Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Söke’de bulunan bir okul alanının Hazine’ye devri karşılığında Didim’deki iki taşınmazın Söke Belediyesi’ne verilmesini öngören işlemle ilgili sert açıklamalarda bulundu.
Gençay, Söke Belediyesi’nin “devletle gerçekleştirilen taşınmaz mahsuplaşması” adı altında kamuoyuna sunduğu işlemle ilgili gelişmeleri dikkatle ve ciddi bir kaygıyla takip ediyoruz. Söz konusu işlem kapsamında; Söke’de bulunan bir okul alanı taşınmazının Hazine’ye devri yapılırken, karşılığında Didim ilçemiz sınırları içerisinde yer alan iki ayrı arsanın takasa konu edildiği görülmektedir. İki taşınmaz da Didim’in gelişim aksı üzerinde bulunan, yüksek değere sahip 0.30–0.60 imar yoğunluğuna sahip konut alanlarıdır” dedi.
“BU İŞLEM MAHSUPLAŞMA DEĞİL”
Başkan Gençay, yapılan işlemin “mahsuplaşma” olarak sunulmasına karşı çıkarak şunları söyledi: “Öncelikle şunu açıkça belirtelim; bu işlem bir “mahsuplaşma” değildir. Bu işlem istisnai olması gereken takas yönteminin genişletilerek kamuoyuna farklı bir ad altında sunulmasıdır. Kamu idareleri arasında takas işlemi ancak açık ve tartışmasız bir kamu yararı söz konusu olduğunda, zorunlu ve istisnai hallerde başvurulabilecek bir yöntemdir. Eğer gerçekten bir kamu yararı ve mali zorunluluk söz konusu olsaydı, mahsuplaşmaya konu öğretim alanının bedelinin belirlenmesi ve bu bedelin Söke Belediyesi’nin vergi ya da SGK borcuna karşılık mahsup edilmesi gerekirdi. Ne yazık ki burada gördüğümüz tablo farklıdır. Söke Belediyesi, Didim’de bulunan ve Didim halkına ait olan iki değerli konut arsasını talep etmiş; bu talep takas yoluyla gerçekleştirilmiş ve kamuoyuna “mahsuplaşma” gibi sunulmuştur.”
“BU İŞLEM OLSA OLSA RANTA ARACILIK ETMEK OLUR”
Gençay, “Bu yaklaşım, Söke ve Didim halkıyla dalga geçmektir. Bu işleme mahsuplaşma değil olsa olsa ranta aracılık etmek denir. Eğer ortada bir borç varsa, bu borç kendi taşınmazlarınız üzerinden çözülür. Başka bir ilçenin halkına ait yüksek değerli konut alanları üzerinden değil. Üstelik Söke Belediyesi tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada bırakın mahsuplaşmayı, bu işlem sonucunda, yaklaşık 75 milyon TL tutarında ek bir borç oluştuğu ve bu borcun belediye imkanlarıyla ödeneceği ifade edilmektedir. O halde kamu yararı adına yanıtlanması gereken soru şudur: Açıkça bir mahsuplaşma söz konusu olmadığına göre, Didim’deki iki değerli hazine arsası neden Söke Belediyesi ile yapılacak bir işleme konu edilmektedir?” diye sordu.
“DİDİM SAHİPSİZ DEĞİLDİR”
Didim’in planlı büyümesi ve kamu alanlarının korunmasının öncelikleri olduğunu vurgulayan Gençay, “Son olarak her zaman ifade ettiğimiz gibi önceliğimiz; Didim’in planlı büyümesi, sosyal dengesi ve geleceği açısından kamu alanlarını korumak ve yarınların ihtiyaçlarına göre tasarruf hakkımızı kullanmaktır. Buradan çok net söylüyorum: Didim’in olan Didim halkınındır. Bu kentin hakkını savunurken bir adım geri atmayacağız. Halkımızla birlikte, hukuk içinde ama kararlılıkla bu sürecin karşısında duracağız. Didim sahipsiz değildir. Bu nedenle süreci yargıya taşıyacağız. İş ve işlemlerin durdurulması için gerekli tüm hukuki başvuruları hem kurum olarak hem de Didimli Hatice olarak şahsen başlatacağım” ifadelerini kullandı.





