Aydın Son Dakika Haberleri

Aydın’daki o köy “Venedik”e döndü: Ulaşım kayıklarla sağlanıyor

Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Kalcık Köyü, taşkın sularıyla adeta Venedik’i andırıyor. Köy sokaklarında ulaşım kayıklarla sağlanıyor.

Abone Ol

Söke’ye bağlı Bağarası sınırlarında yer alan Kalcık Köyü, Sarıçay ve Büyük Menderes Nehri’nin taşkın dönemlerinde her yıl benzer manzaralara sahne oluyor. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, köyün taşkın sularıyla çevrildiğini ve günlük yaşamın suya teslim olduğunu belirtti.

"ULAŞIM KAYIK VE TRAKTÖRLE SAĞLANIYOR"

Sürücü, “Köy sokaklarında gondollar yok; ulaşımı sağlamak, hayvanlara yem taşımak ve temel ihtiyaçları karşılamak için kayıklar kullanılıyor. Yaya olarak köye girmek mümkün değil, yalnızca yüksek traktörler veya kayıklarla giriş sağlanabiliyor” dedi.

Taşkın öncesinde bazı çiftçiler koyun ve sığırlarını güvenli alanlara taşısa da köy içindeki yükseltilerde hayvanlar yaşam mücadelesini sürdürüyor. Köylüler, suların bir an önce çekilmesini ve geleneksel köy düzeninin yeniden kurulmasını bekliyor.

"YAŞAM ALANLARI VE TARIM ARAZİLERİNE ZARAR VERİYOR"

Taşkınlar, Kalcık’ın geçmişine de zarar veriyor. Köy mezarlığındaki Osmanlı Dönemi’ne ait mezar taşları her taşkında su altında kalıyor. Bu taşlar, sadece kabir değil; dönemin sanat anlayışını ve kültürel belleğini yansıtan önemli tarihi belgeler olarak değerlendiriliyor. Sürücü, "Köylüler, geçmişte Sarıçay seddesinde yapılan müdahalenin taşkınları artırdığına inanıyor ve uygulamanın yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor" diyerek, "Yaz ve kış aylarında farklı görüntülere sahne olan Kalcık’ta, taşkın suları yaşam alanlarını, tarım arazilerini ve hayvancılığı olumsuz etkiliyor" ifadelerini kullandı.

Öte yandan taşkınlar ekosistem açısından da fayda sağlıyor. Sular altında kalan tarlalar, yüzlerce flamingoya ev sahipliği yaparak kuş cennetine dönüşüyor. Sular çekildiğinde ise tarlalarda kalan sucul canlılar, hem kuşlar için besin zinciri oluşturuyor hem de yöre halkına doğal destek sağlıyor.

SÜRÜCÜ, ÇÖZÜM ÖNERİSİ SUNDU

Sürücü, taşkınların yalnızca doğal bir afet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Sorunun temelinde nehirlerin doğal taşkın alanlarının daraltılması ve yanlış müdahalelerle suyun akış rejiminin değiştirilmesi yatıyor. Nehirlerin taşkın yatakları korunmalı ve taşkın yönetim planları hazırlanırken yerel halkın deneyimleri dikkate alınmalı. Doğayla uyumlu yönetilen nehirler, hem insanların güvenliğini hem de ekolojik ve ekonomik faydaları sağlıyor” dedi.