İngiltere merkezli global veri analizi ve danışmanlık şirketi GlobalData tarafından yayımlanan rapora göre, ikinci el kıyafetlerin küresel satışları geçen yıl yüzde 18 artışla 197 milyar dolara yükseldi. Bu sene 230 milyar dolar toplam satış gerçekleşmesinin öngörüldüğü ikinci el giyim sektöründe, bu rakamın 2028'e kadar 350 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Ayrıca, 2025'e kadar küresel hazır giyim sektöründeki satışların yüzde 10'unun, ikinci el pazarında yaşanacağı tahmin ediliyor.

Raporda, alışveriş yapanların yarısından fazlasının (yüzde 52), geçen yıl ikinci el bir giysi satın aldığını ortaya koyuyor. Bu oran, Z ve Y kuşağı tüketicilerde yüzde 65'e kadar yükseliyor. Tüketicilerin yüzde 38'i ise lüks marka giyim tercihlerinde ikinci el alışveriş yaptığını belirtiyor. İkinci el giyim satışının, geçen yıl ilk el satışlardan 15 kat daha hızlı büyüdüğü kaydediliyor.

İkinci el giyimde dünya genelinde en fazla satışın gerçekleştiği ülkeler arasında ABD ve Çin başı çekiyor. 2021'den itibaren ikinci el pazar payının her yıl büyüdüğü ABD'de geçen yıl, ikinci el giyim sektörü, birinci ele oranla 7 kat hızlı büyüdü.

İstatistikler Türkiye'nin 100 milyon nüfusa ulaşmasının zor olduğunu gösteriyor İstatistikler Türkiye'nin 100 milyon nüfusa ulaşmasının zor olduğunu gösteriyor

"İkinci el satış modeli, ciddi bir potansiyel ihtiva ediyor"

Fransa merkezli uluslararası spor ürünleri mağazası zinciri Decathlon da sürdürülebilirlik politikaları kapsamında gelecek aydan itibaren ikinci el ürün satışına başlayacağını duyurdu.

Konu hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Decathlon Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi Direktörü Güler Çetin, son anketler ve ekonomik sonuçların Avrupa ülkeleri başta olmak üzere neredeyse her ülkede döngüsel ekonomi pazarının hızla büyüdüğüne işaret etti.

Çetin, "İkinci el satış modeli, ciddi bir potansiyel ihtiva ediyor. Şirketler, üretimi karbonsuzlaştırma ve bunun paralelinde toplam karbon salımını azaltma konularında, müşteri memnuniyeti ve karlılık gibi ek sebeplerle birlikte döngüsel ekonomi modellerine yöneliyor ancak bizim için döngüsel ekonomiye geçişteki ana motivasyon; spor ihtiyacını, zaten üretilmiş ve aldığı hasar sebebiyle sıfır olarak satılamayacak durumdaki ürünü, müşterilerimizle buluşturarak hem karbon salımını azaltmak hem de hala kullanılabilir olan bir ürünü atık olmaktan çıkararak müşterilerimizin o ürünle tutkunu olduğu sporu yapabilmesini sağlamak." dedi.

Decathlon iki farklı döngüsel ekonomi modeliyle ikinci el ürün satacak

Mayıs ayı içerisinde iki farklı döngüsel ekonomi modeliyle ikinci el ürün satışına başlayacaklarını belirten Çetin, şunları kaydetti:

"Bunlardan ilki, güvenlik ve hijyen konusunda sorun yaratmayacak herhangi bir ürünün üretiminden müşteriye ulaşma aşamasına kadarki aktivitelerde kullanıma engel olmayan, çoğunlukla kozmetik hasar görmüş ürünlerin müşterilerimize indirimli bir şekilde sunulması. Tüm ürünler uzman takım arkadaşlarımız tarafından kontrol ediliyor. Bu ürünleri tercih eden müşterilerimiz için de garanti şartlarımız devam ediyor. Diğer iş modelimiz ise 'Buyback' dediğimiz geri satın alım çözümümüz. Bir müşterinin çocuğuna ait bisikletinin küçük geldiğini düşünün. Eğer bu müşteri bisikletini Decathlon'dan satın almışsa, müşterinin bisikletini ondan tekrar rayiç bedeliyle satın alıyor, ona iki yıl içinde istediği üründe kullanabileceği bir hediye çeki veriyoruz. Bu modelin bizi en heyecanlandıran tarafı, müşterimizden satın aldığımız bu bisikletin, uzman teknisyenlerimiz tarafından incelendikten sonra garanti dahilinde çok daha uygun fiyata müşterilerimizle buluşması oluyor. Şimdilik İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de ve Antalya'da bulunan toplam 10 mağazamızda bu iş modellerinin ikisini de müşterilerimizle buluşturmak istiyoruz."

İkinci el ürünleri müşterilere sunarak döngüsel ekonomiye de katkı sunacaklarını vurgulayan Çetin, "Döngüsellikte amaç, her şeyin yeniden kullanılabilir hale getirilmesi, doğrusal modelden koparak atılmak yerine, yeni bir döngüye başlamasıdır. Döngüsel ekonomi ise mevcut ürünleri ve malzemeleri mümkün olduğunca uzun süre değerlendirerek yeniden kullanım, tamir, yenileme ve geri dönüşümü içeren bir üretim ve tüketim modelidir. Böylece, ürün yaşam döngüsü uzatılarak, ham madde kullanımı ve atık üretimi azaltılmış olur." değerlendirmesinde bulundu.

- Ek üretime gerek duyulmuyor

Çetin, perakende firmaları için en büyük karbon emisyon kaynağının üretim olduğuna işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Döngüsel ekonomi modellerinin var olan bir ihtiyacı herhangi bir ek üretime gerek duymadan karşılaması oldukça değerli. Ayrıca, tüketici açısından da özellikle son yıllarda düşen alım gücünü de göz önünde bulundurduğumuzda, ihtiyaç duyulan spor ekipmanına çok daha uygun fiyatla ulaşabilme imkanı oldukça önemli bir avantaj. '2. Şans' modeli, Decathlon olarak benimsediğimiz, 'Herkesin kendi koşullarında spor yapabilmesine olanak sağlamak' hedefimize de hizmet ediyor. Ürünlerimiz kondisyonlarına göre sınıflandırılacak ve ona göre fiyatlandırılacak ancak satışa sunduğumuz tüm ürünlerin fonksiyonunu tamamen yerine getirdiğinden emin olmadan satışa sunmamayı amaçlıyoruz."

- Decathlon Türkiye, "Buyback" modelinde öncü ülkeler arasında yer alıyor

Decathlon'un dünya genelindeki mağazaları arasında "2. Şans" projesinin birçok ülkede yer almasına rağmen Buyback modeli uygulamasında Türkiye'nin öncü ülkeler arasında yer alacağını kaydeden Çetin, "Buyback projesini hayata geçirme konusunda Fransa, İspanya, Belçika ve Portekiz gibi gelişmiş ülkelerin hemen arkasından geliyoruz. Biraz rakamlara dökmek gerekirse 44'ten fazla ülkede '2. Şans' seçeneğini müşterilerimize sunuyoruz. Buyback projemiz sayesinde ise dünya genelindeki müşterilerimizden 160 binden fazla ürün satın alımı gerçekleştirdik." diye konuştu.

- Dükkanların son dönemde satışları arttı

İstanbul'da Tahtakale civarında yaygın olan ikinci el kıyafet pazarında, Ankara'da özellikle Kovid-19 salgını sonrası Tunalı Tunalı Hilmi Caddesi'nde açılan pasaj içi dükkanlar, müşterilerin bu yöndeki taleplerini karşılıyor.

Çelikler İş Merkezi'nde faaliyet gösteren "Sentez Kültür Eskimiyo" dükkanını işleten Dilek ve Saime Işık kardeşler, uzun yıllardır ikinci el kültürü içinde yer aldıklarını belirtti.

Bir buçuk yıl önce dükkanı açtıklarını anlatan Dilek Işık, "Salgın, satışlarda elbette artışa yol açtı. Bütün dünyada değişen ikinci ele dünya genelinde bakış, son dönemde çok değişti. Türkiye'de insanların bize bakışları son dönemlerde çok farklı." değerlendirmesinde bulundu.

Özellikle üniversite öğrencisi gençlerin ikinci el kıyafetlere yoğun ilgi gösterdiğini ve önemli bir ihtiyacı karşıladıklarını kaydeden Saime Işık da salgının ardından satışlarda yüzde 60-70 artış yaşandığından bahsetti.

Kütük Vintage'ın satış danışmanı Betül Değertekin ise kıyafetleri inceleyen sayısında çok ciddi artış yaşandığını vurgulayarak, son dönemde satışların yüzde 100 arttığını dile getirdi.

Vintage ürünlere özellikle öğrenci ve sanatçıların ilgi gösterdiğini aktaran Değertekin, "Vintage giyinmek bir hayat tarzıdır. Özellikle farklı giyinmeyi seçen her birey için uygun bir seçenektir. Ama mağazamıza gelenlerin çoğu, müze gezer gibi bakar ve gider." şeklinde konuştu.

Kaynak: AA