Uluslararası yatırım bankası Société Générale, altın piyasasındaki son düzeltmelerin ardından yeniden yükseliş potansiyeli oluştuğunu bildirdi. Yılın ilk yarısında altın pozisyonlarını azaltan banka analistleri, piyasada yaşanan sert düşüşlerin ardından değerli metalin yeniden cazip bir yatırım aracı haline geldiğini vurguladı.
SOCIÉTÉ GÉNÉRALE 2027 ALTIN TAHMİNİ
ABD-İsrail-İran çatışması ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırabileceği beklentileriyle düşüş yaşayan altın, kısa sürede kayıplarını geri aldı. Yüksek faiz oranları ve güçlenen dolar baskısı sürse de piyasalar Fed'in şahin politikalarını çoktan fiyatladı. Bu durum değerli metal için olumlu bir risk-getiri dengesi yaratıyor.
Normal şartlarda yüksek reel faizlerin altını ezmesi gerekirken; merkez bankalarının kesintisiz alımları, doların küresel etkisindeki erime, kamu borcu endişeleri ve jeopolitik krizler fiyatlarda sağlam bir taban oluşturuyor. Bu etkenler, yüksek faizin aşağı yönlü baskısını ciddi oranda sınırlıyor.
FED FAİZLERİ 2027'YE KADAR DEĞİŞTİRMEYEBİLİR
Piyasalar parasal gevşeme beklentisini kenara bırakıp Fed'in yeni faiz artışlarını tartışmaya başladı. İki yıllık ABD Hazine tahvili getirileri yüzde 4'ün üzerine çıkarken dolar güç kazandı. Buna rağmen altın, 2025 yılının ortasındaki seviyelerin belirgin şekilde üzerinde kalmayı başarıyor. Faizlerde ciddi bir yeniden fiyatlama yaşanması için devasa bir enflasyon şoku ve Fed'in buna çok agresif bir yanıt vermesi gerekiyor.
Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole sempozyumunda enflasyonu sürdürülebilir biçimde yüzde 2 hedefine çekme vurgusu yapması şahin beklentileri güçlendirdi. Ancak Société Générale, faiz oranlarının 2027 yılına kadar sabit kalmasını temel senaryo olarak kabul ediyor. Enflasyon inatçı davranırsa ekim ayından ziyade eylül veya aralık ayında bir faiz artışı masaya gelebilir.
MERKEZ BANKALARI ALTINA HÜCUM EDİYOR
ABD'nin gümrük vergileri, yapay zekâ yatırımları ve enerji piyasasındaki dalgalanmalar enflasyonist baskıyı sıcak tutuyor. Kalıcı enflasyon riski, yatırımcıların altına stratejik olarak yönelmesi için ana motivasyon kaynağı olmayı sürdürüyor.
Borsa yatırım fonlarına (ETF) girişler yavaşlasa da genel seyir pozitif kalmaya devam ediyor. Özellikle Çin'in altın rezervlerini istikrarlı biçimde artırması ve gelişmekte olan ülke merkez bankalarının geleneksel rezervlerden uzaklaşıp çeşitlendirmeye gitmesi en güçlü destek unsuru olarak öne çıkıyor. Azalan piyasa oynaklığı kısa vadeli yatırımcılardan çok uzun vadeli rezerv yöneticilerini cezbederken, merkez bankalarının bu talebi altın fiyatlarında kalıcı bir zemin inşa ediyor.
Not: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.



