Sağlık durumuna dair soruya yanıt veren Günel, "Sağlığım iyi. İlk günden itibaren spor yapmaya, yemeye içmeye dikkat ettim. Çok fazla okuyorum, yazıyorum. Bulunduğun şartlara uygun bir rutin belirlediğinde daha rahat oluyorsun. Mental olarak iyiyim. 'Neden, nasıl buradayım?' sorusunu gerçek nedenlerle yanıtlayabildiğinde ve vicdanın da rahatsa, geriye zamanı iyi değerlendirmek ve sabretmek kalıyor." ifadelerini kullandı.
"DELİLSİZ, DAYANAKSIZ İFADELERLE TUTSAK EDİLDİM"
Günel, hakkındaki iddiaları ilk duyduğunda ne düşündüğü konusunda ise şunları kaydetti: "Hakkımda bir doğrudan, iki de dolaylı iddia var. Sorular bana ilk sorulduğunda emniyette ve savcılıkta şaşırdım. Şaşkınlığımı da belli ettim. "Bu mu, beni bunun için mi buraya getirdiniz?" dedim. Yargı objektif olarak işliyor olsaydı, ifademi almaya bile gerek duymazlardı. Bir kişi rüşvet verdiğini iddia etmiş. O kişiye baktığımızda sürekli suretle Kuşadası Belediyesi ile sorun yaşamış, karşılıklı davalar açılmış, işi ihale takip edip ihaleye girenlerden para isteyerek ihaleden çekilme garantisi veren ve bu yolla para kazanan bir sahtekar. İşte böyle bir kişinin delilsiz, dayanaksız ifadesi ile 5 aydır tutsak edildim. Bu kişiye karşı gereken hukuki girişimlerde bulundum. Peşini bırakmam. İki iddia da dolaylı, "duydum, öyle diyorlar" cümleleri ile biten hazırlanmış, yazılmış, ilgili kişilere de oynatılmış. Bu kadar."
BAŞKANVEKİLİ DEMİRTAŞ'TAN MEMNUNİYETİNİ DİLE GETİRDİ
Günel, görevden uzaklaştırılması sonrasında Belediye Başkanvekili seçilen Tahsin Demirtaş'ın yönetimini nasıl değerlendirdiğini de açıkladı. Günel, "Tahsin Demirtaş, Belediye Meclisi'nin teveccühü ile başkanvekili seçildi. Ben de oldukça memnunum. Çalışkan, dikkatli ve üstlendiği misyonun farkında, adil bir şekilde emanet aldığı süreci, hizmetleri sürdürüyor. İlk başlarda ufak tefek aksamalar olsa da ki bu çok normal. Şimdi her şey yolunda." ifadelerine yer verdi.
"PLAN BİLE YAPMAMIŞ BELEDİYE DEVRALDIK"
Günel, belediye başkanlığı döneminde en önemli 3 icraatının hangisi olduğu yönündeki soruya şu yanıtı verdi: "Biz 6 ay maaşları geriden gelen, bırakın hizmet üretmeyi plan bile yapmamış bir belediye devraldık. Bütçe ıslahı en önemli işimizdi. Bu sayede emekçiye karşılığını zamanında ödeyen, bütçesinin üzerinde hizmet üreten, yıllardır yapılmayanları yapan bir yönetim olduk. Kent Meydanı Projesi yıllardır konuşulan ama planı bile yapılmayan bir proje iken hayata geçirdik, bitmek üzere. Aynı şekilde toprak saha alanındaki yaşam alanı projesi de öyle. Diğer yandan otizm merkezi, belediye kreşi, ulusal federasyon tescilli tenis kulübü, basketbol sahaları da gurur duyduğumuz bazı projelerimizden."
"BEN VE ARKADAŞLARIM BİR SUÇ İŞLEMEDİK"
Günel, "Hizmet ediyorsanız, eleştiri her zaman olur. Ben eleştirilere her zaman haklılık arayarak bakan biriyim. Bu soruşturma sürecine dair soruyorsanız cevabım hayır. Ben ve arkadaşlarım bir suç işlemedik ama bize karşı her gün suç işleniyor." ifadeleriyle, soruşturma sürecinde hakkında ortaya atılan iddiaları kabul etmediğini vurguladı.
"HAKSIZLIĞA TANIKLIK EDENLER HIRSLANIYOR"
Yaşadığı sürecin ailesini ve arkadaşlarını nasıl etkilediği yönündeki soruya ise Günel, "Ailemi tabi ki olumsuz etkiliyor. Ayrıyız nitekim. 2 oğlumuz var, biri çok küçük. Eşim Duygu'nun sayesinde az etkileniyorlar ama ayrılık zor hepimiz için. Bir haksızlığa uğradığımızı bilerek bir o kadar güçlüler, güçlenecekler. Çalışma arkadaşlarımızın, çalışma hevesini kırma amacı taşıyan bu operasyonlar, ilk zamanlar bu etkiyi yaratsa da, haksızlığa tanıklık edenler hırslanıyor, aynı güçle çalışmaya devam ediyorlar." yanıtını verdi.
"ÇOCUKLARIN MESAJLARI BENİ EN ÇOK ETKİLEYENLER OLDU"
Günel, sıkıntılı sürecinde aldığı destek mesajlarından söz ederken, en çok çocukların mesajlarından etkilendiğini vurguladı. Günel, "Kuşadalılardan, Aydın'dan, Türkiye'nin dört bir yanından çok fazla destek mesajı aldım. Kimi cezaevine geldi, kimisi bana iletildi. Basından da takip ettim. Her birine ayrı ayrı minnettarım. Çocukların mesajı beni en çok etkileyenler oldu. Sevgiyle, beklentisiz, özlemle, saf duygularıyla yazdıkları o mesajlar. Muhteşemlerdi. Halen öyleler." ifadeleriyle duygularını dile getirdi.
"HAKKINDA TEK BİR DAVA OLMAYAN BAŞKAN TUTUKLANIYOR"
Operasyonların hukuki olmadığını, siyasi olduğunu öne süren Günel, şu ifadeleri kullandı: "Tüm bu operasyonlar siyasi saikle yapılıyor, öyle hazırlanıyor ve öyle yapılıyor. Hukuki olmadıklarını, bir belediye başkanı olarak değil bir hukukçu, avukat olarak söyleyebilirim. Siyasi saik olmasaydı, ifadem bile alınmayacak bir iddiadan dolayı burada olmazdım. Bir meczubun delilsiz iddiası, binlerce oyla iki defa seçilmiş, hakkında tek bir dava olmayan belediye başkanı tutuklanıyor. Başka gerekçeye ihtiyaç var mı?"
SERBEST KALIRSA EN ÇOK YAPMAK İSTEDİĞİ ŞEY
Hakkında beraat kararı verilmesi durumunda en çok yapmak istediği şeyi, "Eşimle, çocuklarımla, sevdiklerimle bir süre baş başa zaman geçirmek." ifadeleriyle açıklayan Günel, bunun yanı sıra, "Yeniden göreve döndüğümde mevcut devam eden hizmetleri gözden geçirmek ve Kuşadası için 2 önemli büyük projenin startını vermek istiyorum." ifadelerini kullandı. Günel, mesai arkadaşlarına da, "Mesai arkadaşlarım hizmetlere aksatmadan, cesurca devam etmeli. Tüm bu süreçler belediyeleri silkelemek için yapılmadı mı! O halde cevap da daha fazla hizmet olmalı." şeklinde mesaj gönderirken, Kuşadası halkına yönelik ise, "Bana güvenin, bana inanın, sizin bir kuruşunuza halel getirmediğim gibi nasıl daha fazla arttırırız da az zamanda çok hizmet ederiz diye çabaladık. Bu nedenle cezalandırılmak isteniyorum, o kadar." ifadelerine yer verdi.
"ÖLÜ TAKLİDİ YAPANLAR İYİ GÜN DOSTUDUR"
Yaşamakta olduğu sıkıntılı süreçte dostlarını net bir şekilde görme imkanı yakaladığını ifade eden Günel, açıklamalarını şu şekilde tamamladı: "Ben buradayken ölü taklidi yapanlar iyi gün dostudur. Bu süreçte dostlarımızı net gördük. Siyaset; vefa, sadakat ve ilkeli duruşun vücut bulduğu bir mecradır. Bu döneme ilişkin durumu aslında anlatan çok güzel bir söz var. 'Bizimle birlikte yol yürüdüklerini sandığımız bazı kişiler aslında kendi gidecekleri yere kadar bize eşlik ediyorlar.' Ben tüm yaşantımda varlığı da yokluğu da, başarıyı da başarısızlığı da defalarca deneyimledim. Mücadele ile geçti yaşantım. Bu son mücadele sürecinde bir miktar hayal kırıklıkları yaşamış olsam da, geçmişten ders alarak yaşantıma devam ettiğimi fark ettim. Birçok dostum, arkadaşım beni yanıltmadı. Bazıları başını kuma gömüp gözükmediklerini sanıyorlar. Onlar zavallı iyi gün dostları. Ama ben onları çok net görüyorum. Zor gün dostları ne zaman nerede olacağını bilir, şova ihtiyaç duymaz."





