Yıldız, temmuz ayında işsiz sayısının 150 bin kişi artarak 2 milyon 860 bine yükseldiğini, aynı dönemde istihdam edilenlerin sayısının ise 388 bin kişi azaldığını belirtti.
“Bir ayda 388 bin kişi istihdamdan kopmuş, işsiz sayısı 150 bin kişi artmış. Atıl iş gücü yüzde 30,6'ya çıkmış. Buna rağmen vatandaşa yalnızca yüzde 8,1'lik işsizlik oranını göstererek tabloyu anlatamazsınız” diyen Yıldız, iş aramaktan umudunu kesenler ve eksik çalışanların da çalışma hayatındaki tablonun değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
“GENÇ İŞSİZLİĞİ GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR”
15-24 yaş grubundaki işsizlik oranının yüzde 14,5'e yükseldiğine dikkat çeken Yıldız, gençlerin çalışma hayatına girişte yaşadığı sorunların Türkiye'nin geleceği açısından da önem taşıdığını söyledi.
Yıldız, gençlerin eğitimlerinin ve emeklerinin karşılığını alabilecekleri iş imkanlarına ihtiyaç duyduğunu belirterek, iş bulamayan veya aldığı ücretle bağımsız bir yaşam kurmakta zorlanan gençlerin bulunduğunu ifade etti.
“ÇALIŞAN DA GEÇİM SIKINTISI ÇEKİYOR”
İş sahibi olmanın tek başına geçim güvencesi anlamına gelmediğini savunan Yıldız, asgari ücretli, işçi ve emekçilerin hayat pahalılığı karşısında gelir kaybı yaşadığını dile getirdi.
Yıldız, “Bugün çalışan insan da geçim sıkıntısı çekiyor. Maaş geliyor; kira, fatura, mutfak ve ulaşım giderleri arasında eriyor” ifadelerini kullandı.
Ücretlerin yalnızca rakamsal artışlarla değil, çalışanların gerçek satın alma gücü üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yıldız, istihdam politikalarının insanların insanca yaşamaya yetecek gelir elde etmesini de kapsaması gerektiğini söyledi.
EKONOMİ POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
AK Parti iktidarının ekonomi politikalarını da eleştiren Yıldız, işsizlik, gelir kaybı ve hayat pahalılığının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini savundu.
Yıldız, “İşsiz sayısı artıyor, istihdam bir ayda 388 bin kişi azalıyor, atıl iş gücü yüzde 30,6'ya çıkıyor. İşçi çalıştığı halde geçinemiyor, gençlerimiz iş bulamıyor. Ekonominin gerçek fotoğrafını yalnızca tablolar değil, vatandaşın yaşadığı hayat gösterir” dedi.
EMEKLİLERİN GEÇİM SIKINTISINA DİKKAT ÇEKTİ
Emeklilerin de ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Yıldız, yıllarca çalışıp prim ödeyen vatandaşların emeklilik döneminde temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.
Yıldız, ekonomi politikalarının başarısının yalnızca ekonomik göstergelerle değil, emekli, işçi ve asgari ücretlinin yaşam standardıyla da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kadın istihdamı ve sanayi üretimi vurgusu
Kadın işsizliğinin yüzde 10,6 seviyesinde olduğunu belirten Yıldız, kadınların çalışma hayatına katılımının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi. Kreş ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması ile güvenceli çalışma koşullarının geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Temmuz ayında sanayi üretiminin yıllık yüzde 0,3 gerilemesine de değinen Yıldız, üretim ve istihdam arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yıldız, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin üretim ve istihdam kapasitesinin korunmasının önem taşıdığını belirterek, “İşsizliği azaltmanın kalıcı yolu üretimdir. Sanayici yatırım yapacak, esnaf işini büyütecek, çiftçi üretimde kalacak ki yeni istihdam oluşsun” diye konuştu.
“VATANDAŞIN TALEBİ ÇOK AÇIK”
Aydın'daki saha çalışmalarında vatandaşların en önemli gündemlerinden birinin geçim sıkıntısı olduğunu belirten Yıldız, gençlerin iş bulamamaktan, çalışanların ücretlerin yetersizliğinden, emeklilerin hayat pahalılığından, esnafın ise azalan alım gücünden yakındığını aktardı.
Yıldız, “Vatandaşın talebi çok açık: İş istiyor, emeğinin karşılığını istiyor, aldığı ücretle geçinebilmek istiyor. İnsanlar lüks istemiyor. Kirasını ödemek, mutfağını doldurmak, çocuğunu okutmak ve ay sonunda borçlanmadan hayatını sürdürebilmek istiyor” ifadelerini kullandı.
Yıldız, ekonomik büyümenin istihdama ve hane gelirlerine yansımadığı sürece toplum tarafından yeterince hissedilemeyeceğini belirterek, Türkiye'nin üretim, istihdam ve gelir adaletini birlikte güçlendiren politikalara ihtiyaç duyduğunu söyledi.





