Kütahya'nın Simav ilçesi, 17 Ekim 2026 Cumartesi sabahı saat 09.12 sularında yeni bir sarsıntıyla güne başladı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), yer kabuğunun 6.79 kilometre altında sığ odaklı gerçekleşen depremin büyüklüğünü 3.4 olarak duyurdu. Çevre yerleşimlerde kısa süreli korku yaratan hareketlilikte herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmazken, kayıt istasyonları bölgedeki mikro ölçekli artçıları takip etmeyi sürdürdü. Batı Anadolu'da hissedilen her hareket, komşu coğrafyaların diri tektonik yapısını ve olası risklerini bir kez daha kamuoyunun dikkatine taşıyor.

AYDIN DEPREM RİSKİ VE GEÇEN AKTİF FAY HATLARI

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan diri fay haritası incelendiğinde, Aydın coğrafyasının ülkedeki en haraketli tektonik kuşaklardan birine ev sahipliği yaptığı görülüyor. İl sınırlarını boydan boya kateden kırıkların merkezinde, doğudan batıya uzanarak verimli tarım havzasını sınırlayan Büyük Menderes Fay Zonu yer alıyor. Şehrin sismik enerjisinin temel motoru sayılan bu ana yapının dışında, batı kesimde Söke Ovası'nı kesen Priene - Sazlı Fay Zonu bulunuyor. Jeotermal kaynakların yoğunlaştığı Germencik sahasındaki kırıklar ile Kuşadası sahilini izleyen yerel hatlar da bağımsız sarsıntılar üretebiliyor. Deniz tabanında uzanan Kuşadası Körfezi ve Didim açıkları ise merkez üssü deniz olan dalgaları doğrudan kıyı şeridine yansıtıyor.

Efeler’de afet gönüllüsü olmak için başvurular başlıyor
Efeler’de afet gönüllüsü olmak için başvurular başlıyor
İçeriği Görüntüle

ZEMİN SIVILAŞMASI VE İLÇELERİN TEHLİKE DERECELERİ

Topraklarının tamamı birinci derece deprem kuşağı içinde yer alan kentte, hasar potansiyelini doğrudan zemin özellikleri belirliyor. Nehir yatağının taşıdığı alüvyon tabakalar üzerine kurulan Efeler ilçe merkezi, Nazilli, Söke, İncirliova, Germencik, Kuyucak ve Sultanhisar en kırılgan yerleşimler olarak öne çıkıyor. Yumuşak ova zemini, derinlerden gelen sarsıntı dalgalarını katlayarak binalara ilettiği gibi yüksek taban suyu sebebiyle sıvılaşma tehlikesini tetikliyor. Turizm yapılaşmasının yoğun olduğu Didim ile Kuşadası ise hem kıyı hattındaki dolgu sahaları hem de deniz içi fayların etkisiyle riskli grupta kalıyor.

Kentin sarsıntıya karşı daha dayanıklı noktalarını arayan uzmanlar ise dağlık ve kayalık yamaçları işaret ediyor. Karpuzlu, Çine, Karacasu ve Bozdoğan'ın yüksek rakımlı sert kayaçlardan oluşan mahalleleri temel güvenliği bakımından avantaj sağlıyor. Ne var ki bu yerleşimlerin vadi tabanına açılan düzlük kısımları, ovadaki sarsıntı döngüsünden bütünüyle muaf tutulamıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ