Malatya'da, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakli Enstitüsü'nde Prof. Dr. Sezai Yılmaz liderliğindeki ekip, dünyanın ilk eş zamanlı sekizli çapraz karaciğer naklini gerçekleştirerek organ nakli alanında yeni bir başarıya imza attı.
Yükseköğretim Kurulundan yapılan açıklamaya göre, Türkiye'de karaciğer nakillerinin yaklaşık yüzde 80'i canlı vericilerden gerçekleştiriliyor ancak vericilerin önemli bir bölümü kendi yakınlarıyla tıbben uyum sağlayamıyor.
Bu noktada çapraz nakil sistemi devreye giriyor. Çapraz nakillerde, bir hastaya organ veremeyen verici başka bir hastayla eşleştirilirken, onun yakını da farklı bir hastaya donör olabiliyor. Böylece uyumsuzluk sorunu bilimsel eşleştirme yöntemleriyle aşılabiliyor.
Nakillerin algoritması, ABD'de, Boston College ekonomi profesörleri Tayfun Sönmez ve Utku Ünver tarafından geliştirilen eşleştirme modeliyle yürütülüyor. Kan grubu, karaciğer boyutu, anatomik yapı ve verici güvenliği gibi çok sayıda kriter değerlendirilerek oluşturulan eşleşmeler, organ bekleyen hastalar için hayati önem taşıyor.
Bu tür operasyonlarda tüm alıcı ve verici ameliyatları "domino taşı" gibi birbirine bağlı ilerliyor. Zincirde yer alan verici veya alıcılardan herhangi birinin son anda vazgeçmesi durumunda tüm eşleşme sistemi bozulabiliyor. Bu nedenle operasyonların tamamı aynı anda başlatılıyor.
Canlı vericili karaciğer naklinde dünyanın en önde gelen merkezi olan İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü, çapraz karaciğer nakillerinde de açık ara lider konumda bulunuyor.
Bu kapsamda, enstitüde Prof. Dr. Sezai Yılmaz liderliğindeki ekip, dünyanın ilk eş zamanlı sekizli çapraz karaciğer naklini gerçekleştirdi. 22 saat süren operasyon için enstitünün ameliyathane ve yoğun bakım kapasitesinin büyük bölümü kullanıldı, cerrah, anestezi uzmanı ve hemşire olmak üzere 150 sağlık personeli görev aldı.
"Enstitüde 9'lu, 10'lu çapraz karaciğer nakilleri bile yapılabilir"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Yılmaz, çapraz karaciğer nakli havuzunda bulunan bazı hastaların durumlarının kritik seviyeye ulaştığını belirterek, "İki hastamızın ileri derecede karnında asit birikimi ve sarılığı mevcuttu. Böbrek fonksiyonları da bozulmaya başlamıştı. Bir hastamız da hepatik ensefalopati dediğimiz karaciğer komasına girmişti." bilgisini verdi.
Bu üç hastayı kapsayan eşleştirme sonucunda 8'li çapraz modelin ortaya çıktığını anlatan Yılmaz, "24 hastadan oluşan bir havuz ve 29 donör arasından yapılan eşleştirme sonucunda böyle bir model karşımıza çıktı. Bunun üç hastamızı birden kurtaracağını düşünerek 8'li çapraz karaciğer nakli yapmaya karar verdik." ifadelerini kullandı.

Operasyonun çok büyük bir organizasyon gerektirdiğini, 150'nin üzerinde sağlık çalışanının görev aldığını aktaran Yılmaz, enstitüde 9'lu, 10'lu çapraz karaciğer nakilleri bile yapılabileceğini, uygun fiziki olanaklar, operasyon teçhizatı ve karaciğer nakil ekibi ile bu kadar geniş transplantasyonu yapmaya muktedir bir yapı olduğunu vurguladı.
Çoklu çapraz nakillerin temel amacının daha fazla hastaya ulaşmak olduğunu belirten Yılmaz, amacın çoklu çapraz yapmak olmadığını, çapraz karaciğer nakli havuzunda çok bekleyen veya çok acilleşen hastalara bir şekilde ümit, organ sunabilmek olduğunu kaydetti.
Yılmaz, ameliyatların son hastanın çıkışına kadar yaklaşık 16 saat sürdüğünü, iki hastada damar revizyonu yapılması nedeniyle toplam operasyon süresinin 22 saate ulaştığını aktardı.

"Bu büyük başarıyla gurur duydum"
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da nakil dolayısıyla İnönü Üniversitesini, Turgut Özal Tıp Merkezini, bu tarihi başarıya liderlik eden Prof. Dr. Sezai Yılmaz'ı ve tüm sağlık ekibini tebrik etti.
Dünyada ilk kez gerçekleştirilen bu naklin, Türk yükseköğretiminin, bilim insanlarının ve sağlık sisteminin küresel ölçekte ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından son derece kıymetli olduğunu vurgulayan Özvar, şunları ifade etti:
"Bu büyük başarıyla gurur duydum. Üniversitelerimiz tıp ve sağlık alanındaki çalışmalarıyla yalnızca ülkemize değil, tüm dünyaya örnek olmaya devam ediyor. İnönü Üniversitemizin organ nakli alanında yıllardır sürdürdüğü öncü çalışmaların böylesine önemli bir bilimsel ve insani başarıyla taçlanması hepimiz için iftihar vesilesidir. Hastalara umut olan, bilimsel bilgi ve tecrübeleriyle dünya tıp literatürüne yön veren tüm akademisyenlerimizi, hekimlerimizi ve sağlık çalışanlarımızı kutluyor, başarılarının devamını diliyorum."



