Türk çiftçisinin mali durumu(finansal yapısı) gün gibi ortadadır. 2025 yılı Ocak ayı başı itibarıyla 1 trilyon lirayı geçmiştir. Mevcut durum, tarım sektörünün ve Türk çiftçisinin içinde bulunduğu finansal zorluğu gözler önüne sermektedir.
Yasanın emrettiği GSMH ‘nin % 1’nin tarıma ayrılması emir olunurken Tarımsal desteklerin 2024 yılında 650 milyar, 2025 yılında 777 milyar ödenmesi gerekirken 2024 yılında 91 milyar ödenmesi Türk çiftçisinin hakettiğinin ancak % 15,3’ünü alabildiğini ortaya koymaktadır.
2025 yılı 3. Çeyrek sektörel büyüme/küçülme rakamları ele alındığında TÜİK verilerine göre diğer tüm sektörler ortalama %7,5 büyürken tarım sektörü % 12,7 küçülmüştür.
Tüm bu olumsuz tablolar ortada dururken 01Ocak 2026 tarihi itibarıyla Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından yürürlüğe konulan yeni uygulama yürürlüğe girmiştir.
Bugün Türk çiftçisi 2025 yılında –pazarlama-kuraklık, don, enflasyon, tarımsal girdi enflasyonu, üretici fiyatları ve daha birçok unsurdan dolayı üreticimiz sesini yükselterek yaşadıkları sıkıntıları açıkça dile getirirken bu kararın alınması akla kahvehanelerde en çok konuşulan konuyu ve soruyu akla getiriyor:
“Türk tarımını yok etmek mi istiyorlar?
Bahsettiğimiz Yayımlanan tebliğ kapsamında, faiz indirimli(Sübvansiyonlu) tarım kredisi kullanmak isteyen üreticilerimizin;
• Vergi borcu bulunmadığına,
• SGK borcu bulunmadığına
dair belgeleri banka ve kooperatiflere ibraz etmeleri zorunlu hâle getirilmiştir.
Bu uygulama nedeniyle Tarım Bağ-Kur borcu ve vergi borcu bulunan üreticilerimizin, bitkisel ve hayvansal üretim yapan işletmelerimizin faiz indirimli krediye erişimi fiilen imkânsız hâle gelmiştir. 2024 bütçe yılı sonunda Çiftçi Kayıt Sistemi(ÇKS)’ne kayıtlı çiftçi sayısının 2 milyon 245 bindir. Türk çiftçisinin hane başına ortalama yıllık faiz hariç borcu 346 102 TL’dir.
Bu borcun sadece borçlu çiftçi haneleri hesaplandığında meblağ aşırı bir biçimde yükselecek ve ödenmesinin imkanı yoktur.
Türk çiftçisi son yıl yukarıda belirttiğimiz gibi, başta ekonomi yönetiminin tutarsızlıkları olmak üzere tüm faktörlerin bir araya gelmesi ile 2025 yılında bitkisel üretimde yaşanan zirai don, kuraklık, zararlı ve hastalıktan kaynaklı kayıplar, hayvansal işletmelerde halen devam eden şap hastalığı sebebiyle yaşadığı kayıplar ve mevcut ekonomik şartlar altında, hayati ihtiyaçlarını alabilmek ve üretimini sürdürebilmek için yeterli gelire sahip olmadığından borçlanmış ve bu nedenlerden dolayı krediye ihtiyaç duymaktadır.
2025 yılında yaşanan olumsuzluklar sonrasında, Üreticilerimizin hayati tüketim ihtiyaçlarını karşılayabilmesi, zarar gören üretimini sürdürebilmesi, üretimini devam ettirebilmek için ihtiyaç duyulan tarımsal girdilerinin temini için her iki kurumdan kredi almaya ihtiyacı zaruridir.
Bu bakımdan Türk çiftçisinin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerindeki mevcut borçlarının faizsiz olarak ertelenmesini ve faizsiz yeni kredi imkanları oluşturulmasını gerekmektedir.
Bugüne kadar hiç uygulanmamış böyle bir uygulamanın, üreticinin en zor yılında uygulamaya konulması ve anlaşılabilir bir karar değildir.
Türk tarımsal üretiminin sürdürülebilmesi, gıda arzının devam etmesi, Türk milletinin sağlıklı ve satın alınabilir gıdaya ulaşabilmesi için bu karar yürürlükten kaldırılmaldır.