Hukuka aykırı faaliyet gösteren her yapının denetlenmesi gerektiğini belirten Karahan, ancak denetimlerin siyasi yakınlık gözetilmeksizin herkese eşit uygulanması gerektiğini savundu. Karahan, “Biz tarikat ve cemaat düşmanı değiliz. Biz adaletsizliğin düşmanıyız” dedi.
Yeni Parti Aydın İl Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Karahan, Türkiye gündeminde tartışılan cemaat ve tarikatlara yönelik denetim iddialarının yanı sıra spor kulüpleri, büyük şirketler, kamu kaynaklarından yararlanan kuruluşlar ve iktidara yakın olduğu değerlendirilen iş çevreleri üzerinden de değerlendirmelerde bulundu.
Açıklamasında uzun süredir bu konuda yazıp yazmamak arasında kaldığını ifade eden Karahan, gördüğü haksızlıklar ve çifte standartlar karşısında sessiz kalmak istemediğini belirterek, adaletin bir gün herkese lazım olacağını hatırlattı.
“DENETİM VE HUKUK NEDEN HERKESE AYNI ŞEKİLDE UYGULANMIYOR?”
Karahan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Günlerdir yazsam mı, yazmasam mı diye kendi kendimle mücadele ediyorum. Ancak gördüğümüz bazı haksızlıklara ve çifte standartlara sessiz kalırsak, yarın huzur-u mahşerde bunun hesabını nasıl vereceğiz?
Haftalardır, hatta 15 Temmuz sonrasından bu yana Süleymancılarla ilgili operasyon ve denetim iddiaları konuşuluyor. Elbette her yapı araştırılsın, incelensin, denetlensin. Hukuka aykırı bir durum varsa gereği yapılsın. Buna kimsenin itirazı olamaz.
Fakat asıl sorulması gereken soru şudur: Denetim ve hukuk neden herkese aynı şekilde uygulanmıyor?
Bugün Furkan Vakfı ve Alparslan Kuytul Hoca üzerinden yaşanan gelişmeler de kamuoyunda yeniden bu soruları gündeme getiriyor. Alparslan Hoca'nın birçok kez gözaltına alındığını, sonrasında serbest kaldığını biliyoruz. Son günlerde sohbetlerinin bir bölümünü dinledim. Kur'an üzerinden yaptığı değerlendirmelerde iktidarı da açıkça eleştiren görüşlerini gördüm.
Burada benim meselem Alparslan Kuytul'u veya herhangi bir cemaat ya da tarikatı savunmak değildir. Benim meselem adalettir.”
“BİZ TARİKAT VE CEMAAT DÜŞMANI DEĞİLİZ”
Karahan, hukuka aykırı hareket eden kim olursa olsun soruşturulması gerektiğini belirterek, denetimlerin bütün yapılar açısından eşit şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.
“Yanlış yapan kim olursa olsun soruşturulsun. Suç işleyen kim olursa olsun hesabını versin. Cemaat, tarikat, vakıf, dernek, şirket, spor kulübü veya siyasi yapı fark etmesin.
Ama o zaman hep birlikte şu soruyu da sormamız gerekiyor: İktidara yakın olmayan yapılar bu kadar sıkı denetlenirken, iktidara yakın olanlar aynı hassasiyetle denetleniyor mu? Eğer bir cemaatin ekonomik faaliyetleri, mal varlıkları, eğitim faaliyetleri, vakıfları, dernekleri ve yöneticileri inceleniyorsa; aynı ölçü ve hassasiyet bütün cemaatler ve tarikatlar için gösterilmelidir.
Milyonluk araçlarla gezen, lüks villalarda yaşayan, büyük ekonomik güce sahip olduğu iddia edilen bazı yapıların yöneticileri varsa onlar da incelensin.
Aile ve miras meseleleri üzerinden birbirleriyle mücadele eden, kendi içlerinde farklı kurallar uygulayan yapılar varsa onlar da araştırılsın.
Ama burada da bir ayrım yapalım: Biz tarikat ve cemaat düşmanı değiliz. Biz adaletsizliğin düşmanıyız.”
“SPOR KULÜPLERİ VE BÜYÜK ŞİRKETLER DE AYNI CİDDİYETLE DENETLENSİN”
Açıklamasında futbol kulüplerine de değinen Karahan, bahis, kumar, kara para ve kulüplerin ekonomik yapılarıyla ilgili iddiaların da aynı hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.
Karahan, “Aynı şey futbol kulüpleri için de geçerli. Bahis, kumar, kara para, milyonlarca liralık transferler ve kulüplerin ekonomik yapıları konuşuluyorsa spor kulüpleri de aynı ciddiyetle denetlensin.
Büyük şirketler, kamu bankalarından kullanılan krediler, ödenmeyen borçlar, kamu kaynaklarından yararlanan medya kuruluşları ve iktidara yakın olduğu düşünülen iş çevreleri de aynı hukuk çerçevesinde incelensin. Kimse dokunulmaz olmasın” ifadelerini kullandı.
“ADALET BİR GÜN HEPİMİZE LAZIM OLACAK”
Adaletin yalnızca belirli kesimlere uygulanmasının adalet olmayacağını vurgulayan Karahan, denetim ve soruşturmaların siyasi görüş, cemaat, tarikat, parti, makam veya ekonomik güç ayrımı yapılmadan yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Karahan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Çünkü adalet, sadece bize yakın olana uygulandığında adalet değildir. Bugün bir cemaat denetlenirken ‘oh olsun’ demek de doğru değildir. Yarın başka bir cemaat, vakıf, dernek, şirket veya siyasi yapı aynı uygulamayla karşılaştığında ‘neden bize yapılıyor?’ deme hakkımız da olmaz.
Bizim istediğimiz çok basit: Denetim olsun. Soruşturma olsun. Hukuk işlesin. Ama herkese eşit uygulansın. Kim suçluysa ortaya çıkarılsın, kim suçsuzsa hakkı teslim edilsin. Devletin gücü, muhalifine karşı ne kadar sert olduğuyla değil; kendisine yakın olana karşı da aynı hukuku uygulayabilmesiyle ölçülür. Artık bu ülkede kimsenin siyasi görüşüne, cemaatine, tarikatına, partisine, makamına veya ekonomik gücüne bakmadan; herkes için aynı hukuk, herkes için aynı adalet istiyoruz. Çünkü adalet bir gün hepimize lazım olacak. Adalet mülkün temelidir.”





