Zafer Partisi Aydın İl Başkanlığı görevinden alınan Tarık Akın, Genel Başkan Ümit Özdağ’ın Aydın ziyareti öncesinde açıklama yaptı. Partinin kentteki teşkilatlanma durumunu gündeme getiren Akın, il ve ilçe yönetimlerinin faaliyeti, üye sayısı ve seçimlerdeki hedefleri hakkında Özdağ’a bir dizi soru yöneltti.
“Aydın’da faal teşkilatlarınız var mı?”
Özdağ’ın ziyaret programında kendisine eşlik edecek il başkanının kim olduğunu soran Akın, Aydın’da faal bir il yönetimi ve ilçe teşkilatlarının bulunup bulunmadığını sorguladı. Akın, “Aydın’daki ziyaretleriniz kapsamında sizlere eşlik edecek il başkanınız kimdir? Aydın’da faal bir il yönetiminiz ve ilçe teşkilatlarınız var mı? Varsa; İl yönetiminiz kaç kişiden oluşuyor ve kimlerden meydana geliyor? Yönetim listeniz ilgili resmî makamlara bildirildi mi? Aydın’ın kaç ilçesinde teşkilatınız bulunuyor? Bu teşkilatların yeterli sayıda yönetim kadrosu ve üyesi var mı? İlçe kongrelerinizi gerçekleştirdiniz mi? Sahada ne kadar aktifsiniz ve Aydın halkında karşılığınız nedir? Bunlar cevaplanması gereken basit sorular değil, siyasi iddianızın ve teşkilat gücünüzün göstergeleridir” sorularını yöneltti.
“Oy oranınız yüzde 2 ile yüzde 5 arasında kalırsa ne yapacaksınız?”
Akın’ın açıklamasında en dikkat çeken bölüm ise Zafer Partisi’nin olası seçim sonuçlarına ilişkin yönelttiği sorular oldu. Seçim takvimi açıklandığında teşkilat gücü, üye sayısı ve kamuoyu araştırmalarının Aydın’da seçim kazanma ve TBMM’de temsil edilme ihtimalinin düşük olduğunu göstermesi durumunda nasıl bir strateji izleneceğini soran Akın, oy oranının yüzde 2 ile yüzde 5 arasında kalması ihtimalini gündeme getirdi. Akın, "Seçim takvimi açıklandığında; teşkilat gücünüz, üye sayınız ve kamuoyu araştırmaları, Aydın’da seçimi kazanma ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilme ihtimalinizin düşük olduğunu ortaya koyarsa ne yapacaksınız? Örneğin, oy oranınızın yüzde 2 ile yüzde 5 arasında kalacağı ve mevcut seçim sistemi içerisinde milletvekili çıkaramayacağınız öngörülürse seçmeninize ve teşkilatlarınıza gerçeği açıkça söyleyebilecek misiniz? Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, Türk milletinin birliğini ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığını savunan seçmenlere; “Aydın’da kazanma ihtimali bulunan, ilkelerimizle örtüşen bir siyasi partiyi destekleyin ve oyunuzu ona verin. Millî iradenin Meclis’te temsil edilmesine katkı sağlayın.” diyebilecek misiniz?"
“Kendi adaylarınızı çıkararak oyları bölmeye devam mı edeceksiniz?"
Zafer Partisi’nin seçimlerde kendi adaylarını çıkarması halinde aynı siyasi çizgideki seçmenlerin oylarının bölünebileceğini savunan Akın, "Bütün bu olumsuzluklara rağmen kendi adaylarınızı çıkararak aynı siyasi çizgideki seçmenlerin oylarını bölmeye devam mı edeceksiniz? Üstelik bu tercih sonucunda, sizinle aynı milliyetçi ve Atatürkçü hassasiyetleri paylaşmayan siyasi partilerin milletvekili çıkarma ihtimali artarsa bunun siyasi sorumluluğunu üstlenecek misiniz?" dedi.
İtirazının bir siyasi partinin varlığına veya bir liderin siyaset yapmasına yönelik olmadığını belirten Akın, asıl meselenin parti çıkarlarının milletin ortak geleceğinin önüne geçirilmesi olduğunu ifade etti. Siyasetin yalnızca aday çıkarmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Akın, seçim koşullarının doğru değerlendirilmesi ve seçmen iradesinin gözetilmesi gerektiğini savundu. Atatürkçülük, Türk milliyetçiliği, millî egemenlik ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı gibi ortak değerleri savunan siyasi kadroların seçim dönemlerinde sorumluluk alması gerektiğini belirten Akın, açıklamasını şu soruyla tamamladı:
“Aydın halkı adına soruyoruz: Seçimi kazanma ihtimaliniz olmadığında da kendi siyasi çıkarınızı mı koruyacaksınız, yoksa ortak ilkeler doğrultusunda milletin Meclis’te temsil edilmesi için sorumluluk mu alacaksınız?” Akın, açıklamasında Ümit Özdağ’dan sorularına açık yanıt vermesini beklediğini belirterek, tartışmanın yalnızca bir siyasi partinin alacağı oylarla değil, seçmen iradesinin Meclis’te nasıl temsil edileceğiyle ilgili olduğunu kaydetti.




