Kuşadası merkezli Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği, doğa sevenleri doğa ile buluşturmayı devam ediyor. Üyeler ve doğa sevenler son olarak Bozdoğan ilçesine bağlı Kazandere köyünde doğa ve tarih meraklılarını yürüyüş etkinliği ile buluşturdu. Doğa sevenler burada hem bölgenin doğal zenginlikleri hem de kırsal mimari ve tarihi yapılar yerinde incelendi. Kuraklığa rağmen halen suyu akan Deliçay vadisi, yaylalardan zeytinliklere uzanan manzarasıyla katılımcıları etkiledi.
Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği Başkanı Bahattin Sürücü yürüyüş ile ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Kazandere köyünde gerçekleştirilen etkinlikte, profesyonel turist rehberi Hakan Bahçecioğlu eşliğinde Deliçay vadisi keşfedildi. Bir dönem coşkulu akan Deliçay’ın, günümüzde kuraklığa rağmen halen az da olsa su taşıması dikkat çekti. Vadide devasa kestane ağaçlarının bulunduğu yüksek yaylalardan, su kenarına kadar uzanan zeytin bahçelerine kadar geniş bir alan gezildi. Doğal dokunun büyük ölçüde korunmuş olması, bölgenin ekoturizm potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Katılımcılar, kırsal alanlarda yöresel mimarinin hâlâ canlı biçimde yaşatıldığını gözlemledi” ifadelerini kullandı.
Tarihi yerler dikkat çekti
Başkan Sürücü; “Etkinlik kapsamında, zeytin ve portakal bahçeleri içinde yaşayan bir aile de ziyaret edildi. Tavukları, hindileri ve inekleriyle geleneksel bir yaşam süren ailenin misafirperverliği, katılımcılara kırsal kültürün sıcak yüzünü gösterdi. İkram edilen sütlaçlar ve portakallar tadılırken, taze çökeleklerden satın alındı. Gezide ayrıca, metruk bir evin altında ana kayaya oyulmuş antik döneme ait bir oda mezarı incelendi. Köyü ikiye bölen Deliçay üzerinde yer alan, ortasında kitabesi bulunan kemerli taş köprü de dikkat çeken yapılar arasında yer aldı” dedi.
Kazandere Vadisi kendini hayran bıraktı
Açıklamada Sürücü, “Kazandere’de 15 yıl önce yıkılma tehlikesi altında olduğu belirtilen ilginç bir evin restore edildiği ve müze olarak açılacağı bilgisi, katılımcıları sevindiren gelişmelerden biri oldu. Köylülerden alınan bilgilere göre, yetenekli taş ustası Mustafa Dülger’in yaptığı bu ev, farklı mimarisiyle köyün üslubuna yön verdi. Dış cephesini kök boyalarla süsleyen Dülger’in, birçok çırak yetiştirdiği ve farklı illerden projeler için çağrıldığı öğrenildi. Evin, restorasyon sonrası müze olarak yaşatılacak olması, köyün kültürel belleği açısından önemli görülüyor.Gezinin bir diğer durağı ise Karya döneminden kalma Harpassa antik yerleşiminin eteğindeki Esenköy oldu. Arpaz ailesine ait kule ve konak ziyaret edilerek yapıların mevcut durumu yerinde incelendi. Daha önce restore edileceği bilgisi verilen tarihi yapıların, aksine daha da kötüleştiği gözlemlendi. Yapılara uyarı tabelaları ve plastik şeritler konulmasına rağmen, içeri girilebildiği ve özellikle çocuklar için ciddi risk oluşturduğu ifade edildi. Bahattin Sürücü, bu yapıların daha fazla zarar görmeden, doğru ve akılcı önlemlerle bir an önce restore edilmesi gerektiğini vurguladı” ifadelerini kullandı.