ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hamleleri ve bölgedeki sıcak çatışma riskinin artması, finans dünyasında dengeleri değiştirdi. Piyasaların kapalı olduğu pazar gününde, Türkiye'deki bankacılık sistemleri küresel belirsizliği fiyatlarına yansıttı. Mobil uygulamalar üzerinden altın alıp satmak isteyen yatırımcılar, daha önce nadir görülen bir fiyat farkıyla karşılaştı. Savaş endişesi ve piyasa kapalılığı birleşince, bankaların uyguladığı tarife yatırımcıları düşündürdü.
BİN LİRAYI AŞAN FİYAT UÇURUMU

Piyasalarda 'güvenli liman' olarak bilinen altına talep artarken, bankaların risk yönetimi stratejileri mobil ekranlara sert yansıdı. Uygulamalardaki verilere göre; gram altının banka satış fiyatı 7 bin 323 lira seviyesinde tutuldu. Ancak aynı bankadan altın almak isteyen bir vatandaşın karşısına 8 bin 495 liralık bir rakam çıkarıldı.
Alış ve satış işlemi arasındaki farkın 1.172 liraya ulaşması, dijital bankacılıkta işlem yapmayı neredeyse imkansız hale getirdi. Bu denli büyük bir fark, yatırımcıların maliyet hesaplarını altüst etti.
BANKALAR NEDEN TEDBİR ALDI?
Finans kaynakları, hafta sonu işlemlerinde piyasa likiditesinin düşük olmasının bu tabloda etkili olduğunu belirtiyor. Ancak asıl nedenin küresel piyasalardaki 'savaş fiyatlaması' olduğu vurgulanıyor. Petrol ve altın fiyatlarının yeni haftaya yüksek oynaklıkla başlayacağı öngörüsü, bankaları savunma pozisyonuna itti. Kurumlar, belirsizlik ortamında zarar etmemek adına alış ve satış rakamları arasındaki mesafeyi rekor seviyeye çekti.
GÖZLER PAZARTESİ AÇILIŞINDA

Bölgedeki gerilimin düşmemesi halinde, altın ve petrol fiyatlarında yeni zirvelerin görülebileceği tahmin ediliyor. Yatırımcılar, pazartesi günü piyasaların açılmasıyla birlikte bankaların bu fiyat politikasını değiştirip değiştirmeyeceğini merak ediyor. Özellikle mobil bankacılık üzerinden birikimlerini yönetenler için mevcut durum, ciddi bir maliyet riski oluşturuyor.



