Binlerce dönümlük uçsuz bucaksız pamuk tarlalarının ve onlarca köyün yer aldığı Söke Ovası, her şiddetli yağmur döneminde nehrin sularına yenik düşerek büyük bir ekonomik ve sosyal yıkım yaşıyor.
KIVRIMLI NEHİR YATAĞI VE YAVAŞ AKAN SUYUN YARATTIĞI TAŞKIN RİSKİ
Söke'yi sel felaketlerinin değişmez adresi yapan temel sorun, Büyük Menderes Nehri'nin coğrafi karakteristiğinde saklıdır. Nehir, adını da aldığı üzere çok fazla "menderes" yani kıvrım çizerek akar. Su, Ege Denizi'ne dökülmeden önceki son durak olan Söke Ovası'na ulaştığında eğim neredeyse sıfıra iner. Eğim olmadığı için suların akış hızı yavaşlar ve denize dökülmekte zorlanarak geriye doğru şişmeye başlar. Kış aylarında artan şiddetli sağanak yağmurlar ve yüksek dağlardaki karların erimesiyle nehrin taşıdığı su hacmi aniden katlanınca, denize ulaşamayan milyonlarca metreküp su, Söke Ovası'nın o dümdüz arazilerine bir baraj patlamışçasına yayılmaya başlar.

BİNLERCE DÖNÜM BEREKETLİ TARIM ARAZİSİ BİR GECEDE İÇ DENİZE DÖNÜŞÜYOR
Söke'deki bu doğa olayı, sadece birkaç evi su basması gibi lokal bir felaket değil, devasa bir ekonomik afettir. Nehir taşkınları başladığında Söke Ovası kelimenin tam anlamıyla haftalarca sürecek bir "iç denize" dönüşür. Özellikle Sarıkemer, Burunköy, Bağarası, Sazlı ve Çalışlı gibi Menderes havzasına sıfır konumdaki mahalleler sular altında kalır. Yöre halkının en büyük geçim kaynağı olan ve "beyaz altın" olarak bilinen pamuk tarlaları ile buğday ekili alanlar metrelerce çamurlu suyun altında çürümeye terk edilir. Bu taşkınlar, çiftçiyi milyonlarca liralık zarara uğratırken, suların çekilmesinin aylar sürmesi toprağın verimini de düşürerek tarım takvimini tamamen altüst eder.
HAVZA BAZLI SU YÖNETİMİ VE BÜTÜNCÜL KORUMA PROJELERİNE İHTİYAÇ VAR
Ziraat mühendisleri ve çevre uzmanları, Söke Ovası'nı bu taşkınlardan kurtarmanın yolunun sadece nehir yatağını iş makineleriyle temizlemek (rusubat temizliği) veya toprak setler çekmek olmadığını belirtiyor. İklim krizinin getirdiği ani ve devasa yağış rejimlerine karşı, sorunun taşkın ovasında değil, daha sular ovaya inmeden yukarı havzalarda çözülmesi gerekiyor. Su tutma kapasitesi yüksek devasa barajların etkin yönetilmesi, yan derelerin debisini düşürecek taşkın koruma göletlerinin inşa edilmesi ve Söke Ovası'nda suyun denize deşarjını hızlandıracak devasa tahliye tünellerinin açılması, Aydın tarımının ve Söke halkının kurtuluşu için hayati önem taşıyor.




