Kara yoluyla ulaşımın olmaması nedeniyle Fethiye ile Göcek'ten hareket eden günübirlik tekneler ve özel yatlarla ulaşılabilen koyda, su altında, Kleopatra'nın yaptırdığı rivayet edilen hamamın kalıntıları yer alıyor.

"Hamam Koyu" olarak da adlandırılan, çam ağaçlarının denizle buluştuğu bölgeye gelen ziyaretçiler, berrak suda tarihi kalıntılar arasında yüzme imkânı buluyor.

Muğla Valisi İdris Akbıyık, kentin, yemyeşil çam ormanları, birbirinden eşsiz koyları, kumsalları, huzur veren doğal ve tarihi güzellikleriyle her yıl milyonlarca misafire ev sahipliği yaptığını söyledi.

Akbıyık, geçen yıl 2 havalimanı ve 9 deniz hudut kapısından giriş yapan 3,5 milyonu yabancı yaklaşık 10 milyon turistin Muğla'da ağırlandığını kaydetti.

Göcek ile Dalaman koylarının, mavi yolculuk rotalarından ve ticari yatların uğrak noktalarından olduğunu vurgulayan Akbıyık, "Antik dönemlerden Orta Çağ'a kadar yerleşimin olduğu Hamam Koyu'ndaki antik Kleopatra hamamı kalıntıları, bölgeye gelenlerin beğenisini topluyor. Bölgeyi ziyaret edenler, ömür boyu unutamayacakları, tarihle iç içe eşsiz bir deniz deneyimi yaşayabiliyor." ifadelerini kullandı.

Akbıyık, yerli ve yabancı herkesi bu deneyimi yaşamaya davet etti.

Cami kubbesi 12 yıldır leyleklere yuva oluyor Cami kubbesi 12 yıldır leyleklere yuva oluyor

Göcek'te 25 yıldır yat işletmeciliği yapan Ali Salgıncı da bölgede genellikle günübirlik ya da haftalık turlar düzenlendiğini söyledi.

Göcek'e gelen misafirleri Bedri Rahmi ile Sarsala koyları ve özellikle bu bölgeye götürdüklerini anlatan Salgıncı, "Özellikle gelen tüm insanların burayı ziyaret etmesini öneriyoruz. Burada ziyaretçiler tarih ve doğayı iç içe bulabiliyor ve onlara berrak suda yüzmelerini tavsiye ediyoruz." dedi.

Salgıncı, koyda yüzen tatilcilerin şnorkelle suyun altındaki tarihi kalıntıları görme imkânı bulduğunu kaydetti.

Koyu ziyaret eden turistler ise Kleopatra havuzunda yüzdükten sonra kendilerini daha zinde hissettiklerini dile getirdi.

Kaynak: AA