SALGIN HASTALIKLARIN TARIMA ETKİLERİ

Abone Ol

Kovid salgınını atlatalı henüz 5 yıl oldu. Anıları ve etkileri henüz hafızamızda kayıtlı.

Salgın hastalıklar, tarımsal üretimi etkileyen her dönemde etkili olan bir diğer unsurlardandır. Hastalıkların ne zaman çıkacağı ve ne zaman biteceği konusundaki belirsizlikler sosyal ve ekonomik krizlerin nedeni olmuştur.

“Salgın dönemlerinde bölgesel ve küresel izolasyonların tarımı ve gıda tedariğini olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. İnsanlar beslenme alışkanlıklarının bir kısmını değiştirmek zorunda kalmışlardır (Türk ve ark., 2020).”

“Yoğun emek isteyen ürünlerin ekimi azalacaktır. Daha az emek isteyen ürünlere yönelim bu dönemlerde artmıştır. Covid-19 salgınında tam veya kısmi kapanma şartlarında çiftçilerin gübre, tohum ve mekanizasyon gibi girdilere erişiminin yetersiz olduğu görülmüştür.

Üretim sonrasında lojistik ve tedarik zincirlerindeki aksamalar nedeniyle gıdaya erişimde sorunlar ortaya çıkmıştır. Stokculuk ve karaborsa gibi durumlar enflasyonun artmasına neden olmuş ve az gelişmiş ülkelerde çiftçi gelirlerini azaltırken fakirliği tetikleyen unsurlar arasında yer almıştır.

Benzer bir etki hayvansal kökenli hastalıkların çıktığı dönemlerde de görülmektedir. H5N1 kuş ve H1N1 domuz griplerinde sadece hayvanlar değil insanlara da bulaşım söz konusudur.

Bu dönemlerde ortaya çıkan panic, küresel piyasalarda çok ciddi kayıplara neden olmuştur. Bu kayıplar sektöre hizmet sağlayan yem fabrikaları, soğuk hava depoları, taşımacılık gibi alt sektörlerin de olumsuz yönde etkilenmelerine neden olmuştur.

Salgın dönemlerinde ülkelerin krizlerle başa çıkmada ne kadar başarılı olabildiklerinin test edildiği bu dönemde, sağlık ve sosyal güvenlik alt yapılarının güçlü olması kadar ekonomik yapıları da önemli sınav vermiştir.

Devletin benimsemesi gereken doğru,bilimsel,akılcı ve üretici odaklı tarım politikaları, “çiftçilerin ekonomik yaşantılarını iyileştirmek, tarımsal üretimi kamu yararına düzenlemek, kırsal toplumların refahını yükseltmek ve tüketicileri aşırı fiyat artışlarından korumak amacıyla uygulanan devlet önlemleri dizisi” (Gaytancıoğlu, 2009: 17) şeklinde tanımlanmıştır.

Ancak salgın hastalıklar döneminde bu ilkelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilmesi zorlaşmaktadır.

Bu dönemde tarımın sosyal görevlerinden olan tarımın iktisadi kalkınmaya vermiş olduğu ürün katkısı, tarım sektörünün sınai mallar için önemli talep oluşturması ve tarımın üretim faktörlerini yani sanayi ve hizmetler sektörüne doğrudan ya da dolaylı olarak iş gücü, sermaye, tarımsal hammadde ve döviz girdisi sağlaması gibi faaliyetleri gerilemektedir.

Üretim, tüketim, mali ya da finansal kaynaklı ekonomik krizlerin, diğer sektörlerden daha fazla geniş bir alana hükmeden tarım politikalarını olumsuz etkilemesi mümkündür.

Özellikle bu dönemlerde tarımsal alandaki istikrarın sağlanabilmesi ülkelerin tarım politikalarındaki esnekliğine, değişebilirliğine ve önceden alınmış tedbirlerin yeterliliğine bağlıdır.

Ayrıca tarım kesiminde en önemli unsur olan doğal şartların (iklim şartları v.s.) her zaman beklendiği gibi olmaması, bu alanda ortaya çıkabilecek krizlere karşı teyakkuzda olmayı gerektirmektedir.”

Kaynak.Ş. Öztürk,Doğal afetler, salgın hastalıklar ve savaşların tarımsal üretim ve ekonomi üzerine etkileri.