Zeytin hasat sezonunun başladığı bu dönemde, üreticimizi bol ve bereketli bir sezon beklediğini ancak üreticinin işçilik, mazot, gübre, nakliye, sıkma ücretleri gibi girdi maliyetleri karşısında düşünceli olduğunu söyleyen Başkan Koca, “Zeytinyağı fiyatlarının ne yazık ki üreticinin yüzünü güldürmediği bu dönemde bir de sahte zeytinyağı ile başımız dertte” dedi.
Sahte ürünlerin yalnızca tüketiciyi mağdur etmediğini, aynı zamanda dürüst üreticilerin emeğine ve şehirlerin marka değerine zarar verdiğini ifade eden Koca, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların bu konuda sorumluluk üstlenmesinin önemine dikkat çekti.
“BİR ŞEHRİN ADINA VE MARKA DEĞERİNE ZARAR VERMEYE KİMSENİN HAKKI YOKTUR”
Şehir isimlerinin sahte ürünlerle anılmasının, o bölgede dürüstçe üretim yapan tüm üreticileri olumsuz etkilediğini belirten Koca, kentlerin marka değerinin korunması gerektiğini vurguladı.
“HAPİS CEZASI VE TİCARETTEN ÖMÜR BOYU MEN EDİLMELİLER”
İnsan sağlığıyla oynamanın karşılığı ağır olmalı, Sahte gıda üretiminin yalnızca ekonomik bir mağduriyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Koca, insan sağlığını tehlikeye atan ve tüketiciyi kasıtlı olarak aldatan kişiler hakkında suçun niteliğine uygun ağır hukuki yaptırımların uygulanmasının önemine değindi. Bu kapsamda, hapis cezası ve sahtecilik yapanların ticaretten men edilerek yeniden ticari faaliyette bulunmalarının engellenmesi gerektiğini belirtti.
“SAHTE GIDA ÜRETENLER ODA VE BORSA ÜYELİKLERİNDEN ÇIKARILMALI”
Başkan koca, “Oda ve Borsaların bir görevi de şehrin marka değerini ve itibarını, o şehirde üretim yapan çiftçinin, tüccarın, üreticinin hakkını korumak ve en önemlisi de insan sağlığını hiçe sayan ve tehlikeye atan, vatandaşın cebindeki son paraya da göz koyan bu sahtekarlarla mücadele etmektir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Üreticileri Derneği olarak yıllardır bu sorunu dile getirmekteyiz. Valiliklerimiz, Tarım ve Orman Bakanlığımız ve güvenlik güçlerimizin özverili çalışmaları sayesinde bu sahtekarlarla etkili bir şekilde mücadele edilmekte ancak ne yazık ki hukuki yaptırımlar bu sahtekarların önüne geçmekte yetersiz kalmakta. Aynı suçtan 82 defa yakalanarak tağşiş listesinde ifşa edilen firmalar bulunmakta” dedi.
Sanayi ve ticaret odaları ile ticaret borsalarının da sahte gıda ile mücadelede sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Koca, Bakanlık tarafından taklit ve tağşiş kapsamında kamuoyuna açıklanan firmalarla ilgili gerekli süreçlerin takip edilmesinin önemini vurguladı.
Sahte gıda üretimi yaptığı tespit edilen işletmeler hakkında ilgili oda ve borsalar tarafından gerekli inceleme ve disiplin süreçlerinin yürütülmesi, mevzuat çerçevesinde bu işletmelerin oda ve borsa üyeliklerinden çıkarılması gerektiğini belirtti.
Koca, insan sağlığının gözetilmesi, şehirlerin ticari itibarının korunması ve dürüst üreticilerin emeğinin korunabilmesi için ilgili kurumların daha etkin rol üstlenmesinin önemine dikkat çekerek, sahte gıda ile mücadelede caydırıcı önlemlerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.




