Aralık 2025 döneminde emeklilik dilekçesi veren bir vatandaşın 2007 yılına ait 30 günlük çalışması SGK denetmenleri tarafından şüpheli bulunarak iptal edilince süreç kilitlendi. İnceleme nedeniyle geçen 5-6 aylık sürede biriken maaşların geriye dönük ödenmeyeceği ortaya çıkarken, bu vaka emeklilik başvurusunda bulunacak milyonlarca kişi için acı bir tecrübe oldu.
EMEKLİLİK BAŞVURUSU SGK İNCELEMESİNE TAKILIRSA NE OLUR?
SGK Uzmanı Nergis Şimşek'in Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde yer verdiği detaylara göre, ilgili ayda fiilen çalışılmış olmasına rağmen denetmen raporunun olumsuz çıkması doğrudan hak kaybına yol açıyor. İptal edilen 30 günlük prim nedeniyle vatandaşın başvuru tarihinde "kanuni gün koşulunu" sağlayamadığı anlaşıldı ve ilk talebi reddedildi.
Normal şartlarda yaş ve sigortalılık süresi gibi eksiklikler bekleyerek tamamlandığında işlemler takip eden aybaşı baz alınarak yürütülüyor. Ancak temel sorun prim günü eksikliği olduğunda mevzuat farklı işliyor. Vatandaşın eksik günlerini isteğe bağlı sigorta ile kapatıp sıfırdan yeniden başvurması gerekiyor. Bu yasal işlemler bitene kadar geçen 5-6 aylık bekleme süresindeki emekli aylıkları ise tamamen buharlaşıyor.
FARKLI KURUMLARDA ÇALIŞAN EYT'Lİ MEMURLARDA YAŞ ŞARTI
Çalışma hayatı boyunca farklı sigorta kollarına tabi olanların emeklilik şartlarını son 7 yıllık fiili hizmet süresi belirliyor. Mayıs 1974 doğumlu, Mart 1999 ile Aralık 2017 arasında 6500 gün memuriyeti bulunan ve 2023-2025 döneminde 700 gün Bağ-Kur primi ödeyen bir sigortalının durumu tam olarak bu kurala göre şekillendi. 2829 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca, son 2520 günlük hizmetin çoğunluğu devlet memurluğunda geçtiği için işlemler 5434 sayılı kanun (Emekli Sandığı) üzerinden yürütülüyor.
Kişinin sigorta başlangıcı Mart 1999 olduğu için doğrudan EYT kapsamında yer alıyor. Ancak çalışmayı bıraktığı için maaşa bağlanabilmesi adına önünde iki katı seçenek kalıyor: Ya primini 25 tam yıla (9000 gün) tamamlayacak ya da 61 yaşını doldurarak 15 tam yıl (5400 gün) kuralından yararlanacak. Çalışmayacağı ve yeni prim ödemeyeceği için bu sigortalının emeklilik hayali zorunlu olarak 61 yaşına ertelenmiş oluyor.
ANNE VE BABADAN ÇİFT MAAŞ ALMANIN ŞARTLARI NELER?
Sosyal güvenlik mevzuatı ebeveynlerini kaybeden hak sahiplerine güçlü bir koruma kalkanı sunuyor. SSK emeklisi babasını 2009 yılında, Bağ-Kur emeklisi annesini ise geçtiğimiz ay kaybeden bekâr ve çalışmayan bir vatandaşın her iki ebeveyninden de aylık alıp alamayacağı konusu yasal sınırlarla güvence altına alınıyor.
5510 sayılı kanunun 34. maddesi gereği kız çocuklarına Ekim 2008 sonrasında vefat eden anne-babadan aylık bağlanabilmesi için evli, dul veya boşanmış olmaları, çalışmamaları ve kendi sigortalılıklarından gelir elde etmemeleri gerekiyor. Aynı kanunun 54. maddesi ise bu şartları taşıyanlara çift maaş yolunu açıyor. İki farklı kurumdan (SSK ve Bağ-Kur) emekli olan anne ve babanın vefatı durumunda, hak sahibinin hesabına yüksek olan maaş tam, düşük olan maaş ise yarı oranında yatırılıyor.
2008 SONRASI SİGORTALI OLANLARI BEKLEYEN ALTERNATİFLER
Türkiye'de sosyal güvenlik sistemini temelden değiştiren Ekim 2008 sonrası işe girenler için kurallar çok daha ağır işliyor. Haziran 2009 tarihinde ilk kez 4/a (SSK) kapsamında sigortalı olan, 1970 doğumlu ve 4852 prim günü bulunan bir vatandaşın emeklilik hesaplaması doğrudan 5510 sayılı kanuna göre yapılıyor.
Bu kapsama giren çalışanların yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için iki zorlu barajdan birini aşması zorunlu tutuluyor. Sigortalı ya 58 yaşını doldurup en az 7200 prim gününü tamamlayacak ya da kısmi emeklilik için 61 yaşını bekleyip en az 4700 prim günü şartını yerine getirecek. Örnekteki vatandaş 4852 gün prime sahip olduğu için, prim ödemeyi kestiği takdirde ancak 61 yaşını doldurduğu gün emekli maaşına kavuşabilecek.



