Ev ekonomisine katkı sağlamak isteyen vatandaşlar genellikle lambaları söndürmeye veya televizyonu kapatmaya odaklansa da, ay sonunda gelen yüksek meblağların arkasında aslında çok daha farklı cihazlar yer alıyor. Enerji uzmanları, evlerimizde sürekli veya yüksek güçle çalışan bazı beyaz eşya ve elektronik aletlerin, toplam elektrik tüketiminin neredeyse yarısından fazlasını tek başına sırtladığını belirtiyor. Yapılan güncel araştırmalara göre, evde enerjiyi adeta bir sünger gibi çeken ve faturanın gizli mimarı olan en masraflı 3 cihaz gün yüzüne çıktı.

Elektrik Faturası

Kesintisiz Mesainin Bedeli: Buzdolabı

Evlerimizde yılın 365 günü, günün 24 saati hiç durmadan çalışan tek cihaz olan buzdolapları, tüketim listesinin ilk sıralarında yer alıyor. Anlık olarak bir fırın ya da ütü kadar yüksek elektrik çekmese de, hiç kapanmayan çalışma döngüsü nedeniyle aylık toplam faturanın yaklaşık %20 ile %25'ini tek başına oluşturuyor. Uzmanlar, buzdolabının harcadığı enerjiyi minimumda tutmak için cihazın arkasındaki duvarla arasında en az 10 santimetrelik bir hava boşluğu bırakılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca kapak lastiklerinin eskimesi, içeriye sürekli sıcak hava girmesine ve motorun soğutma yapabilmek için iki kat daha fazla enerji harcamasına neden oluyor.

Nisanda trafiğe 182 bin yeni araç katıldı
Nisanda trafiğe 182 bin yeni araç katıldı
İçeriği Görüntüle

Yüksek Isının Yüksek Maliyeti: Çamaşır ve Bulaşık Makineleri

• Evlerde en çok elektrik harcayan ikinci grup, suyu ısıtarak çalışan çamaşır ve bulaşık makineleridir.

• Bu cihazların elektrik tüketiminin yaklaşık %90’ı, suyu ısıtan rezistanslardan kaynaklanır.

• Sürekli 60 derece ve üzerinde çamaşır yıkamak veya bulaşık makinelerinde yoğun programlar kullanmak, elektrik faturasını artırır.

• Enerji danışmanları, bu makinelerin tam dolmadan çalıştırılmamasını önerir.

• Mümkünse 30 dereceye ayarlanmış ekonomik (Eco) programlar kullanılmalıdır.

Görünmez Enerji Avcısı: Elektrikli Termosifonlar ve Isıtıcılar

Özellikle doğal gaz hattı bulunmayan veya merkezi sıcak su sistemi olmayan evlerde kullanılan elektrikli termosifonlar ile kış aylarında destekleyici olarak açılan elektrikli ısıtıcılar, tam bir enerji canavarı olarak nitelendiriliyor. Suyu veya ortamı ısıtmak için çok yüksek watt değerlerine ihtiyaç duyan bu cihazlar, kısa süreli kullanımlarda bile sayacı hızla döndürüyor. Termosifonların sürekli çok yüksek sıcaklık derecesinde açık tutulması, su soğudukça cihazın tekrar tekrar devreye girmesine ve ciddi bir bütçe israfına yol açıyor. Uzmanlar, termosifon sıcaklığının ideal seviye olan 50-55 derecede sabitlenmesini ve cihazların düzenli olarak kireç temizliğinin yapılmasını öneriyor; çünkü kireçlenen rezistanslar suyu ısıtmak için çok daha fazla elektrik tüketiyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ