Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele ve finansal istikrar kapsamında attığı adımlara yenileri eklendi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), gece yarısı eş zamanlı olarak kredi, kredi kartları ve Kredili Mevduat Hesaplarına (KMH) yönelik yeni düzenlemeleri duyurdu.
Alınan kararlara göre TCMB, kredilerde ilave sıkılaşma adımlarını devreye soktu. Yabancı para kredilerdeki aylık büyüme sınırı yüzde 1'den yüzde 0,5'e çekilirken, tüketicilerin kullandığı KMH limitlerinde 8 haftalık dönemler için yüzde 2'lik büyüme sınırı getirildi. BDDK ise konut kredilerinde birinci ve ikinci el ayrımını kaldırırken, biriken borçlar için vatandaşa yapılandırma kapısını araladı.
BORÇLAR İÇİN 48 AY VADE, LİMİTLER İÇİN 'GELİR' AYARI
Düzenlemenin vatandaşın cebini en çok ilgilendiren kısmı ise yapılandırma ve limit sınırlaması oldu. BDDK kararıyla, ödenemeyen kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçları için 48 aya kadar yapılandırma imkânı getirildi. Ancak bu rahatlamanın yanında sıkı bir tedbir de pakette yer aldı. Toplam kredi kartı limiti 400 bin liranın üzerinde olan kullanıcıların limitlerinde, gelire göre kısmi azaltmaya gidileceği belirtildi.
'BELGESİZ BEYAN DEVRİ KAPANIYOR'
Düzenlemeleri değerlendiren Prof. Dr. Şenol Babuşcu, atılan adımların bir 'kredi freni'nden ziyade 'risk ayarı' olduğunu vurguladı. BDDK'nın mesajının net olduğunu belirten Babuşcu, 'Borcu uzatırım ama yeni borcu sınırsız vermem deniliyor. Bu karar geçmiş borcu yönetiyor, geleceği sıkılaştırıyor' dedi.
Babuşcu, kart limitlerinde yeni dönemin şifrelerini ise şöyle açıkladı: 'BDDK gece yarısı bireysel kredi kartı ve KMH'de ana ilkeyi daha da netleştirdi: Limit eşittir gelir. Belgesiz beyan devri kapanıyor. Tüketim artık krediyle değil, gelirle belirlenecek.'
'KULLANILMAYAN LİMİTİN SİLİNMESİ MANTIKLI DEĞİL'
Ekonomistlerin üzerinde durduğu en tartışmalı konu ise kullanılmayan limitlerin düşürülmesi oldu. Emrah Gürelli, yüksek limitli kartı olup bunu kullanmayan kişilerin limitinin düşürülmesinin anlamlı olmadığını savundu. Gürelli, 'Kart limitini umarsızca kullanan kişiye yapılandırma getiriyoruz ama limiti kullanmayanın limitini düşürüyoruz. Alınan kararlardan en çok bu kesim etkileniyor. Bu durum, limitlerin düşmemesi adına kısa vadede tüketimi artırma potansiyeli bile yaratabilir' uyarısında bulundu.
Benzer bir endişeyi dile getiren Haydar Acun da kart limitinin vatandaş için bir 'güvence' olduğunu hatırlattı. Acun, 'Kart limitini bugün kullanmazsınız ama yarın bir hastane ödemesi veya okul ücreti için aniden kullanmanız gerekebilir. Ödemelerini aksatmayan kişinin limitini iptal etmenin ne faydası olabilir?' sorusunu yöneltti.
ÖZEL OKUL TAKSİTLERİ VE EĞİTİM HARCAMALARI RİSKTE
Orkun Gödek, harcama türlerinin ayrıştırılması gerektiğini belirterek, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamalar için limit tutanların cezalandırılmaması gerektiğini ifade etti.
Evren Kirikoğlu ise düzenlemenin eğitim sektörüne olası etkisine dikkat çekti. Bankaların özel okul ödemeleri için kredi kartlarına faizsiz taksit programları tanımladığını hatırlatan Kirikoğlu, 'Yüksek kart limitleri en çok bu işte faydalı oluyordu. Şimdi kullanılmayan kredi kartı limitlerinin yüzde 50-80 oranında silinmesiyle en çok bu imkân etkilenecek. Okullara faizli KMH gerekecek' değerlendirmesinde bulundu.
MERKEZ BANKASI MUSLUKLARI KISMAYA DEVAM EDİYOR
Prof. Dr. Ali Hakan Kara, Merkez Bankası'nın uyguladığı politikaların kendi içinde tutarlı olduğunu belirterek, enflasyon yüksek olduğu için faizin hızlı indirilemediğini, yan etkilerin bu tür makro tedbirlerle yönetildiğini kaydetti. Dr. Burcu Aydın da büyüme sınırlarının aşağı çekilmesiyle TCMB'nin 'kredi musluklarını kapattığına' işaret etti.





