Okulda Diyabet Programı, Tip 1 diyabetin erken tanısına destek olmak ve diyabetli çocukların yaşam kalitelerini iyileştirmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği ve Sanofi'nin destekleriyle hayata geçirildi. Program kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı İl Sağlık Hizmetleri Sorumluları Toplantısı yapıldı.

Bu kapsamda "Çocuklarda Diyabet ve Okulda Diyabet Bakımı", "Okulda Diyabet Bakımı ile ilgili Uluslararası Perspektif ve Slovenya Deneyimleri", "Okulda Diyabet Bakımı ile ilgili ailelerin sorunları, beklentileri ve önerileri", "Tip 1 diyabetli çocukların okulda beslenmesi", "Okulda Diyabet Bakımı Yönergesi'nin gereklerini yapmak için Eylem Planı ve Okulda Diyabet Eğitim Platformu tanıtımı", "Okulda hipoglisemi tedavisi, insülin ve glukagon uygulama eğitimleri", "Bir Tip 1 diyabetlinin ilkokuldan üniversiteye okul yılları ve öğretmenlere mesajları" konulu oturumlar düzenlendi.

Toplantı sonrasında diyabet belirtili çocukları fark edip erken tanı konulmasını sağlayan ve diyabetli çocukların bakımına destek olan öğretmenler, okul yöneticileri, okul sağlığı hemşireleri ve diğer okul çalışanları arasından iyi örnek çalışmalarıyla öne çıkan 15 elçi ödüllendirildi.

"Yukarıdan aşağı doğru bir dalga etkisi yaratmayı umuyoruz"

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, AA muhabirine, Türkiye'de çocukların sağlığını korumak ve yaşamlarını herkes gibi sürdürmelerini sağlamak için hem hastanedeki hem evdeki bakımın önemli olduğunu söyledi.

Hatun, Okulda Diyabet Programı ile okuldaki bakımı da listeye eklemeye çalıştıklarını belirterek, "Özellikle okul süresi boyunca çocukların glikoz düzeylerinin izlenmesi, insülin enjeksiyonlarının yapılması, destek ve moral verilmesi gibi sorunları çözmeye çalışıyoruz." dedi.

Okulda Diyabet Programı'nın 14 yıldır süren bir program olduğunu dile getiren Hatun, "İki temel hedefimiz var. Birincisi farkındalık yaratmak ve Tip 1 diyabet bulgularını öğretmek. İkincisi ise okul ortamında diyabet bakımını sağlamak. Öğretmenler, okul hemşireleri başta olmak üzere bütün arkadaşları eğitmeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Düzenlenen oturumlarla Milli Eğitim Bakanlığının illerdeki sağlık sorumlularını eğittiklerini aktaran Hatun, sağlık sorumlularının da kendi illerindeki ve ilçelerindeki okullarda görevlileri eğitmelerini amaçladıklarını kaydetti.

Hatun, "Yukarıdan aşağı doğru bir dalga etkisi yaratmayı umuyoruz. Bu şekilde Okulda Diyabet Programı'nın amaçlarını güçlendirmek istiyoruz. Türkiye'de yaklaşık 26 bin Tip 1 diyabetli çocuk var ve bunların büyük bir çoğunluğu okul çağında." şeklinde konuştu.

"Önerimiz, okulda bir Tip 1 diyabetli çocuk varsa bir sorumlu belirlenmesi"

Tip 1 diyabetli öğrencilerin okul hayatında karşılaştığı zorluklara da değinen Hatun, en önemli zorluğun diyabetli öğrencilerin gözetim ihtiyacı olduğuna dikkati çekti.

Hatun, "Özellikle ilkokul çağındaki çocukların okulda glikoz düzeylerinin izlenmesi ve insülin enjeksiyonlarının yapılması gerekiyor. Kan şekeri düşüklüğü sırasında yardım edilmesi ve ailesiyle sürekli iletişim halinde olunması gerekiyor. Bizim önerimiz, okulda bir Tip 1 diyabetli çocuk varsa o okulda bir sorumlu belirlenmesi ve tüm iletişimin bu sorumlu üzerinden yürütülmesi. Bu toplantının da bu konuda büyük katkı sağlayacağını söyleyebilirim." dedi.

Öğretmenlerin, Okulda Diyabet Programı'nın amacına uygun bir şekilde çalıştığını ifade eden Hatun, ödül töreniyle birlikte öğretmenlerin yarattıkları farkı görmek ve saptamak için yarışma düzenlediklerini dile getirdi.

Köşk MYO öğrencilerinin mezuniyet coşkusu Köşk MYO öğrencilerinin mezuniyet coşkusu

"13 senedir büyük bir gururla bu programa destek oluyoruz"

Sanofi Türkiye ve Levant Kurumsal İletişim Direktörü Pınar Kaya da Sanofi olarak, karşılanmamış sağlık ihtiyaçlarına odaklanan bir şirket olduklarını vurguladı.

Kaya, özellikle Tip 1 diyabetli çocukların hayatını değiştirmeye ve iyileştirmeye çalışan bu programın, hedefleriyle örtüştüğünün altını çizerek, şöyle konuştu:

"13 senedir büyük bir gururla bu programa destek oluyoruz. Her sene program, kendi içinde gereklilikleri ve ihtiyaçları belirleyip, bir sonraki yılın yol haritasını buna göre çıkarıyor. Toplantıda da öğretmenler ve okul idarelerinin içinde, çocukların hayatında fark yaratan, sadece sağlıkları değil aynı zamanda sosyal çevreleri ve akademik başarıları açısından büyük etkileri olan arkadaşlarımız var. Burada olmaktan çok mutluyuz."

Okulda Diyabet Programı'nın sağlık açısından hayati bir katkı sağladığını kaydeden Kaya, Tip 1 diyabetli çocuğun teşhis alması ve ardından gerekli tedavilere ulaşmasının çok kritik olduğunu söyledi.

Kaya, diyabetli çocukların arkadaşlarından dışlanmaması ve tüm hedeflerini yerine getirebilmesinin çok önemli olduğunu belirterek, "Buradaki öğretmenler bunu sağlıyorlar. Bunun yanı sıra sosyal çevre, aile, sağlık ve akademik başarı gibi alanlarda da çocuğun hayatını etkiliyor. Özellikle okul dönemlerinde bu destekler çok etkili oluyor. Dolayısıyla her dokundukları çocuk, bizim geleceğimiz açısından büyük bir kazanım. Bugün onları alkışlayacağımız için çok mutluyuz." diye konuştu.

Kaynak: AA