Türkiye genelinde sabit gelirli çalışma modelinden uzaklaşmak isteyen girişimciler için alternatif tarım kolları giderek daha cazip hale geliyor. Geniş tarlalara veya devasa seralara ihtiyaç duyulmadan, atıl durumdaki depo ve odaların üretime kazandırılabildiği bu model, düşük başlangıç sermayesiyle yüksek kârlılık arayanların radarına girdi. Özellikle son dönemde tırmanışa geçen bu eğilimin merkezinde ise kapalı ortam şartlarında büyütülen tarımsal ürünler yer alıyor.

Evliya Çelebi 350 yıl önce Aydın için ne yazmıştı? Seyahatname'deki şaşırtıcı sırlar
Evliya Çelebi 350 yıl önce Aydın için ne yazmıştı? Seyahatname'deki şaşırtıcı sırlar
İçeriği Görüntüle

KÜLTÜR MANTARI YETİŞTİRİCİLİĞİ İLE AYLIK 100 BİN LİRA KAZANÇ MÜMKÜN MÜ?

Kırsal bölgelerin yanı sıra şehir merkezlerine yakın atıl yapılarda da hayata geçirilebilen bu üretim ekosistemi, katlı raf donanımları ve özel kompost yatakları üzerine kuruluyor. Tohum işlevi gören misellerin ekildiği bu yataklarda, ortamın ısı derecesi, nem dengesi ve havalandırma periyotları gibi iklimlendirme unsurları hasadın kalitesini doğrudan belirliyor. Ayrıca kapalı alan tarımının en büyük risklerinden olan küf ve çeşitli bakteriyel hastalıklara karşı üst düzey hijyen tedbirlerinin alınması, ürün firesini engellemek adına hayati önem taşıyor.

SATIŞ KANALLARINI ÖNCEDEN BELİRLEMEK RİSKİ AZALTIYOR

Üretim aşamasındaki teknik detaylar kadar, ürünün pazarlanma süreci de girişimcilerin dikkat etmesi gereken kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Taze tüketilmesi gereken ve raf ömrü oldukça kısa olan mantarların, koparıldıktan hemen sonra tüketiciye ulaştırılması gerekiyor. Bu nedenle sektöre adım atacak kişilerin, üretime fiilen başlamadan önce yerel pazar esnafı, manav zincirleri veya restoran işletmeleriyle ticari bağlantılarını kurmuş olması tavsiye ediliyor. Pazar araştırması yapılmadan ve alıcı bulunmadan girişilen yüksek tonajlı yatırımlar, ürünlerin elde kalmasına ve ciddi mali kayıplara yol açabiliyor.

MALİYET KALEMLERİ VE NET GELİR BİLANÇOSU

Bu tarımsal faaliyetten elde edilecek kâr oranı; harcanan enerji, su tüketimi, işçilik, nakliye ve hammadde (kompost, misel) gibi temel giderlerin optimizasyonuna dayanıyor. Kapalı iklimlendirme sistemleri 7/24 çalıştığı için özellikle elektrik faturaları en ağır gider kalemini oluşturuyor. Ancak üretim sürecindeki girdi maliyetlerini doğru yöneten ve fire oranını minimumda tutmayı başaran tesis sahipleri, aylık bazda en az 100 bin lira seviyesinde gelir elde edebiliyor. Uzmanlar, sektöre sıfırdan girecek olanlara doğrudan devasa yatırımlar yapmak yerine, ufak çaplı deneme üretimleriyle süreci tecrübe edip kapasiteyi kademeli olarak artırmayı öneriyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ