Diyanet İşleri Başkanlığı, ülke genelindeki camilerde bugün irad edilecek cuma hutbesini resmi iletişim kanalları üzerinden kamuoyuna duyurdu. "Zekât ve Fıtır Sadakası" başlığını taşıyan hutbede, İslam dininin yardımlaşma esaslarına dikkat çekilip malın gerçek sahibinin Allah olduğu hatırlatıldı. Ramazan ayında mali ibadetlerini eksiksiz yerine getirmek isteyen vatandaşlar, hutbede yer alan dini hükümleri gündem olmasıyla araştırmaya başladı. Peki, bu haftaki Diyanet cuma hutbesi içeriğinde fitre ve zekat için hangi uyarılara yer verildi? İşte 6 Mart cuma hutbesinin öne çıkan bölümleri...

6 MART CUMA HUTBESİ KONUSU NEDİR?
Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı metinde zekatın İslam'ın beş temel şartından biri olduğu vurgulandı. Zekatın sadece bir bağış değil, bizzat Allah ve peygamberi tarafından belirlenen bir ibadet olduğu belirtilerek, bu emrin malı bereketlendirdiği ifade edildi. Kur'an-ı Kerim'den Zâriyât Suresi 19. ayetine atıf yapılarak, zekatın fakire minnet edilecek bir lütuf değil, doğrudan yoksulun hakkını teslim etmek olduğu aktarıldı.

Hutbede ayrıca fıtır sadakasının (fitre) Ramazan ayına ve bayrama ulaşmanın şükrü olduğu dile getirildi. Bu yardımların bayram namazından önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının bir emir olduğu hatırlatıldı. Zekat ve fitre ibadetlerinin insanı bencillikten, hasetten ve cimrilikten arındırarak toplumsal barışa katkı sağladığına işaret edildi.

ZEKAT VE FİTRE KİMLERE VERİLİR?
Cuma hutbesinde yardımlaşma sırasında takip edilecek öncelik sırası da cemaate aktarıldı. Müslümanların zekat ve fıtır sadakasını verirken öncelikle kendi yakın çevrelerindeki ihtiyaç sahibi akrabalarını ve komşularını gözetmesi gerektiği belirtildi. Bu yakın çevrenin ardından yetimler, kimsesizler ile mazlum coğrafyalarda zorluk çeken insanların unutulmaması gerektiğinin altı çizildi.

CUMA HUTBESİ NEDİR VE DİNDEKİ YERİ NASILDIR?
İslam kültüründe cuma ve bayram namazlarında imamın cemaate yaptığı dini konuşmaya hutbe adı veriliyor. Cuma namazının farzlarından biri olan hutbe, namazdan önce okunuyor ve cemaatin dini konularda bilinçlenmesini sağlıyor. Hutbe okunurken cemaatin sessizce dinlemesi ve başka bir işle meşgul olmaması gerekiyor.

İspanya Türkiye olayı nedir? Sosyal medyada başlayan dostluk paylaşımlarının nedeni
İspanya Türkiye olayı nedir? Sosyal medyada başlayan dostluk paylaşımlarının nedeni
İçeriği Görüntüle

6 MART CUMA HUTBESİ TAM METNİ
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan "Zekât ve Fıtır Sadakası" konulu hutbenin tam metni şu şekilde paylaşıldı:

Muhterem Müslümanlar!
Malımız, mülkümüz, sahip olduğumuz bütün imkânlarımız Yüce Rabbimiz tarafından bizlere verilmiş birer emanettir. Bu emanetlerin şükrünü eda etmek; varlıklarımızı ihtiyaç sahipleriyle, yetim, öksüz ve kimsesizlerle paylaşmakla gerçekleşebilir. İşte bu emanet bilincinin ibadete dönüşmüş hali, zekât ve fıtır sadakasıdır.

Aziz Müminler!
Zekât, İslam’ın beş temel esasından biridir. Zekât, sadece bir bağış değil, bizzat Allah ve Resûlü tarafından belirlenmiş bir ibadettir. İnsanın malını eksilten değil, bereketlendiren ilahi bir nimettir. “Onların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir pay vardır” ayetinde buyrulduğu üzere zekât, fakiri minnet altında bırakan bir lütuf değil, ona hakkını teslim etmektir.

Kıymetli Müslümanlar!
Zekât, müminler arasında yardımlaşma ve dayanışma, rahmet ve şefkat köprüleri kurar. Birlik ve beraberliğin daha da güçlenmesine vesile olur. Kardeşliğin gönüllerde, hanelerde ve sofralarda hissedilmesini sağlar. Bu yönüyle zekât, toplumsal barış, huzur ve dayanışmaya büyük katkı sunar.

Zekât vermek, kişiyi bencillikten, hasetten ve cimrilikten arındırır. Zekât, insanın; içindeki mal sevgisini ve dünya hırsını dizginlemesine, günahlarından arınmasına yardımcı olur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, “…Zekât, suyun ateşi söndürdüğü gibi hata ve günahları silip yok eder.”

Değerli Müminler!
Fitre olarak bildiğimiz fıtır sadakası ise; Ramazan-ı şerife ulaşmanın, bayrama kavuşmanın şükrüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bayram namazımızı kılmadan önce fıtır sadakalarımızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmamızı emretmektedir. Zira fıtır sadakası ile Ramazan Bayramı; merhamet ve muhabbetin, neşe ve sevincin toplumun tamamına yayıldığı müstesna bir zaman dilimine dönüşmektedir.

Aziz Müslümanlar!
Zekât ve fıtır sadakasında esas olan; önce kişinin, çevresinden ihtiyaç sahibi akrabalarını ve komşularını gözetmesidir. Sonra da yardımlarını mazlum ve mağdur coğrafyalarda bulunan kardeşlerine ulaştırmasıdır. Bugün bize düşen, içerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerifi vesile kılarak zekât ve fitrelerimizle bir fakirin sofrasını şenlendirmektir. Bir borçlunun yükünü hafifletmektir. Yolda kalmışa el uzatmaktır. Bir yetimin, bir öksüzün ve bir garibin yüzünü güldürmektir. Mazlumların yanında yer almaya, onlara umut olmaya devam etmektir. Böylelikle Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiği imkânları ebedi kazanca dönüştürmektir.

Hutbemizi Cenâb-ı Hakk’ın şu ayet-i kerimesi ile bitiriyoruz: “Namazı kılın, zekâtı verin. Kendiniz için önceden ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızı eksiksiz görür.”

Muhabir: Haber Merkezi