TÜRKİYE VE TÜRK ADI KALDIRILIYOR MU?

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gazetecilerin sorularınıcevaplandırdı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Türk Tabipler Birliğininkapısına kilit vurdurmasını istediğinin belirlenmesi üzerine Erdoğan şunları söyledi:“Ben onu açıkladım bir defa onun başındaki Türk ifadesi Bakanlar Kurulukararıdır. Bir defa onun oradan suretle çıkarılması lazım. Sadece TabiplerBirliği değil, Türkiye Barolar Birliği ile ilgili de aynı şey. Çünkü bunlarınmilli, yerli bu ülkenin şu anda yapmış olduğu vatanı korumayla ilgilimücadelede yanımızda yer alma diye bir durumları yok. Tam aksine karşımızda yeralma, teröristlere sahip çıkma, onlarla yandaş olma gibi bir durumları var vebunları tamamen kaldırıp, sadece Türk Tabipler Birliği değil, her grup kendioluşumunu yapar. Faaliyetini gösterir. Aynı şekilde hukukçular kendi barolarınıoluşturur. Faaliyetini sürdürür. Ondan sonra da gelip oraya çöreklenme diye birşey olmaz. Bakanlar Kurulu da gereken adımı atar.”

Sayın Erdoğan’ın açıklamasının ardından Türkiye Barolar BirliğiBaşkanı Metin Feyzioğlu bir basın toplantısı düzenledi.

“Sayın Erdoğan partisinin grup toplantısı sonrasında yaptığı veTürkiye Barolar Birliğinin milli duruşunu sorgulayan açıklamalarını hayretledinledik” diyen Feyzioğlu şunları söyledi:

“Türkiye Barolar Birliği, büyük Türk milletinin kalbinde en özelyerini çoktan almıştır. Türkiye Barolar Birliğinin her söylemi, her uyarısı,her duruşu her zaman bulmuştur. Ancak sayın Cumhurbaşkanı sadece kendisininkurduğu cümlelerin kurulmasını sadece kendisi gibi düşünülmesini istemektedir.Cumhurbaşkanı Fetö devletimizi ele geçirirken, yaptığımız uyarılar mı millideğildi de dinlemediniz. Kumpas davalarla Türk silahlı Kuvvetlerinin omurgasıbalyozlanırken verdiğiniz mücadele milli değilmiy di ki karşı çıktınız? HaburÇadır Mahkemesinde, pişman değiliz diyen teröristler, tahliye edilirken içimizcayır cayır yanarak yaptığımız karşı çıkış mı milli değildi. Açılım sürecindehiçbir devlet terör örgütü karşısında yenilmiş hissiyle masada oturamaz. Hiçbirdevlet milli ordusu yargısı tarafınan esir alınmışken terörle mücadele edemezçıkışımız mı milli değildi? 17-25 Aralık döneminde yolsuzlukla mücadele biryana, yargı kullanılarak FETÖ savcılarının yaptığı bir yana diyerek FETÖ’nün engüçlü döneminde Türkiye Cumhuriyeti devletinin yanında dimdik durmamız mı millideğildi?

Bir her zaman Türk milletinden ve Türkiye Cumhuriyeti devletindenyana taraf olduk. Hendekler kazılırken, barikatlar dikilirken Türkiye’yiuyarmadık mı? Sayın Cumhurbaşkanı en sonunda olan bitenin farkına vardığınızdaTürkiye Cumhuriyeti devletini insanlığa karşı suç işlemekle suçlamayakalkışanlara karşı ülkemizi biz savunmadık mı sayın Cumhurbaşkanı? 15 Temmuzgecesi Ankara semalarında daha uçaklar çarpışırken ve bugün etrafımızdaki pekçok kimse kimbilir nerede saklanmışken, darbe girişimine Türkiye’nin 79barosuyla birlikte biz karşı çıkmadık mı? Fırat Kalkanı ve Afrin harekatlarınındaha ilk saatlerinde Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru savunmahakkını kullandığını dile getiren ve bunu gerekçeleriyle ortaya koyan TürkiyeBarolar birliğidir sayın Cumhurbaşkanı. Zeytin Dalı Harekatının ilk gününde 103in avukatımızı temsilen biz Kilis’te sınırdaydık. Askerlerimizin yanındaydık.Halkımızın yanındaydık.”

Türkiye Barolar Birliğinin Milli duruşa sahip olduğuna vurgu yapanFeyzioğlu, “Gayet açıktır ki sayın Cumhurbaşkanı yine yanlışbilgilendirilmiştir. Türkiye Barolar Birliğinin ismindeki “Türkiye” kelimesinide tabelalardan TC harflerini sildikleri gibi silebileceklerini düşünenler,bizi Türk milletinin kalbinden asla silemezler” dedi. Daha önce de başta kamubankaları olmak üzere Bakanlıklar, Cumhurbaşkanlığı ve bir çok kuruluşunisminin başında yer alan TC kelimesi silinmişti. Bu da Türk ve Türklüğe karşıbir hareket olarak algılanmış ve büyük tepki çekmişti.”

Türk Tabipler Birliği ve Türkiye Barolar Birliğinin başındaki “Türkve Türkiye” kelimesinin kaldırılmasına yönelik Bakanlar Kurulu kurulunun yasaladımların gündeme gelmesinin ardından isminde Türk ve Türkiye kelimesi geçensivil toplum kuruluşları da tedirgin oldu. Türkiye Kamu-Sen Teşkilatlandırmadansorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Türk-Büro-Sen Başkanı Fahrettin Yokuş,şunları söyledi: “Bir kurumun kurumsal kimliği üye ve temsilcileri üzerindenbelirlenir. Kurumlar soyut kavramdır. Kurumların içini yöneticiler doldurur.Dernek ya da kurum isterse ismini değiştirebilir. Bir kurumun önündeki Türkkelimesinin bir KHK ile alınması ya da yasa süreciyle alınması doğru bir yöntemolmaz. Kurumdaki yöneticiler bazı yanlışlar içinde olabilir. Bu yanlışları hatayapanların şahsında görüp, ceza verilecekse onların verilmesi gerekir. Siyasipartiler daha önce yöneticilerinin davranışları nedeniyle kapatıldı. Daha sonradüzenlemelerde partilerin kolayca kapatılmasının önüne geçildi. Kurumlar değil,şahısları cezalandıracak önlem alındı. Bakanlar Kurulu, Türk Büro-Sen’inBaşkanı olarak benim açıklamalarımdan rahatsız olunca sendikanın ismindeki Türkkelimesini mi çıkarmalı, bu yöntem doğru değil. Daha önce Türkiye Kamu-Senolarak biz Bakanlıkların önündeki TC ibaresinin kaldırılmasına karşı çıktı. Buülkede, Türk lafından rahatsız olunan süreçte Türk milletinin adını Türkolduğunu savunduk. Dağlardan taşlardan bu iktidar zamanında Ne Mutlu Türküm diyene sözleri kaldırılırken,Diyarbakır’da bunlar kaldırılırken, bu yapılanlar yanlıştır. Burası Türkyurdudur. İtirazını yaptık. Bir kurum yanlış yapıyorsa, Türkiye kelimesinikurumun elinden alarak cezalandırmak doğru değildir.”