İYİ Parti Aydın İl Başkanı İlhan Adıyaman, kamuoyunda “2. Çözüm Süreci” olarak anılan komisyona ilişkin açıklamada bulundu. Adıyaman, 2. Çözüm Süreci Komisyonu’nun Meclis’te çekildiği hatıra fotoğrafını da paylaşarak partisinin sürece katılmadığını belirtti.

Adıyaman açıklamasında, “Ülke gündeminde, kamuoyunda “2. Çözüm Süreci” olarak anılan ve İYİ Parti’nin bilinçli bir tutumla katılmadığı komisyon dün kamuoyuna hatıra fotoğrafları vermiştir. Biz bu sürece katılmadık. Çünkü terörle mücadelede ağır bedeller ödemiş bir devletin ve milletin, aynı hataları farklı kavramlar ve yeni söylemler altında tekrar etmemesi gerektiğine inanıyoruz. Ne yazık ki bugün ilerletilmeye çalışılan süreç; milli devlet çatısı altında bir ve bütün olduğumuz Kürt kardeşlerimizin temsilinin terörle özdeşleştirilmesi algısını besleyen, baştan sona çarpık ve son derece tehlikeli bir zeminde ilerlemektedir. İlk açılım sürecinde nasıl ağır bedeller ödendiyse, benzer bir yanlışa yeniden düşülmemesi için bu zararlı gidişata karşı her platformda sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“DEVLET CİDDİYETİYLE BAĞDAŞMAMAKTA”
Adıyaman, söylemlerin millet vicdanında rahatsızlık oluşturduğunu belirterek, “Milletin vicdanında “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.” şeklindeki söylemler ciddi bir rahatsızlık oluşturmuştur. Özellikle Abdullah Öcalan gibi terörün merkezinde yer almış bir ismin “umut” kavramıyla yan yana getirilmesi, milletimizin hafızasıyla ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Kürt vatandaşlarımızın hakları, refahı ve bireysel özgürlükleri bir terör örgütünün gölgesinde tartışılamaz. Ancak aynı şekilde, bu meseleyi sürekli İmralı ve PKK eksenine sabitleyen anlayış da çözüm değildir; bu yaklaşım toplumsal fay hatlarını derinleştirir, ortak zemini zayıflatır. Kürt kardeşlerimizi bir terör örgütüyle özdeşleştiren her yaklaşım en büyük zararı yine onlara verecektir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bundan yüz yıl önce Anadolu işgal altındayken yaptığı uyarılarda, tehdidin yalnızca cephedeki düşmanla sınırlı olmadığını; asıl tehlikenin milletin iradesini zayıflatan teslimiyetçi zihniyet olduğunu vurgulamıştı. Bu uyarısı yalnızca bir savaş dönemi refleksi değil, bir devlet aklı ilkesidir” dedi.
“EN AĞIR YÜKÜ ŞEHİT AİLELERİ TAŞIYOR”
Sürece ilişkin tartışmaların devletin üniter yapısı ve Cumhuriyet’in kurucu felsefesi açısından riskler barındırdığını öne süren Adıyaman, şöyle konuştu, “Bugün tehdit biçim değiştirmiştir. “Süreç”, “müzakere”, “çözüm”, “umut hakkı” ya da “kurucu önder” gibi kavramlar üzerinden yürütülen tartışmaların; devletin üniter yapısını, milletin ortak kimliğini ve Cumhuriyet’in kurucu felsefesini tartışmaya açabilecek bir zemine dönüşme ihtimali bulunmaktadır. En büyük tehlike; terörü bitirme iddiasıyla başlatılan girişimlerin zamanla terörün siyasal hedeflerini normalleştirmesidir. Bu bağlamda en ağır yükü şehit aileleri taşımaktadır. Evladını, eşini ya da kardeşini bu vatan için toprağa vermiş aileler açısından, terörle ilişkilendirilen isimlerin yeniden meşruiyet kazanıyor görüntüsü vermesi; adalet duygusunu zedeleyen ve acıları yeniden tazeleyen bir durumdur.”
“KARŞI DURAN TEK SİYASİ PARTİ İYİ PARTİ’DİR”
Adıyman, TBMM'de sürece karşı duran tek siyasi partinin İYİ Parti olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı; “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu sürece açık ve net biçimde karşı duran tek siyasi parti İYİ Parti’dir. Sürecin önünde engel olarak görülmemiz, aslında durduğumuz yerin doğruluğunun göstergesidir. Bizim durduğumuz yer; milletimizin birliği, devletimizin bütünlüğü ve Cumhuriyetimizin kurucu ilkeleridir. Terörle mücadelede hayatını kaybedenlerin hatırası bu ülkenin kırmızı çizgisidir. Bu çizginin muğlaklaştırılması yalnızca siyasi bir tercih değil; tarihsel ve vicdani bir sorumluluk meselesidir. İYİ Parti olarak; terörle mücadelede tavizsiz, demokraside ve temel haklarda kararlı bir duruşu savunmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği; terörün gölgesinde değil, hukuk devleti ilkeleri, milli irade, toplumsal birlik ve ortak akıl zemininde şekillenmelidir.”





