CHP’de deprem etkisi yaratan karar! Mansur Yavaş istifa etti
CHP’de deprem etkisi yaratan karar! Mansur Yavaş istifa etti
İçeriği Görüntüle

Günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelen otomatik para çekme makinelerinde (ATM) yapılan saniyelik dalgınlıklar, ağır mahkeme süreçlerini beraberinde getirebiliyor. Bir önceki müşterinin cihazın haznesinde bıraktığı nakit parayı almak ya da şifresi girilmiş halde açık unutulan bir hesaptan kendi lehine işlem yapmak, pek çok kişinin sandığının aksine şanslı bir tesadüf değil. Yüksek mahkeme, son kararlarıyla birlikte başkasına ait dijital varlıklara ve nakit paraya izinsiz müdahalenin yasal sınırlarını kesin bir çizgiyle belirledi.

YARGITAY’IN 14 OCAK 2026 TARİHLİ EMSAL KARARI NELERİ İÇERİYOR?

Yüksek yargının en üst mercilerinden olan Ceza Genel Kurulu, yılın başında binlerce benzer dosyaya ışık tutacak bir hükme imza attı. 14 Ocak 2026 tarihinde alınan kararla birlikte, makinede unutulan bir başkasına ait kartla gerçekleştirilen izinsiz tahsilatlar net bir statüye kavuştu. Kurul, bu eylemi açıkça “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçu çerçevesinde tanımladı. Yani cihazın para verme ünitesinde duran nakdi sahipsiz sanıp cebine indirenler, yasalar önünde ağır cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalıyor.

MÜŞTERİNİN ZAMANLA YARIŞI VE BANKANIN GÜVENLİK YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Bu tarz olaylarda sadece haksız kazanç sağlayanlar değil, cihazda kartını unutan tüketiciler de büyük risk altında. Hukuki anlaşmazlıklarda mağdurun zararının tazmin edilebilmesi için banka ile kurulacak hızlı iletişim hayati önem taşıyor. Müşterinin, kartının cihaz tarafından alıkonulduğunu veya kaybolduğunu fark ettiği an kurumun çağrı merkezini arayarak hesaplarını dondurması gerekiyor. Bildirimin ihmal edildiği veya çok geç yapıldığı senaryolarda mahkemeler, zararın faturasını müşterinin kusurlu davrandığı gerekçesiyle doğrudan hesap sahibine kesebiliyor.

Olayın finans kuruluşlarını ilgilendiren boyutunda ise sistem arızaları ve kopyalama aparatları öne çıkıyor. Yargıtay içtihatlarına göre bankalar, müşterilerine sundukları makinelerin hem fiziki hem de siber güvenliğini eksiksiz sağlamakla mükellef. Herhangi bir dolandırıcılık veya teknik hata durumunda, zararın kimin sorumluluğunda olduğunu belirleyen en güçlü kanıtlar dijital ayak izlerinde saklı. Güvenlik kamerası kayıtları ile saniyesi saniyesine tutulan dijital işlem logları, paranın akıbetini ve tuşlara basan gerçek şahsı ortaya çıkaran yegane deliller olarak mahkeme dosyalarının kaderini tayin ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ