Emekli maaşlarında kesinti dönemi: SGK'dan yeni oran ve şartlar duyuruldu
Emekli maaşlarında kesinti dönemi: SGK'dan yeni oran ve şartlar duyuruldu
İçeriği Görüntüle

Türkiye ekonomisinde uygulanan uzun soluklu programın hedeflerine ulaşamaması, reel sektörde ve bankacılık sisteminde sarsıntılara yol açıyor. Ekonomi yazarı Erdal Sağlam son analizinde, "3 yılı aşkın süredir uygulanan programa rağmen, enflasyondaki düşüş başarılı olamadı" diyerek mevcut tabloyu özetledi. Uzun süredir taviz verilmeyen yüksek faiz ortamı ve ekonomideki daralma, bankaların batık kredi sorununu su yüzüne çıkarıyor. Sanayicilere ve KOBİ'lere yansıyan yoğun şikayetlere karşın faiz oranlarında indirime gidilemedi.

Sağlam, "Ancak hem uygulanan politika yanlışlıkları hem de sürecin çok uzaması temel sorunu oluşturuyor" sözleriyle krizin nedenlerine değindi. Ülkedeki siyasi sertleşme ve yargı kararları da yönetime duyulan güveni zedeliyor. Artan ekonomik sıkıntılarla birleşen bu durum, piyasaların ileriye dönük umutlarını giderek yok ediyor.

BATIK KREDİLER YÜZDE 5,5'E ULAŞTI

Bankalar uzun süre boyunca çeşitli yapılandırmalarla kredileri batık kategorisine almamak için direndi. Reel veriler ise artık saklanamaz noktaya geldi. Sağlam güncel durumu şu alıntıyla paylaştı: "24 Temmuz verilerine göre, tüketici kredilerindeki batık kredi oranı yüzde 5’in üzerine çıktı, yüzde 5,5 oldu.". Finansal sıkışıklıktan en ağır darbeyi alan kesim olan KOBİ'lerin batık kredi oranı ise yüzde 3,93 olarak ölçüldü. Gelecek birkaç ay içerisinde bu rakamların daha da büyümesi bekleniyor. Analizde, düşen banka karlılıkları ve artan batıklar yüzünden sistemik bir tehlikenin ön işaretlerinin belirdiği vurgulandı.

COMMERZBANK'TAN TL İÇİN KIRMIZI ALARM

Sektördeki bu zayıflama, yabancı finans kuruluşlarının da radarına girdi. Geçen hafta yayımlanan Commerzbank raporunda, "Türk bankacılık sektöründeki karlılığın zayıflaması ve sermaye tamponlarının daralmasının TL üzerindeki riskleri tırmandırdığı" analizi yer aldı. Alman bankası, finansal istikrar ve kur görünümü açısından bu kırılganlıkların yakından izlenmesini tavsiye etti. Yüksek faiz cazibesi ve ekonomi yönetiminin kurları baskılamaya devam edecek olması nedeniyle sıcak para girişinin bir süre daha süreceği öngörülüyor. Yapısal sorunların sistemik bir krize dönüşmesi halinde ise ülkeye giren sıcak paranın hız keseceği tahmin ediliyor.

TEMMUZ ENFLASYONU VE AĞUSTOS TEHLİKESİ

Piyasaların gözü TÜİK'in yarın açıklayacağı enflasyon rakamlarına çevrildi. İlk hesaplamalar Temmuz enflasyonunun yüzde 1,8-1,9 civarında geleceğini ve yıllık bazda yüzde 32 bandına ineceğini gösteriyor. Cumartesi günü İstanbul'daki perakende fiyat artışını yüzde 2,06 olarak duyuran İTO, yıllık enflasyonun halen yüzde 35'in üzerinde seyrettiğini bildirdi. Yalnızca iç piyasadaki veriler değil, küresel gelişmeler de ekonomiyi doğrudan tehdit ediyor. İran'daki çatışmaların yeniden canlanması ve ham petrol fiyatlarının 90 dolarlarda seyretmesi Ağustos beklentilerini karartıyor. Hürmüz geçişindeki krizin çözülememesi de bu olumsuz havayı besliyor. Yazar, enflasyonla mücadelenin başarılı olamadığını ve sürecin uzamasından doğan yan etkilerin durumu daha da ağırlaştırdığını belirterek metnini noktaladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ