Sosyal güvenlik sistemi ve emeklilik şartları, milyonların hayatını şekillendiren en önemli başlıklar arasında yer alıyor. Vatandaşlar geçim derdiyle boğuşurken gözlerini Ankara'dan gelecek haberlere çevirmiş durumda. Alanında deneyimli uzmanlar ise bu belirsiz süreci aydınlatacak kritik ipuçlarını kamuoyuyla paylaşıyor. Son değerlendirmeler, toplumun geniş kesimlerinin maddi geleceğini şekillendirecek çarpıcı detaylar barındırıyor.
Maaşlardan Yüzde 10'luk Kesinti Başlıyor
Binbir emekle yıllarca çalışıp beklediğiniz o maaş gününde, hesabınızda eksik bir rakam görmek haliyle büyük bir şok yaratabilir. SGK'nın temmuz ayında yayımladığı yeni genelge, tam da bu duruma zemin hazırlıyor. Özgür Erdursun'un aktardığına göre; geçmişten kalan GSS, Bağ-Kur veya isteğe bağlı sigorta borcunuz varsa, artık aylıklardan kesinti dönemi resmen başladı. Kanun yüzde 25 yetkisi verse de yetkililer oranı yüzde 10'da tutmuş. İşin asıl çarpıcı yanı, sizden hiçbir yazılı onay istenmeyecek olması. Borç, kuruşu kuruşuna doğrudan maaştan tahsil edilecek. Tabii geçmişte temiz bir sayfa bırakanların içi rahat olsun, bu durum sadece borçlu sigortalıları bağlıyor.

Kademeli Emeklilik Mümkün Mü?
EYT sonrası EMATDER öncülüğünde kademeli emeklilik bekleyen devasa bir kitle oluştu. İnsanlar 1999 sonrası girişler için 43-45 yaş aralığında bir hak talep ediyor. Peki bu mümkün mü? Erdursun, bütçenin bu ağır yükü kaldıramayacağını ve hiçbir iktidarın bu kapıyı yeniden açamayacağını net ifade ediyor. Ona göre sistemin tıkanmaması için en akla yatkın çözüm; kadınlarda minimum 50, erkeklerde ise 52 yaşından başlayan makul ve sürdürülebilir bir kademe tablosunun hayata geçirilmesi.
Ek Zam İçin 2027 İşareti
Çarşı pazardaki yangın herkesin malumu. Gözler cüzdanı rahatlatacak ek iyileştirmelerdeyken uzman isim pek umut dağıtmıyor. 2026 yılı içinde seyyanen bir zam beklemediğini belirten Erdursun, 2027 Ocak ayında bile zammın sadece yüzde 9-10 bandında kalacağını öngörüyor. Asıl köklü adımların 2027 Temmuz'dan sonra gelebileceğini eklerken çok da haklı bir uyarı yapıyor. Enflasyon ateşi sönmeden yapılan rakamsal artışlar, vatandaşın cebindeki erimeyi maalesef durduramıyor. Ne de olsa alım gücü artmadan kağıt üzerinde büyüyen maaşlar, ay sonunu getirmeye çalışan emeklinin derdine derman olmuyor.


