Türkiye genelinde uzun yıllardır buğday ve mısır ekimine alışkın olan büyük tarım işletmeleri, tarla tercihlerini köklü biçimde değiştiriyor. Geleneksel ürünlerin yüksek girdi maliyetleri ve düşük kâr marjları, sektörü katma değeri yüksek alternatif ürünler bulmaya itti.
Kârlı mahsul arayışı, yurt dışı pazarlarından iç piyasaya uzanan ve yılları kapsayan kapsamlı fizibilite çalışmalarıyla desteklendi.
BÖĞÜRTLEN VE ÇİLEK NEDEN ELENDİ?
Araştırma sürecinde yaban mersini ve böğürtlen gibi meyveler tek tek masaya yatırıldı. Tüketici alışkanlıklarının yetersizliği ve pazar hacminin darlığı sebebiyle böğürtlen ile bal çalısı ilk aşamada üretim planlarından çıkarıldı. Çilek ise ithal ürünlerin iç piyasada yarattığı sert fiyat baskısı yüzünden rafa kaldırıldı. İklim şartlarına tam uyum sağlayan ve aynı zamanda pazarda yüksek talep gören ahududu, yatırımcılar için başat seçenek olarak belirlendi.
NÖBETLEŞE EKİMDE YENİ DÖNEM
İlk fidanların toprağa inmesiyle beraber, sektördeki üreticiler yatırdıkları sermayeyi oldukça kısa bir sürede kazanca dönüştürdü. Meyvecilik alanındaki bu hamleye ek olarak, toprağını verimli yönetmek isteyen çiftçiler ekim nöbeti planlamasına şeker pancarını da ekledi.
Buğday ve ayçiçeği gibi alışılagelmiş mahsullerin yanında toprağa giren ahududu ile şeker pancarı, tarladaki toplam verimi katlıyor. Toprağının potansiyelini doğru değerlendiren üreticiler, yatırdıkları sermayeyi hızla geri çıkarıyor. Sanayi bitkilerine verilen ek ağırlık, tarlanın boş kalmasını engelleyerek üretim sürecini destekliyor. Ezber bozan bu ürün değişimi, eski yöntemlerde direten çiftçilere de kârlı bir model sunuyor. Meyvecilikte ekenin kazandığı yeni sayfa, tüm bu yenilikçi adımlarla üreticinin yüzünü güldürüyor.





