OSMANLI DÖNEMLERİNDE EGE BÖLGESİ VE AYDIN TARIMINA KISA BİR BAKIŞ

Abone Ol

Batı Anadolu’nun fiziki coğrafyasının da etkisiyle, bölgedeki toplanma merkezi konumundaki İzmir, bu süreçte ön plana çıktı. Bati Anadolu kıyı kentlerine ve İzmir’e nüfus göçleri ile birlikte, ticaret için buralara gelen yabancı sayısında büyük artış oldu. İzmir de 1847’de 17 584 yabancı varken, bu rakam 1860’da 28 352’ye ulaştı. Bu süre içinde Osmanlı ticaret hacmi dört kat arttı. Rakamlarla ifade etmek gerekirse; 1842 yılında İngiltere’ye 59 742 ton meşe palamudu, 14 771 ton kuru üzüm, 7586 ton afyon ile 955 ton pamuk ihraç edilirken, 1876’da bu rakamlar, sırasıyla 601 266, 361 910, 221 703 ve 12 350 ton gibi çok yüksek rakamlara ulaşmıştı.

Aydın Güzelhisarı’nda topraklar ya sahipleri tarafından doğrudan veya ortakçılık yoluyla, nadiren de kira şeklinde işletilmekteydi. Üretim denildiğinde ilk sırayı zirai üretim almakta olup çoğunlukla üzüm, incir, zeytin, bağ ve bahçe mahsulleri yetiştirilmiştir. Burada üretilen zeytinyağının bir bölümünün sabun yapımında kullanıldığı, sabun üretiminin iç tüketime yönelik olmayıp İstanbul’a gönderildiği görülmektedir. Sanayi bitkileri üretimi ön planda olup ticari amaçlarla büyük oranda pamuk üretimi yapılmaktaydı. Hububat üretiminde ise temel gıda maddesi buğdaydan daha çok arpa üretimine önem verildiği görülmektedir. Bu gelirler dışında tarım, ortakçılık, gayrimenkul kiralarını da hesaba katmak gerekir (1427).

XIX yüzyıl başlarında ticaret gelişmiş olup meyve-sebze satışları ve bunların organizasyonu ile ilgili meslekler ön plandadır. Ticarete paralel olarak taşımacılık da önemli bir meslek haline gelmiştir. Güzelhisar halkının kentte yaşamasına rağmen henüz topraktan kopmadığını görüyoruz. Daha da önemlisi kentte yaşayan hane reislerinin üçte biri büyük çoğunluğunda tarım faaliyetlerinin yapıldığı topraklara sahiptir. Tarla ziraatına göre bağ-bahçecilik daha ön planda olup nüfusun yoğunlaştığı yerlerde görülmektedir (1428).

1528 Yılında Aydın’da işlenen toprakların tasnifi şu şekilde yapılmıştır:

Yüksek kaliteli toprak ( âlâ):60

Orta kaliteli toprak
(evsat): 80

Düşük kaliteli toprak
(edna):130–150 (1429).

Hane reisi konumumdaki Güzelhisarlılar uğraşılarına göre 5 grupta toplanmaktadır. Bunlar; esnaf, tüccar ve çiftçiler, idari, askeri, dini vb. alanlardaki görevliler ile işçiler ve hiçbir mesleği olmayanlardır. İçlerinde en fazla sayıya ulaşan grup tüccar ve esnaflar olup toplam hane reislerinin yarısını oluşturuyordu. Bu bize Aydın Güzelhisarı’nın XIX. yüzyılın ilk yarısının kentleşme süreci hakkında bilgi vermektedir. Kentte üretim ve pazarlamaya ilişkin meslek grupları çok çeşitli olup, halkın ihtiyaçlarına göre belirlenen imalat ve satış faaliyetleri çoğu zaman bir arada yürütülmekteydi. Terzilik dokumacılığın, pabuççuluk ise dericiliğin yan kolları olarak sayılabilecek en önemli meslek dallarıydı.

Aydın, tahıl dışı tarımın yaygınlığı ve yüksek verim gibi özellikler nedeniyle, bütünüyle tarıma dayalı Osmanlı ekonomisi içinde özel bir yere sahipti. Tarımsal üretimin en belirgin özelliği üretimi olan Aydın'da Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yer alan tüm incir ağaçlarının yarısından fazlası (3,5 milyonun üzerinde) bulunmaktaydı. 1913 yılı rakamlarına göre Aydın Sancağı’ndan 43.724 ton incir elde edilmiştir. İncir’in yanı sıra dışsatım ürünleri arasında pamuk ve üzüm’de başta gelmekteydi. Aydın'da bu dönemde hayvansal üretime ilişkin sayısal veriler şöyleydi; 26.669 öküz, 19.053 inek, 166.098 koyun, 181.998 keçi, 12.388 at, 5.794 deve vd .