Araç sahipleri tam "Fiyatlar biraz olsun gevşedi, nihayet rahat bir nefes alacağız" diye sevinirken, ufukta beliren yeni vergi düzenlemeleri evdeki hesabı bir kez daha çarşıya uydurmayacak gibi duruyor. Özellikle ticari hayatın, taşımacılığın ve tarımın ana damarı olan yakıt kalemlerinde kapıya dayanan yeni maliyet artışları, şoför esnafından çiftçiye kadar herkesi şimdiden düşündürmeye başladı bile.
Tabelalar Sonbaharla Birlikte Yeniden Değişiyor
Daha bugün motorinin litre fiyatına yansıyan 5,36 liralık okkalı indirimin ardından istasyonlarda kısa süreli bir bayram havası esmişti. Ancak bu bahar havası çok sürmeyecek. Gazeteci Alaattin Aktaş'ın kulislere ve resmi verilere dayanarak paylaştığı detaylara göre, 1 Eylül itibarıyla ibre tekrar ve sert bir şekilde yukarı dönecek. Sonbaharın ilk gününde, sabah erken saatlerde yola çıkacak motorin kullanıcılarını hiç de hoş olmayan bir sürpriz bekliyor. Üstelik bu kez fiyat artışının arkasında petrol varil fiyatları değil, doğrudan doğruya vergi kalemlerindeki zorunlu güncellemeler yatıyor.

ÖTV Geri Dönüyor, KDV Hesabı Kabartıyor
Yakın geçmişe bir dönelim; 13 Ağustos'ta alınan ani bir kararla motorindeki Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) sıfırlanmış, bu hamle de pompa fiyatlarına adeta ilaç gibi gelmişti. Ne var ki o rahatlama dönemi rafa kalkıyor. Eylül ayının ilk salı sabahıyla birlikte, sıfırlanan o ÖTV tam 3 lira olarak yeniden hayatımıza giriyor. İşin daha can sıkıcı kısmı ise verginin de vergisinin alınması. Bu 3 liralık ÖTV artışının üzerine, yüzde 20 oranında (yani 60 kuruşluk) bir KDV dilimi daha ekleniyor. Sonuç mu? Motorinin litre fiyatına tamı tamına 3 lira 60 kuruşluk kallavi bir zam şimdiden kesinleşmiş durumda.
Tarladan Markete Uzanacak Bir Dalga
Diyelim ki gece gündüz direksiyon sallayan bir nakliyecisiniz ya da hasat zamanı traktörüne mazot yetiştirmeye çalışan bir çiftçisiniz. Pompaya yansıyacak bu 3 lira 60 kuruşluk fark, sadece sizin deponuzu doldururken yaşadığınız stresi artırmayacak. Motorin fiyatlarındaki her yukarı yönlü hareket, tarladaki domatesten mahalledeki fırının ununa, market rafındaki peynirden çocuğun okul servisine kadar iğneden ipliğe her şeyin maliyetine yansıyor. Kuruşu kuruşuna yapılan bu vergi hesapları, ay sonunu binbir zorlukla getiren vatandaşın omuzlarındaki yükü biraz daha ağırlaştıracak. Görünen o ki, eylül ayına girmeden istasyonların yolunu tutup depoyu son bir kez daha uygun fiyata doldurmak en mantıklı seçenek.




