Bu yıl ağaçlardaki doluluk oranının dikkat çekici seviyede olduğunu belirten Koca, "Aydın, Manisa, İzmir ve Muğla bölgelerine baktığımızda zeytin, şu anda oldukça bereketli ve fazla. Ağaçların doluluk oranları oldukça yüksek. Dalları yıkılacak seviyede ürün bulunan yerler dahi var. Bu yıl tarihi bir rekor bekliyoruz." dedi.

Küresel yatırım bankasından altın tahmini: 2027'ye nasıl girilecek?
Küresel yatırım bankasından altın tahmini: 2027'ye nasıl girilecek?
İçeriği Görüntüle

TAGİAD Başkanı Tevfik Fikret Koca, katıldığı 'Agro Günaydın' programında zeytin ve zeytinyağı sektörünün gündemine ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. İnternet sitelerinde piyasa koşullarının çok altında fiyatlarla satışa sunulan zeytinyağlarına dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Koca, ürünün yalnızca ham madde maliyeti üzerinden değerlendirilmesinin yanlışlığına parmak bastı. Ambalaj, teneke, etiket, vergi, kargo ve satış platformlarının komisyonları gibi birçok ek maliyet bulunduğuna değinen Koca, Ticaret Bakanlığı'nı göreve davet etti. Koca, bakanlığın internet üzerinden gerçekleştirilen gıda satışlarını daha yakından incelemesi gerektiğini vurgulayarak, "Özellikle Ticaret Bakanlığı’nın internet üzerinde satılan gıdalarla, özellikle de zeytinyağıyla ilgili inceleme yapması ve inceleme başlatması lazım." ifadelerini kullandı.

250 LİRAYA 5 KİLOGRAM ZEYTİNYAĞI OLUR MU?

Sektörde üretim maliyetlerinin bilindiğini vurgulayan Koca, çok düşük fiyatların tüketici açısından ciddi bir uyarı işareti olduğunu aktararak, "Belli ki o zeytinyağı değil. Biz işin maliyetini bildiğimiz için söylüyoruz. Tenekesi, etiketi, ambalajı, vergisi, kargosu ve ticaret sitesinin komisyonu var. Bunları hesapladığınız zaman 5 kilogram zeytinyağının 250 liraya satılması mümkün mü?" diye konuştu. Koca, tüketicilerin yalnızca fiyatı esas alarak alışveriş yapmaması gerektiğini belirtirken, ürünün markasının, üreticisinin, etiket bilgilerinin, kayıt ve onay numaralarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini kaydetti.

KAYNAĞI BELİRSİZ ÜRÜNLERDEN UZAK DURULMALI

Gıda ürünlerinin doğrudan insan sağlığını ilgilendirdiğini hatırlatan Koca, özellikle kaynağı belirsiz ürünlerden uzak durulmasının önem taşıdığını ifade etti. "Bilinmedik markalardan, bilinmedik kişilerden gıda ürünü almak çok faydalı olmayacaktır" diyen Koca, vatandaşlara güvenilir üretici ve satıcılardan alışveriş yapmaları yönünde çağrı yaptı.

"BU YIL TARİHİ BİR REKOR BEKLİYORUZ"

Programda Koca, 2026 yılı zeytin rekoltesine ilişkin beklentilerini de paylaştı. TAGİAD Başkanı Koca, Ege Bölgesi’nde son yılların en yüksek ürün miktarlarından birinin görülebileceğine işaret ederek, ağaçlardaki doluluk oranının dikkat çekici seviyede olduğunu aktardı. Koca, bazı bölgelerde dalların yoğun ürün nedeniyle zorlandığını da söyleyerek, "Bu yıl son yıllarda görmüş olduğumuz verimin en yükseğini göreceğimizi düşünüyoruz. Ağaçların doluluk oranları oldukça yüksek. Dalları yıkılacak seviyede ürün bulunan yerler dahi var." dedi. Aydın, Manisa, İzmir ve Muğla başta olmak üzere Ege Havzası'ndaki zeytin üretim merkezlerinde bereketli bir sezon yaşandığına parmak basan Koca, sektörün tarihi bir rekolteye hazırlandığını sözlerine ekledi. Koca, şunları kaydetti: "Aydın, Manisa, İzmir ve Muğla bölgelerine baktığımızda zeytin şu anda oldukça bereketli ve fazla. Bu yıl tarihi bir rekor bekliyoruz."

GÜZEL BİR SEZON BEKLENTİSİ

Koca, yağışların, toprak yapısının ve iklim koşullarının zeytin ağaçlarının gelişimini olumlu etkilediğini söyledi. Birçok bölgede hasat hazırlıklarının başladığına işaret etti. Ağaçların ciddi bir kuraklık baskısı yaşamadığını, yaprakların korunarak ürünlerin tuttuğunu dile getiren Koca, bazı bölgelerde yeşil zeytin hasadının başladığını aktararak, "Zeytinler tuttu diyebiliriz. Ağaçlar kendisini besliyor, birçok bölgede hasat hazırlıkları yapılıyor. İnşallah güzel bir sezon bizi bekliyor." şeklinde konuştu.

"REKABETÇİ POLİTİKA İZLENEMİYOR"

TAGİAD Başkanı Koca, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında yaşadığı sorunlara da değindi. Mevcut faiz oranları ile döviz kuru politikalarının ihracatçılar üzerindeki baskıyı artırdığını savunan Koca, sorunun yalnızca zeytin ve zeytinyağıyla sınırlı olmadığını söylerken; pamuk, incir ve fındık başta olmak üzere birçok tarım ürününün uluslararası pazarlarda rekabet etmekte zorlandığını belirtti. Koca, "Türkiye’de üretilen tarım ürünleri mevcut şartlarda ne yazık ki rekabetçi bir politika izleyemiyor. Uluslararası piyasada belirli bir fiyat dengesi bulunuyor. Biz bu fiyatlarla rekabet edemezsek ihracatımız daha da zorlaşır" ifadelerine yer verdi.

TÜRKİYE DEZAVANTAJLI DURUMA DÜŞÜYOR

ABD’nin Türk zeytinyağına uyguladığı belirtilen yüzde 12,5 oranındaki ek verginin ihracatı olumsuz etkilediğini kaydeden Koca, Türkiye'nin önemli pazarlarından birinde fiyat rekabeti açısından dezavantajlı duruma düştüğünün altını çizdi. İspanya, İtalya, Tunus, Portekiz, Yunanistan ve Türkiye’nin dünya zeytinyağı üretiminde öne çıkan ülkeler arasında bulunduğunu ifade eden Koca, Tunus’a benzer bir ek vergi uygulanmamasının Türkiye açısından rekabet farkı oluşturduğunu da söyledi.

DİPLOMATİK GİRİŞİMLER ÖNEM TAŞIYOR

Koca, Türkiye’nin zeytin, zeytinyağı ve diğer tarım ürünlerinde ihracat gücünü koruyabilmesi için üretici ile ihracatçıyı destekleyen yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini, ihracata özel kur politikası ve diplomatik girişimlerin önem taşıdığını vurguladı. Koca, sözlerini şöyle tamamladı: "Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere bütün tarım ürünlerinde rekabetçi bir politika izleyebilmemiz gerekiyor. İhracata özel kur düzenlemeleri güçlendirilmeli, ülkeler arası diplomatik ilişkilerle ek vergilerin kaldırılması için girişimlerde bulunulmalı. Gerektiğinde karşılıklı ticaret politikaları da değerlendirilmelidir."

Muhabir: CEMAL YILDIRIM