Geçtiğimiz yıl yaşanan olayda bir tasarruf firması telefon numarasına ulaştığı vatandaşa ticari içerikli tanıtım mesajı yolladı. Ardından aynı kişi kurum çalışanları tarafından arandı. Hukukçu Şahin iletişim numarasının kendi bilgisi dışında kullanıldığını belirterek süreci resmi mercilere taşıdı. Aydınlatma yükümlülüğünün ihlal edildiğini savunan mağdur vakit kaybetmeden doğrudan kuruma başvurdu.
FİRMA BAŞKA BİR MÜŞTERİYİ SUÇLADI
Finans kurumu savunmasında söz konusu numaranın sisteme farklı bir müşteri tarafından eklendiğini iddia etti.
Şikayet üzerine verileri tamamen sildiklerini bildirdi. Şirket yetkilileri avukatın iletişim numarasının mesaj panelinden engellendiğini savundu.
AÇIK RIZA ŞARTI HATIRLATILDI
Kişisel Verileri Koruma Kurumu dosyayı inceleyerek nihai kararını verdi. Kurul veri işleme faaliyetinden önce karşı tarafın açık rızasının alınmasını zorunlu tuttu.
Karar metninde Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve İleti Yönetim Sistemi kurallarına atıf yaptı. Tüketicinin onayı alınmadan atılan ticari elektronik iletilerin hukuka aykırı olduğunu belirledi.
Kurum bu gerekçelerle finansman şirketine 1 milyon lira idari para cezası kesti.
KİŞİSEL VERİLER DİJİTAL KİMLİĞİ OLUŞTURUYOR
Hukuki sürecin ardından konuşan avukat Şahin hak arama çağrısı yaptı. Yaşadığı olayın milyonlarca kişiyi yakından ilgilendirdiğini anlattı.
Sürecin kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesinden ibaret olduğunu belirten Şahin şu ifadeleri kullandı: "T.C. kimlik numaramız, telefon numaralarımız, IP adreslerimiz, ikametgah adreslerimiz, IBAN bilgilerimiz, bunların hepsi bir kişisel veridir. Bu anlamda da aslında kişisel veriler bizim bir anlamda dijital kimliğimiz oluyor."
Vatandaşlardan benzer durumlarda haklarını aramalarını isteyen Şahin şirketlerin kurduğu veri ağını eleştirdi.
ŞİRKETLER TOPLADIKLARI VERİLERLE PROFİL ÇIKARIYOR
Avukat izinsiz elde edilen iletişim bilgileri üzerinden veri madenciliği yapıldığını aktardı.
Kişisel verilerin parayla satılabildiğini veya yurt dışına aktarılabildiğini söyleyerek gizli tehlikeyi şu sözlerle anlattı: "Vatandaşlarımızın da başına böyle bir olay geldiği zaman vakit kaybetmeden Kişisel Verileri Koruma Kurumuna şikayet etmelerini tavsiye ederim. Bizim bütün kişisel verilerimiz aslında gerek parayla satılıyor, yurt dışına aktarılabiliyor, ilgili ya da ilgisiz bütün firmalarla paylaşılabiliyor. Bu aslında bizim için bir tehlikedir. Çünkü şu an ilgili firmalar bu verilerimiz üzerinden veri madenciliği dediğimiz kişisel veri toplama, kişisel veri analizi yaparak bir profil ortaya çıkarıyor."
Tüketicilerin dijital ortamda izlendiğini vurgulayan hukukçu açıklamalarını şöyle tamamladı: "Bu da bizim tüketim alışkanlıklarımızı, sosyal yaşamdaki ya da siyasi tercihlerimizi bunların üzerinden bir karakter çıkarabiliyor ve bu karakter üzerinden bizlere yayın yapabiliyor, mesaj atabiliyor, reklam, tanıtım yapabiliyor. Gerektiği takdirde fikirlerimizi, siyasi düşüncelerimizi, sosyal hayattaki eğilimlerimizi etkileyebiliyor. Bu açıdan kişisel verilerimiz aslında bizim için çok önemli bir durumda."




