Aydın’da yaşayan 43 yaşındaki marangoz ustası Nadir Özlenen, meslekteki 30 yıllık tecrübesiyle Türkiye’de örneği olmayan bir işe imza attı. İlkokuldan sonra 13 yaşında marangozluğa başlayan Özlenen, İzmir Aliağa’daki gemi söküm tersanesinden temin edilen cruise gemisinden çıkma ahşap malzemelerle Şirince’de 130 metrekarelik bir ahşap ev yaptı.

“TÜRKİYE’DE İLK KEZ YAPILAN BİR İŞ YAPTIK”
Türkiye’de daha önce gemiden çıkma ahşap malzemeler ev yapılmadığını söyleyen Özlenen, “İzmir Aliağa’daki gemi söküm tersanesinden temin ettiğimiz cruise gemisinden çıkma ahşap malzemelerle, Şirince’de 130 metrekarelik bir ahşap ev yaptım. Türkiye’de ilk kez böyle bir iş yapıldığını söyleyebilirim. Baştan sona gemiden sökülen malzemelerle, sıfırdan bir ev ortaya çıkardım. Serkan Topal isimli müşterim bana, “Gemilerden sökülen eski ahşaplarla ev yapabilir misin?” dedi. Ben de hiç düşünmeden, “Yaparım” dedim.
Türkiye’de ilk kez yapılan bir işe imza attık. Zor bir işti ama başardım. Gelen geçen fotoğraf çekiyor. Bu ev için çok emek harcadım. Yaklaşık 6 ayda evin tüm işlemlerini tamamladım. Kapıları, mutfak dolaplarını, pencereleri tamamen ahşaptan yaptım. Sıfırdan bir ev ortaya çıktı. Cruise gemisinin soğuk hava deposunun iç duvarları olarak kullanılan malzemeleri aldık. Geminin tik ağacından lombozlu kapılarını, ahşap merdivenlerini, kullanılan tüm ahşap malzemelerini kullandık” diye konuştu.

“ASIL MARANGOZLUK BUDUR”
Çıraklıkla başladığı mesleğinde hayal gücünü ön planda tuttuğunu belirten Özlenen, “Benim için marangozluk sadece ölçü biçmek değil. Normal bir kapıyı herkes yapar. Ama o kapının yanına ruh katmak gerekir. Hayal gücü yoksa bu iş olmaz. Asıl marangozluk budur. Kafamdaki tasarımı ortaya çıkarana kadar deniyorum, vazgeçmem” dedi.

“MÜŞTERİLERİN ÖVGÜLERİ BENİ MOTİVE EDİYOR”
Özlenen, uzun yıllar başkasının yanında çalıştıktan sonra kendi iş yerini açmaya karar verdiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı; “Uzun yıllar başkasının yanında çalıştım. Ama bir süre sonra bundan çok sıkıldım ve kendi yerimi açmaya karar verdim. Kuşadası ve Şirince’ye işler yapmaya başladım, oradan adım duyuldu. Müşteriler bana, “Başka marangozlar senin gibi uğraşmıyor, yapamıyor” diyor. Bu sözler beni motive ediyor.”

TURİZM BÖLGELERİNE ÖZEL TASARIMLAR
Usta Özlenen Kuşadası, Şirince başta olmak üzere turizm bölgelerine ve İstanbul’a kadar ürün gönderdiğini söyleyerek, “Genellikle otellere ve turizm işletmelerine çalışıyorum. Kuşadası, Şirince başta olmak üzere turistik bölgelere ve İstanbul’a kadar ürün gönderiyorum. Oteller özellikle özel tasarım istiyor. “Benim olan başka birinde olmasın” diyorlar. Han kapıları, düvenler, kağnı tekerleri gibi geleneksel ürünler de yapıyorum. En pahalı ürünüm 150 bin liraya kadar çıkıyor. Müşteriye şunu söylüyorum: “Eğer yaptığım ürünü beğenmezsen, bende kalsın.” Yaptığım işe güveniyorum” dedi.

AYDIN’IN TEK FIÇI YAPIMI USTASI
Fıçı yapımına da ağırlık vermek istediğini dile getiren Özlenen, “Fıçı yapımına daha çok yönelmek istiyorum. İzmir’de bu işi yapan sadece bir kişi var. Aydın’da ise yapan yok. Bugüne kadar yaptığım tüm fıçılar satıldı. Fıçıdan koltuk da yaptım. 15 bin liranın altına vermem. Çok zahmetli bir iş. Demirciye gidiyorum, başında bekleyip kollarını tek tek tarif ediyorum. İçine onlarca cıvata atıyorum. İnce ince uğraşıyorum” ifadelerini kullandı.

“HAMMADDE FİYATLARI ÇOK ARTTI”
Hammadde fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Özlenen, “Hammadde fiyatları gerçekten çok arttı. İki yıl önce metreküpünü 5-6 bin liraya aldığımız çam kerestesini bugün 35-40 bin liraya alıyoruz. Buna rağmen üretmeye devam ediyorum” diye konuştu.

“BU İŞ SABIR İŞİ”
Özlenen şu ifadelerle sözlerini tamamladı; “Bir iş en kısa 1 hafta, en uzun 1,5-2 ay sürüyor. Tasarımdan tasarıma değişiyor. Sadece plan üzerinde çalışmam bazen 1 ayı buluyor. Önce çiziyorum, sonra ölçülendiriyorum, ardından makineyle yontma başlıyor. Bu iş sabır işi. Öğrenmenin yaşı yok ama insanın içinde istemek ve el yatkınlığı olacak.”





