Büyük Menderes Nehri'nin antik dönemlerden bu yana taşıdığı alüvyonlarla verimli ovalar oluşturduğunu ancak dönem dönem de taşkınlarla çevresine zarar verdiğini belirten Sürücü günümüzde yaşayan taşkınların yalnızca iklim değişikliğinden değil dere yataklarındaki yalnış düzenlemeler su yataklarının temizlenmemesi gibi yanlış uygulamalardan kaynaklandığının söyledi.
Son yağmuarların ardından Söke Ovası'nın güneyinde binlerce yıl önceki görüntülerin oluştuğunu belirten Sürücü "Tarlaların bulunduğu alanlar adeta denize dönüşmüş durumdadır. Özellikle Akçakaya, Burunköy ve Bağarası ovaları taşkın sularıyla tamamen kaplanmıştır. Ova, antik çağlarda olduğu gibi yeniden suyla bütünleşmiştir.

AZMAKLARIN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ
Nehir kenarında bulunan azmakların taşkınları önleme ve ekosistemi canlı tutma gibi faydaları bulunduğu halde bu azmakların doldurulduğuna, sanayi atıklarıyla kirletildiğine dikkat çeken Bahattin Sürücü "Taşkın günlerinde fazla suyu depolayan, kurak günlerde yaşamı ayakta tutan azmaklara sahip çıkalım. Onları korumak, yalnızca doğayı değil, Söke Ovası’nın tarımsal geleceğini ve bölgenin ekolojik dengesini de korumaktır" ifadelerini kullandı.




