Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir televizyon yayınında eğitim gündemindeki sıcak başlıkları değerlendirdi. Öğrenci ve velilerin en çok merak ettiği ara tatil konusuna değinen Tekin, çalışma takvimindeki 180 günlük yasal zorunluluğa dikkat çekti. Tatillerin tamamen ortadan kalkması gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirten Tekin, bayram tatillerinin çalışma takvimiyle çakışması durumunda yaşanacak mecburi düzenlemeleri anlattı. Programda ayrıca artan okul bağışları, yeni adrese dayalı kayıt sistemi, okullardaki şiddet olayları ve laiklik tartışmaları da geniş yer buldu.
ARA TATİLLER İÇİN 180 GÜN KURALI
Eğitim takvimi üzerinden yürütülen tartışmalara yanıt veren Bakan Tekin, öğrencilerin bir eğitim öğretim yılı içerisinde toplam 180 gün okula gelme zorunluluğu bulunduğunu hatırlattı. Ara tatillerin geleceğine yönelik net konuşan Tekin, “Tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre, 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor. Ramazan ve Kurban Bayramı, her ikisi de aynı eğitim-öğretim dönemine denk düştüğünde ve her ikisinde de dokuzar gün tatil olduğunda, bunun oraya yerleşme ihtimali yok. Bu bir teknik zorunluluk.” dedi. Bakan Tekin, öğretmenlerin seminer dönemlerinin bayram haftasıyla çakışması durumunda ise online olarak yapılacağını sözlerine ekledi.
OKUL KAYITLARINDA İKAMETGAH OYUNU BİTİYOR
Velilerin sıkça şikayet ettiği adrese dayalı okul kayıtlarındaki yığılmalar ve bağış talepleri için de yeni bir döneme giriliyor. Belli okullarda oluşan yoğunluğun önüne geçmek amacıyla İçişleri Bakanlığı ile ortak bir yazılım çalışması yürüttüklerini aktaran Tekin, “TÜİK ve İçişleri Bakanlığıyla bağlantılı şekilde mahallelerde çağ nüfus projeksiyonlarını yapıyor, okul ihtiyacını belirliyor ve yeni yatırımlara alıyoruz. Her okulda derslik başına düşen öğrenci sayısının eğitimi olumsuz etkilememesine özen gösteriyoruz. Tüm okullarda aynı materyaller kullanılıyor, öğretmenler arasında ayrım yapmıyoruz. Şimdi bunu sağlamışken bizim öngöremediğimiz, bizim bütün bu çalışmalarımızı boşa düşürecek şekilde belli okullarda yığılma olduğunda bizim planlamalarımız, dolayısıyla kamu kaynaklarının da israf edilmesi, boşa gitmesi gibi bir durum söz konusu olabiliyor. O yoğun olarak öğrencinin gittiği okulda bu kez o mahallede gerçekten orada oturan çocukların eğitim öğretim hakkı olumsuz etkileniyor. Biz, bütün bunları önleyecek şekilde herkesin kendileri için tanımladığımız adres bölgesindeki okullara devam etmesini öncelikli olarak düzenleyecek bir yazılımı İçişleri Bakanlığımızla beraber yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı. Okul yönetimlerinin bağış adı altında para talep etmesine karşı olduklarını da belirten Tekin, bu konuda çok ciddi yaptırımlar uyguladıklarını bildirdi.
RAMAZAN GENELGESİ VE LAİKLİK TARTIŞMALARI
Okullara gönderilen "Ramazan Genelgesi" sonrası başlayan laiklik tartışmalarına değinen Bakan Tekin, eğitimin temel amacının iyi insan yetiştirmek olduğunu vurguladı. Müfredatın çocukların geçmişiyle bağ kurmasını sağlayacak şekilde yenilendiğine dikkat çeken Tekin, “Biz başladığımızda bir kere milli ve manevi değerlerimiz konusunda, eğitim öğretim süreçlerimizi hem uluslararası camiada dile getirdiğimiz temel hak ve hürriyetler, insan hakları, demokrasi bilinci hem iyi insan olma üzerinden hem de çocuklarımızın geçmişiyle bağ kurma anlamında 'Müfredatımızı ona göre revize etmek gerekir' dedik.” diye konuştu.
Söz konusu tartışmalar üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi'ne de eleştiriler yönelten Tekin, Türkiye'de yeni bir anayasa ihtiyacı olduğunu savundu. Tekin, “CHP'nin şu cevabı vermesi lazım: Dini inanç ve ibadet hürriyeti anlamında 2008 yılında Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yaptığı dönemdeki gibi mi düşünüyor yoksa kendi düşüncelerini revize etti mi? Mesela diyor ki 'Başörtüsüne özgürlük tanımak toplumun huzuru ilkesine aykırıdır'. Yani başörtüsüyle bir gencin üniversiteye gitmesi toplumun huzurunu bozar. Yani LGBT'yi savunmak toplumun huzurunu bozmuyor ama başörtüsüyle eğitim öğretim hakkını tanımlamak toplumun huzurunu bozuyor. Bu Ramazan Genelgesi'yle başlayan tartışmada, CHP'nin madem çok özgürlüklerle ilgili açılım yaptığını düşünüyorlar, madem başörtülü birilerini çıkartıp ekranlarda veya vitrinlerinde yer veriyorlar, çok açık bir şekilde bunlara cevap verirlerse, anayasada üzerinde çok açık bir şekilde uzlaşabileceğimiz dini inanç ve ibadet hürriyetiyle ilgili özgürlükçü bir perspektifi hep beraber kazanmış olabiliriz.” dedi.
ŞİDDETLE MÜCADELE VE TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Çekmeköy'de uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için başsağlığı dileyen Tekin, şiddet olaylarının sadece eğitim alanı ile sınırlandırılamayacağını anlattı. Sosyal medya ve dijital mecraların etkisine dikkat çeken Tekin, “Dünyanın her tarafında şiddet eylemlerinin yaygınlaştığı bir dönemi görüyoruz. Bunun içerisinde sosyal medya, dijital mecralar, aileler, sanal bahisten kumara bir sürü sebep olabilir. Sadece öğrencilerin öğretmene yönelik şiddeti olarak değil, genel anlamda topyekun bir mücadele alanı oluşturmak gerekiyor. Bize düşen kısımda, karşısındakiyle ilişkiye geçerken onun temel hak ve hürriyetlerine saygı gösteren, hoşgörü gösteren, değerlerine bağlı, temel hak ve hürriyetleri noktasında saygılı bireyler yetiştirecek müfredatımızın içerisine hususlar koyduk.” değerlendirmesinde bulundu.
Okullarda öğrencilere "Terörsüz Türkiye" kavramını aşılamak için adımlar attıklarını aktaran Tekin, “Bilhassa bu 'Terörsüz Türkiye' söylemiyle alakalı olarak, çocuklarımızın 'Terörsüz Türkiye'den ne kastediliyor, ne konuşuluyor?' sorusunun cevabını verebilmeleri açısından bu yıl şubat ayında okullar başlarken Türk bayrağıyla başladık. Okullarımıza gönderdiğimiz notta da 'Bayrağın milli birlik ve beraberlik açısından, bağımsızlık, egemenlik, devlet, toplum olma açısından ne anlam ifade ettiğini anlatacak bir hafta olsun' dedik. Genelgemizi yazarken de Anayasamızdan ve başta 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu olmak üzere bize görevlerimizi tevdi eden yasal düzenlemelerden bahisle ne yapmak istediğimizi açıkladık.” ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin, son olarak bakanlıktaki engelli personel oranının yüzde 3,7 seviyesinde olduğunu belirterek, yeni atamalar için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile görüşmelerin netleşmesini beklediklerini söyledi. Özel dershanelere ve ek kaynaklara gerek kalmadığını belirten Tekin, Bakanlığın sunduğu imkanların sınava hazırlık için yeterli olduğunu sözlerine ekledi.




