TFF 3.Lig ekiplerinden Aydın temsilcisi Söke 1970 Spor Kulübü Başkanı Mahmut Gözüaçık'ın, eski Efeler 09 SFK futbolcularına yönelik açıklamalarının ardından, kulüpte o dönemde forma giyen oyuncular adına ortak bir açıklama yapıldı. Kamuoyuna yönelik yayımlanan açıklamada, Gözüaçık'ın ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı öne sürülürken, sezon boyunca yaşanan maddi ve manevi sıkıntılar detaylı şekilde paylaşıldı.
Eski futbolcular, açıklamalarına kamuoyunu meşgul ettikleri için özür dileyerek başlayarak, "Normalde bu tarz polemiklerin tarafı olmadık. Ancak yapılan açıklamalar nedeniyle yaşananlara açıklık getirme gereği duyduk" ifadelerine yer verdi.
‘Abilerden Cevap’ başlığı ile çok konuşulacak yazılı açıklamalarda bulunan eski futbolcular ifadelerinde şu sözlere yer verdi:
“ÖNCELİKLE İNSAN BİRAZ UTANIR!”
“Abilerden Cevap. Gündemi meşgul ettiğimiz için herkesten özür dileriz. Normalde bu tarz paylaşımların tarafı hiç olmadık. Ancak Mahmut Gözüaçık'ın yaptığı açıklamaya istinaden konuya netlik kazandırma gereği duyduk. Öncelikle insan biraz utanır! Beş kuruş para vermeden, bin bir oyunla 3. Lig'den takım al; sezon içerisinde oyunculara ve çalışanlara bin bir türlü yalan söyle, maddi ve manevi sorunlar yaşat, sonra da çıkıp insanlara yaptığın açıklamalarda bizi kötüle. Peki biz kötüydük, öyle mi? En basitinden; bir takımın en temel ihtiyacı olan, 30 kişilik kadroya sezon boyunca 15 kişilik yemek çıkarıldı. Allah affetsin, nereden anlaşılıp getiriliyordu bilmiyoruz ama o yemekleri zaten kimse yiyemiyordu. Ramazan ayı geldiğinde ise, "Çok şükür herkes oruç tutar, tutmayanlar da idare eder herhalde. Yemekten iyice kısarız." diye ince hesaplar peşine düşen, sahura kalkan çocuklara ekmek bile almayan birisinden bahsediyoruz.”
“KAYA ÖZCAN 6 AY YEMEK SPONSORU OLDU”
“Normal günlerde de takıma yemeğin gelmediği zamanlar oluyordu. Futbolcular ve hocalar kendi aralarında para toplayıp yemek almak zorunda kalıyordu. Sağ olsun Aydın Yıldızspor Başkanı Kaya Özcan'a da buradan kucak dolusu selam olsun. O sezon yaklaşık 6 ay boyunca yemek sponsoru olmuş ve bu sorunu çözmüştür.”
“NAMUS SÖZÜ VERDİ AMA ÖDEMEDİ”
“Son haftalara gelirsek... Küme düşme ihtimalimiz çok yüksek olduğu için evet, Gözüaçık Başkan yüksek prim açıkladı. Ancak son maç olan Konya 1922 karşılaşmasının primini, namus sözü vermesine rağmen kimseye ödemedi. Bununla da kalmadı. Sezon içinde verdiği primleri sporcuların hesaplarına ödeme olarak yatırdı, ardından bu ödemeleri normal sözleşmelerindeki ücretlere yansıtarak sanki maaş ödemesi yapmış gibi gösterdi ve insanların alacaklarından düştü. Yani çoğu sporcu, gerçekte hak ettiği primi alamamış oldu. Takımın kümede kalması halinde verilecek "kümede kalma primi" için protokol hazırladı, kendisi imzaladı ve takıma açıkladı. Ancak ödeme günü geldiğinde yine sözünde durmadı. Aylarca bizleri oyaladı, yalanlar söyledi. İnsanlar elbette emeğinin karşılığını almak ve hakkını savunmak isteyecektir. Bu suç mudur? Ayıp mıdır?”
“İTİRAZI OKURKEN GÖZÜAÇIK ADINA BİZ UTANDIK”
“Bizi, Türkiye Futbol Federasyonu Uyuşmazlık Çözüm Kurulu'na (UÇK) başvurmaktan başka çare bırakmadı. Federasyon bizi haklı buldu, ödemeleri onayladı ve kulübe transfer yasağı uyguladı. Federasyona yaptığı itirazı okurken ise Gözüaçık adına biz utandık. Gerçi unutmuşuz; böyle ince hesaplara, itirazlara ve kötü niyetli düşüncelere alışkındı. Nasıl ki kulübü alırken çek kesip ertesi gün karakola giderek "Çeklerimi çaldılar." diye başvuran bir kişiydi. Çok şükür dava sonuçlandı. Evet, transfer yasağı var. Ancak federasyonun kulüplere sağladığı kolaylık sayesinde şu an amatör transfer yapıp lige katılabiliyorlar. Peki bu nereye kadar? Her şeyin bugün için bir kılıfı bulunmuş gibi görünüyor. Ancak gün gelir, devran döner. Bu camiada isim ve güven her şeyden önemlidir. Makamdan, mevkiden önce insanların siz arkanızda yokken hakkınızda ne konuştuğu önemlidir. Bir insanın en büyük reklamı, doğduğu gün kendisine verilen ismidir.”
“80 MİLYON TL VE 40 DÖNÜM ARAZİ NASIL İSTEYEBİLİYOR?”
“Madem biz suçluyuz, madem Gözüaçık'ı zor durumda bıraktık; o halde bizim sayemizde beş kuruş vermeden aldığı takımı bugün kapalı kapılar ardında 70-80 milyon TL'ye nasıl satmaya çalışabiliyor? Ya da Söke'den 40 dönüm arazi nasıl isteyebiliyor? Ne kadar inkâr etse de bunu Aydın'da herkes biliyor. Bence teşekkürü kendisine değil; o sezon takımı kümede bıraktığımız için, bugün bu paraları ve arsaları isteme noktasına gelmesinde emeği olan bizlere etmeliydi. Son olarak, gündemi meşgul ettiğimiz için tekrar özür dileriz. O sezon takımda bulunan futbolcular, teknik heyet, malzemeciler ve masörler dahil herkes bir şekilde mağdur edilmiştir. Kendisi şimdi yönetici ve sponsor aramaya, başkanlığına nasıl devam edeceğini ya da kulübü hangi ilçeye satabileceğini düşünmeye devam etsin; bizimle uğraşmasın. Aydın halkı kimin ne olduğunu çok iyi biliyor. Çok şükür bizler, laf atılacak en son kişileriz.”