Aydın’da pamuk hasadı başladı. Ancak artan üretim maliyetleri ve çiftçinin yeterli kazanç elde edememesi, kentin önemli tarımsal ürünlerinden pamukta ekim alanlarının her geçen yıl daralmasına neden oluyor. Bir dönem yaklaşık 950 bin dönüm arazide pamuk ekilen Aydın’da, bugün Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı pamuk ekim alanları 256 bin dönüme kadar geriledi.

Aydın Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, pamuk üretimindeki düşüşün devam etmesi halinde kentte pamuk ekiminin tamamen sona erebileceği uyarısında bulundu. Üreticinin para kazanamadığı için alternatif ürünlere yöneldiğini belirten Kendirlioğlu, pamuk üretiminin devam edebilmesi için devlet desteklerinin günümüz koşullarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
950 BİN DÖNÜMDEN 256 BİN DÖNÜME
Aydın’da pamuk ekim alanlarının yıllar içinde büyük ölçüde azaldığını belirten Kendirlioğlu, “Aydın’da Çiftçi Kayıt Sistemi’nde 256 bin dönüm pamuk görünüyor. Bu rakam geçen sene 500 bin dönümler civarındaydı. Son 15 yıldır ortalama 450-600 bin dönüm civarındaydı. 40-50 yıl öncesinde Aydın’da 950 bin dönüm arazide pamuk ekimi yapılıyordu. Pamuk Aydın’da her yıl daha az ekilmekle birlikte bugün 256 bin dönüme kadar düştü” dedi.

“250 BİN DÖNÜM DE MECBURİYETTEN EKİLDİ”
Üreticinin artık pamuk ekimini kazanç beklentisiyle yapmadığını ifade eden Kendirlioğlu, şöyle konuştu: “Bu ekim de mecburi ekimden dolayı, yoksa çiftçi bunu da ekmeyecek. Tarlaya ekecek başka ürün bulamadığı için mecburen pamuk ekildi. Yoksa ‘Ben bu sene kazanırım’ ümidiyle ekilen bir ürün değil. Mecburiyetten ekilen bir durum. Önümüzdeki yıllarda bu şekilde devam ederse pamuk ürünü Aydın’da tamamen kaybolur.
“GELECEK YIL 100-150 BİN DÖNÜME DÜŞEBİLİR”
Pamuk ekim alanlarının her yıl azaldığını vurgulayan Kendirlioğlu, mevcut şartların sürmesi halinde üretimin daha da düşebileceğini belirterek, “Aydın’da pamuk ekimi her yıl bir geçen yıla göre azalarak devam ediyor. Eğer şartlar bu şekilde devam ederse önümüzdeki yıl bu rakam 100-150 binlere, daha sonraki yıllarda da tamamen pamuk ürünü ilimizde bitebilir” diye konuştu.

“ÇİFTÇİ PARA KAZANAMADIĞI ÜRÜNÜ NİYE EKSİN?”
Çiftçinin para kazanamadığı ürünü ekmek istemediğini belirten Kendirlioğlu, üreticilerin kazanç sağlayabilecekleri alternatif ürünlere yöneldiğini ancak bu alanda da sorunlar yaşandığını dile getirdi. Kendirlioğlu, “Çünkü üreticilerimiz artık para kazanamıyor. Para kazanamayınca maalesef ürünü ekmeyi bırakır. Para kazanamadığı ürünü niye eksin çiftçi? Bugün Aydın’ın ürünü olmamasına rağmen Aydın’da daha önceki yıllarda ekim olmamasına rağmen ayçiçeği ekildi. Çiftçi mecburen ayçiçeği ekti. Çiftçi para kazanacağı ürün arayışı içinde. Onda da durum çok parlak değil. Bugün 30 lira civarında ayçiçeği. Hava şartları ne olacağı belli değil, hasadın olup olmayacağı belli değil” dedi.
“PAMUK, AYDIN TARIMININ TANSİYONUNU BELİRLER”
Pamuk üretiminin Aydın tarımı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Kendirlioğlu, “Pamuk Aydın tarımı için çok önemli bir ürün. Ülkemizde pamuk üretiminde Aydın daha düne kadar ikinci sıradaydı. Tüm üretimde Aydın’daki payı yüzde 12 civarındayken bugün bu rakamlar yüzde 4-5’lere kadar düşüyor. Bunun örnekleri var. Mesela Karpuzlu’da, Çine’de çeşitli ilçelerde şu anda bir dönüm bile pamuk yok. Nerelerde kaldı pamuk? Efeler, İncirliova, Germencik ve Söke’de kaldı. Söke de neredeyse vazgeçmek üzere. Hal böyle olunca Aydın’daki pamuk ekimi, Aydın tarımının tansiyonunu belirler. Yani pamuk belirler tarımın tansiyonunu Aydın’da. Aydın’da pamuk sadece pamuk değildir. 40 küsur sektörü hareketlendirir. Ülkemiz bir tekstil ülkesi. Bu sene 3 milyar dolar gibi bir pamuk ithalatı yapılmış. Bu çok büyük bir rakam. Biz bunu rahatlıkla üretebiliriz. Ama çiftçi para kazanmazsa tabii ki ekmez” diye konuştu.

“BU SENE EN AZ 10 LİRA PRİM BEKLİYORUZ”
Pamuk üretiminin sürdürülebilmesi için devlet desteklerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Kendirlioğlu, özellikle prim desteğinin önemine dikkat çekti. Geçen yıl fark ödemesi olarak bilinen prim desteğinin yapılmadığını belirten Kendirlioğlu, “Burada ne olması gerekiyor? Bunun net cevabı desteklemelerin günümüze göre revize edilmesi. Biz geçen sene fark ödemesi ya da çiftçilerimizin prim ödemesi olarak bildiği ödemeyi maalesef geçen sene almadık. Daha önceki sene 1,6 liraydı, geçen sene hiç yapılmadı. Bu sene en az 10 lira gibi prim ödemesi bekliyoruz” dedi. Destek verilmesi halinde pamuk ekim alanlarının yeniden artabileceğini belirten Kendirlioğlu, “Bu verilirse önümüzdeki sene pamuk ekimi eski yıllarına doğru gidebilir. Ama verilmezse maalesef önümüzdeki yıl çok daha az ekim yapılır. Üreticilerimiz alternatif ürünlere yönelir. Alternatif ürünler de para etmezse çiftçimiz artık ne yapacağını şaşırır pozisyona gelir” ifadelerini kullandı.
MAZOT 100 LİRAYA YAKLAŞTI, GÜBRE 2 BİN LİRAYI AŞTI
Üretim maliyetlerinin sürekli arttığını, ancak çiftçinin gelirinin aynı oranda yükselmediğini ifade eden Kendirlioğlu, mazot, gübre, zirai ilaç, işçilik ve tarım ekipmanlarının üreticinin yükünü ağırlaştırdığını söyledi. Kendirlioğlu, “Çünkü girdi maliyetleri hiç durmadan artıyor. Mazot neredeyse 100 lira, 50 kilogramlık gübre en ucuz 1.200 liradan başlıyor, 2 bin liraları geçiyor. Kilo olarak 30-50 lira arasında değişiyor. Her geçen yıl da üzerine koyarak gidiyor. Zirai ilaç aynı şekilde, işçilik aynı şekilde, traktör ve ekipmanlar sürekli artıyor. Ama maalesef çiftçinin ürettiği ürün artmıyor. Bu oranda artmıyor” dedi. Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının da önemli bir sorun olduğunu belirten Kendirlioğlu, “Tarlada çiftçimiz kan ağlıyor, para kazanamamaktan şikâyetçi. Her üründe tarlayla son tüketici arasında çok büyük fark var. Üretici de ağlıyor, tüketici de ağlıyor. Burada bir sıkıntı var, esas bu sıkıntının giderilmesi gerekiyor” diye konuştu.
PAMUĞUN KİLO MALİYETİ 45-50 LİRA
Pamuk üretiminde maliyetlerin verime ve bölgeye göre değiştiğini belirten Kendirlioğlu, kilogram başına maliyetin ortalama 45-50 lira olduğunu, satış fiyatlarının ise bu seviyenin altında veya yakınında seyrettiğini ifade etti. Kendirlioğlu, “Pamuğun maliyeti verimle orantılı, yer yer değişmekle birlikte kilogramı ortalama 45-50 lira. Pamuğun fiyatı 42-45 lira civarında. İyi ki TARİŞ diye bir kurumumuz var, o fiyatları biraz dengeliyor. Orada 45 lira civarında. Şu anda neredeyse maliyetine pamuk satıyoruz” diye konuştu. Geçen yıldan kalan borçların üreticiyi zorladığını belirten Kendirlioğlu, “Borcumuzu borçla kapatıyoruz. Geçen seneden zaten pamuk üreticileri olarak yaralıyız. Borcu borçla kapattık geçen yıl. Bu sene de yine aynı şekilde olursa bunun sürdürülebilirliği yok. Bu iş nereye kadar gidecek?” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİCİYE VERİLEN HER DESTEK TÜKETİCİYE VERİLMİŞ DEMEKTİR”
Tarımda yaşanan sorunların çözümünde devlet desteklerinin belirleyici olduğunu savunan Kendirlioğlu, üreticinin desteklenmesinin tüketiciyi de koruyacağını ifade ederek, “Bu sıkıntının giderilmesinin en büyük payı devletimizin desteklemesi. Yani üretici desteklenirse aynı zamanda tüketici desteklenmiştir. Üreticiye verilen her destek tüketiciye verilmiş demektir. Bunun çözümü bu ve dünya da bunu bu şekilde çözüyor” dedi. Üreticilerin taleplerini ilgili makamlara ilettiklerini belirten Kendirlioğlu, “Üreticinin bize ilettiği talepleri, bu sorunları en yüksek makama kadar, Tarım Bakanı’na bizzat iletiyoruz. Çiftçimizin durumunun ne olduğunu iletiyoruz. Çiftçimiz bu konuda merak etmesin, çözümün ne olması gerektiğini de söylüyoruz. Sorunu söylemek kolay ama biz çözüm önerisine kadar söylüyoruz. Çünkü çözüm makamı değiliz. Maalesef çözüm makamı olsak da bu sorunları çözebilsek. Biz sadece sahada olanları iletmekle mükellefiz. Karar vericiler siyasi irade ve bugünkü iktidar” ifadelerini kullandı.
“PAMUKTAN UZAKLAŞAN ÇİFTÇİ GERİ DÖNEMEYEBİLİR”
Pamuk üretiminden uzaklaşan çiftçinin ilerleyen yıllarda yeniden üretime dönmesinin kolay olmayacağını belirten Kendirlioğlu, zamanında önlem alınmaması halinde kayıpların telafi edilemeyebileceği uyarısında bulundu. Kendirlioğlu, “Öyle bir durum var ki zaman geçer, telafisi mümkün olmayan yerlere doğru gidebilir iş. Geriye dönüşü olmaz. Pamuktan uzaklaşan çiftçi, pamuğun iki kat para edeceğini bilse bile ekmez, ekemez. Çünkü ekipmanları buna müsaade etmez. Pamuktan uzaklaşan, 3-5 yıl sonra ‘Ben tekrar pamuk ekeceğim’ diyemez. Pamuk çok meşakkatli bir üründür. Herkes ‘Ben bir pamuk ekeyim’ diyemez. Bu bir süreklilik ister” dedi.

ÇİFTÇİNİN YAŞ ORTALAMASI 60’A DAYANDI
Tarımda yaş ortalamasının yükseldiğine, gençlerin ise köylerden uzaklaştığına dikkat çeken Kendirlioğlu, üreticinin yaşadığı ekonomik sıkıntıların gelecek kuşakları da etkilediğini söyledi. Kendirlioğlu, “Çiftçi yaş ortalamasına bakıyorsunuz, 59-60’a kadar gelmiş. Gençler köyden kaçıyor. Neden kaçmasın? Babasını, dedesini görünce para kazanamıyor, sürekli eziliyor. Ezilen bir insanın mesleğini çoluğu çocuğu niye yapsın?” dedi.
“GIDAYA AYIRDIĞIMIZ BÜTÇE ARTABİLİR”
Tarım arazilerinin boş kalmayacağını ancak üretimin büyük ölçekli işletmelerin elinde yoğunlaşabileceğini belirten Kendirlioğlu, bunun tüketici fiyatlarına yansıyabileceğini savundu. Kendirlioğlu, “Şu da bir gerçek, bu arazilere, bu tarlalara boş kalmaz. Birileri yapar ama büyük çiftçilik halinde yapılır; 2 bin dönüm, 5 bin dönüm. Ama vatandaşımızın gıdaya ayırdığı bütçe 2-3 katlanır. Bugün 30-40 liraya pahalı dediğimiz ürün 100 liraya çıkar ya da 100 lira olan ürün 250-300 liraya çıkar. Yani gıdaya ayırdığımız bütçe artar. Bugünleri arar durumlara geliriz. O yüzden telafisi mümkün olmayan durumlara gitmeyelim, bugünden tedbir alalım”” ifadelerini kullandı.





