MHP gibi bir siyasi parti sadece kendi sorunlarıyla ilgili değil, başka bir siyasi partinin sorunlarına yakından ilgilenir oldu.

MHP, bu yüzden Türk siyasi hayatında gündenr güne küçülen bir parti oldu. Önlemler alınmazsa ilk genel seçimde kaçınılmaz olarak seçim barajına takılacak. Zira kamuoyu araştırmaları bu gerçeği gösteriyor.

Sayın Devlet Bahçeli’nin gayretiyle mecliste referandum oylamasından “evet” oyu çıkar mı bilemiyorum. Ama eğer MHP kurultay yapmayı başarabilseydi ilk milletvekili genel seçiminde iktidar alternatifi olabilirdi. Ama ne yazık ki Devlet Bahçeli’nin koltuk sevdası bu şansı MHP’den alıp gitti.Türk siyasi tarihinde ilk kez böyle bir muhalefet sorunu yaşanıyor ve bu kriz 14 yıldır devam eden bir iktidar sorunu yarattığını da unutmayalım.Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin dürüstlüğüne söylenecek bir söz yok. Ama sırf koltuğunu kaybetmemek için bugüne kadar yaptığı hatalar affedilecek gibi değil. Bu yüzden seçmenin gözünden düşmüştür.

7 Haziran ve 1 Kasım milletvekili genel seçimlerinde izlediği yanlış politikalarda AK Partiye elleri ile bir iktidar sunmuştur. MHP tabanı yapılan hataları yakinen gördü ve merkez yönetimini değiştirmekr için kurultaya gitmek istedi.Ancak Bahçeli, iktidarın yardımıyla MHP’yi kurultaya götürmemek için elinden gelen bütün gayreti gösterdi. Çünkü kurultayda seçimi kaybedeceğini biliyordu. Ama eğer MHP kurultay yapabilseydi. Şu anda tek başına iktidar alternatifiydi. ANAP ve DYP tabela partisi olduktan sonra Türkiye’de merkez sağın tek adresi MHP olmalıydı. Ama MHP yanlış politikalarıyla bu şansı kullanamadı.

BİR DÖVİZ SORUNU KABUSA DÖNÜŞTÜ

Döviz kurunun artmaya başladığı Eylül ayığnda Başbakan Binali Yıldırım’ın döviz konusunda yaptığı konuşma hala belleğimizdeki yerini konuyor. Ne demişti Sayın Başbakan; “Dolardan bize ne, dolsa ne olur, dolmasa ne olur? Biz kasaya dolana bakalım. Herşeyi getirip dolara bağlamamızın anlamı yok, çıkmıyor iniyor.”

Başbakan bu tekerlemeyi 17 Ekim’de söyledi. O günlerde dolar çıkıp iniyordu. Ama artık dolar kuru hiç inmemeye başladı. Şimdilerde hep çıkıyor. Her gün tüm zamanların rekorunu kırmaya devam ediyor. Cumartesi günü serbest piyasada bir Amerikan doları 3.64’ü gördü. Dolar kuru 4 lira olur mu? Bu gidişle olmamasına bir neden yok.