Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), alacaklarını tahsil etmek amacıyla emekli aylıklarında yeni bir döneme geçti. Yürürlüğe giren mevzuat adımlarıyla birlikte, kurum alacaklarının tahsil edilmesine yönelik usul ve esaslar kesinleşti. Borçlu emekliler için icra takibi başlatma veya hak sahibinden muvafakatname alma zorunluluğunu ortadan kaldıran kurum, doğrudan maaş üzerinden işlem yapabiliyor.
Uygulamadan yaşlılık ile malullük aylığı alanların yanı sıra iş kazası veya meslek hastalığı neticesinde sürekli iş göremezlik geliri alan bütün hak sahipleri etkileniyor.
HANGİ BORÇLAR KAPSAMDA
Maaşlardan yalnızca kurumsal nitelikteki prim, Bağ-Kur, Genel Sağlık Sigortası (GSS), tarım sigortası ve Emekli Sandığı borçları tahsil ediliyor. Emeklilerin bankalara olan kredi borçları ile elektrik veya su gibi özel kurum fatura borçları bu mekanizmanın dışında kalıyor.
Radyo Sputnik’teki ‘Çalışma Hayatım’ programına katılan SGK Uzmanı Melis Elmen, kamuoyunda endişe yaratan yeni çerçevenin detaylarını anlattı.
KESİNTİ ORANLARI VE İTİRAZ HAKKI
Yasal mevzuat, maaşlardan yapılacak kesinti üst sınırını yüzde 25 olarak belirliyor. Emekli maaşlarının güncel seviyeleri göz önüne alındığında, standart uygulamanın yüzde 10 seviyesinde yürütülmesi bekleniyor. Kesinti sürecinde öncelik, hak sahibinin şahsi GSS prim borçlarına verilirken, sonrasında geçmiş döneme ait diğer sigortalılık ve iş yeri borçları listeye giriyor. Elmen, oranın yüzde 10 civarında tutulma beklentisini "Bunun nedeni de emekli maaşlarının düşük olması. Ayrıca kişinin kendi borçları öncelikli olarak tahsil edilecek" sözleriyle aktardı.
Öncelik sırasını detaylandıran Elmen, "Genel sağlık sigortası prim borcunun ardından geçmişe bağlı sigortalılık borçları, bazı iş yeri kaynaklı borçlar, tarım sigortası borçları, Bağ-Kur prim borçları ve Emekli Sandığı kapsamındaki bazı borçlar sırayla tahsil edilecek" dedi. Sürecin herkesi kapsamadığını hatırlatan uzman, "Ancak bütün emeklilerin maaşından otomatik olarak para kesilecek şeklinde yorumlamayın" diye uyardı.
Tüm emeklileri hedef alan keyfi bir uygulama niteliği taşımayan bu sistemde, olası hatalı kesintilere karşı itiraz yolu açık bırakıldı. İşlem sırasında bir yanlışlık olduğunu düşünen hak sahipleri, ilgili mercilere başvurarak kesilen paralarını geri alma hakkına sahip bulunuyor.



