UZLAŞI VE BERABERLİK KÜLTÜRÜ

Abone Ol

Çine'deki orman yangınından sonra oluşturulan kriz masasından kamuoyuna servis edilen bir fotoğraf son derece anlamlıydı. Vali Hüseyin Aksoy'un başkanlık ettiği toplantıya, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile birlikte AK Partili vekiller Mustafa Savaş ve Bekir Kuvvet Erim ile CHP'li vekiller Bülent Tezcan ve Hüse-yin Yıldız da katılmıştı.

Kuşkusuz ki, böylesi bir afet ve kriz durumunda o parti bu parti ayrımı yapılmadan bir araya gelinmesi son derece anlamlı ve önemli.

Ancak bunun dışında kentimizi yönetenler temel meseleler karşısında aynı masanın etrafında buluşabiliyor mu derseniz? İşte bu soruya olumlu yanıt vermek mümkün değil.

31 Mart 2019'da gerçekleşen yerel seçimlerin olduğu akşam CHP, Atatürk Kent Meydanı'nda seçim zaferini kutluyordu. Ben de gazeteci olarak oradaydım. Meydandaki coşkulu kalabalığa hitap eden Başkan Çerçioğlu, artık seçimlerin geride kaldığını, halkın iradesinin tecelli ettiğini vurguluyor, rakibi AK Partili Mustafa Savaş'a “Gel beraber Aydın için çalışalım” diye sesleniyordu.

***

Bu çağrının üzerinden epeyce bir zaman geçmişti ki, 2020'nin Eylül ayında partisinin Efeler İlçe Kongresi'nde konuşan Milletvekili Savaş, Çerçioğlu'ndan randevu talep edeceğini söyledi. Savaş'ın bu sözleri gazetelerde manşet oldu. Kent için bir araya gelinmesi ümit edildi. Savaş'a yanıt veren Çerçioğlu, “Kapımız herkese açık” mesajı vermişti.

Söylemler gayet kulağa hoş geliyordu doğrusu ama ne yazık ki söylem, eyleme dönüşmedi, dönüşemedi. Bu nedenledir ki, kentimizin temel sorunları ve çözüm önerileri konusunda iktidarla muhalefet bir türlü beraber hareket edemiyor, ortak ses çıkaramıyor.

Örneğin genel yönetimde muhalefet olan CHP, elektrik ve doğalgaz zamlarını eleştiriyor. Yerelde muhalefet olan AK Parti, bu defa su faturaları, ulaşım, trafik gibi belediye hizmetleri üzerinden CHP'yi eleştirmeye başlıyor. CHP cephesi de bunun üzerine kalkıp “Çıldır Havaalanı ne oldu?” diye iktidara soru yöneltiyor.

***

Sözün özü Aydın'daki siyasîler, gündelik polemiklerin kıskacından bir türlü çıkamıyor. Bu ve benzeri tartışmalar, kentin sorunlarının çözümü konusunda irade ortayı koymayı engelliyor.

Şunu açıkça ifade etmekte yarar var, Aydın'da gerek merkezi yönetimin gerekse de yerel yönetimin sorumluluk alanında bulunan ve çözülmesi gereken birçok sorunu var. Tıpkı yangın sonrasında olduğu gibi bu tür sorunlar karşısında da siyasi görüş ayrılıkları, sen – ben tartışmaları, politik kaygılar, egolar bir kenara bırakılmalı, Aydın ve Aydın halkı için tek yumruk olunmalı. Bu yapılmadığı müddetçe kaybetmeye mahkûm ve mecburuz.