Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), toplumun ekonomik gidişata dair öngörülerini ölçtüğü eylül dönemi verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan rakamlar, yüksek faiz ortamı ve hayat pahalılığı altında ezilen birikim sahiplerinin güvenli liman arayışını net biçimde haritalandırıyor. Yıllardır Türk halkının geleneksel güvencesi olarak kabul edilen gayrimenkul, tahtını hızlı bir biçimde terk ederken; fiziki veya banka hesaplarındaki kıymetli maden yatırımları eski popüler günlerine kalıcı bir dönüş yaptı.
TCMB EYLÜL AYI HANEHALKI BEKLENTİ ANKETİ SONUÇLARINDA ALTIN ZİRVEYİ ALDI
Tasarruf sahiplerine yöneltilen "Bugün elinizde yatırım yapacak bir nakit bulunsa hangi aracı seçerdiniz?" sorusu, piyasadaki psikolojik kırılmayı doğrudan kanıtlıyor. Geçtiğimiz ağustos döneminde katılımcıların yüzde 41,3'ü tercihini sarı madenden yana kullanırken, bu oran eylül raporunda yüzde 43 seviyesine tırmandı. Böylece söz konusu maden, toplum nezdindeki en güvenilir tasarruf aracı pozisyonunu iyice sağlamlaştırdı.
Parasını dükkan, arsa veya konut gibi taşınmazlara bağlamak isteyen kitlenin oranında ise eş zamanlı ve ciddi bir erime yaşandı. Bir önceki aya kıyasla 3,5 puanlık bir kayıp yaşayan gayrimenkul seçeceği, yüzde 33,6 seviyesinde kalarak cazibesini yitirmeyi sürdürdü.
DOLAR KURU İÇİN 56 LİRA SINIRINA DAYANAN BİR ÖNGÖRÜ VAR
Araştırmanın döviz piyasalarına ayrılan bölümü, kur üzerindeki beklentilerin yukarı yönlü ivmesini koruduğuna işaret ediyor. Toplumun önümüzdeki 12 aylık dönemi kapsayan dolar/TL tahmini, ağustos ayındaki 54,47 TL seviyesinden 1,43 liralık bir sıçramayla eylül ayında 55,90 TL baremine yerleşti. Hatırlanacağı üzere bu hedef 2026 yılının hemen başında 52,3 TL civarında ölçülmüştü. Aradan geçen zaman zarfında rakamın istikrarlı bir şekilde artış yönünde güncellenmesi, sokağın döviz talebi refleksini canlı tuttuğunu gösteriyor.
KONUT FİYATLARINDAKİ ARTIŞ HIZI DÜŞÜŞTE
Taşınmaz yatırımlarının giderek geri plana düşmesinin temel nedenlerinden biri de sektördeki prim beklentilerinin zayıflaması olarak öne çıkıyor. Sene başında konut fiyatlarının önümüzdeki bir tam yıl içinde yüzde 39,2 oranında yükseleceğini düşünen halk, aylar geçtikçe bu fikrinden uzaklaştı. Ağustos ayında yüzde 32,1'e gerileyen fiyat artış tahmini, eylülde 1,44 puanlık ek bir azalışla yüzde 30,69 bandına kadar indi. Krediye erişim maliyetlerindeki zorluklar, mevduat faizlerinin sunduğu risksiz getiri avantajı ve küresel piyasalarda ons altının sergilediği güçlü duruş birleşince; bütçesi olan vatandaşın beton yerine altına sığınması kaçınılmaz bir ekonomik reaksiyon olarak istatistiklere yansıdı.




