Son günlerde gündemi meşgul eden en önemli iki başlık ise; devlet memurlarının görevlerinden kendi istekleriyle ayrılmaları durumunda hak kaybına uğrayıp uğramayacağı ve Bağ-Kur'lu esnafın prim gün sayılarında yapılması muhtemel indirimler oldu.
Memurlar İçin "Çalışmadan Yaş Bekleme" Formülü
Devlet kadrolarında görev alan birçok çalışan, belli bir hizmet yılını geride bıraktıktan sonra aktif iş hayatını sonlandırarak emeklilik yaşının gelmesini evde beklemek isteyebiliyor. Ancak bu süreçte "Kurumumdan kendi isteğimle ayrılırsam, bugüne kadar biriktirdiğim emeklilik haklarım yanar mı?" şeklindeki yoğun endişe, birçok kişinin karar almasını zorlaştırıyor. Sosyal güvenlik alanındaki analizleriyle tanınan yazar Ekrem Sarısu, kamu çalışanlarının bu büyük ikilemine netlik kazandırdı.

Sarısu, mesleğinde 20 yılı geride bırakmış ve 2004 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde göreve başlamış bir eğitimcinin yönelttiği soru üzerinden yasal mevzuata açıklık getirdi. Sosyal güvenlik uzmanlarının da teyit ettiği üzere, bir kamu personelinin görevinden ayrıldıktan sonra Emekli Sandığı kuralları çerçevesinde yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için yasalardaki şu temel koşulları sağlaması gerekiyor:
-
Asgari Fiili Hizmet Süresi: Görevden ayrılmayı planlayan kişinin, devlet memuru statüsünde (fiili hizmet olarak) en az 15 tam yıllık çalışma süresini doldurmuş olması şart koşuluyor.
-
Farklı Statüde Çalışmama: Kişinin istifasının ardından başlayan bekleme evresinde, hiçbir suretle SSK veya Bağ-Kur gibi diğer sigorta kollarına tabi bir işe girmemesi ve SGK'ya yeni prim ödememesi büyük önem taşıyor.
-
Yaş Kriterinin Tamamlanması: İlk iki şartı eksiksiz sağlayan memurlar, tam 61 yaşını doldurdukları gün doğrudan Emekli Sandığı (4/C) kapsamında aylık bağlanması için başvuruda bulunabiliyorlar.
Uzmanlar, telafisi son derece güç olan yasal kayıpların önüne geçmek adına, çalışanların istifa mektuplarını kurumlarına sunmadan önce SGK hizmet dökümlerini çok ince ayrıntısına kadar kontrol etmeleri gerektiğinin altını çiziyor.
Esnafın Gözü Kulağı 7200 Gün Düzenlemesinde
Sadece memurlar değil, Türkiye ekonomisinin belkemiği olan esnaf kesimi için de emeklilik şartlarında kritik beklentiler söz konusu. Uzman Sarısu, iş hayatına 1997 yılında SSK statüsünde adım atan ancak şu an Bağ-Kur kapsamında faaliyet gösteren bir esnafın kademeli emeklilik hakkındaki sorusunu yanıtlayarak, milyonların beklediği muhtemel düzenlemenin detaylarını paylaştı.
Bilindiği gibi, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigorta başlangıcı olan bireyler, Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) yasası şemsiyesi altına girerek yaş koşuluna takılmadan emekli olma imkanına kavuşmuştu. Fakat Bağ-Kur sistemindeki yüksek prim mecburiyeti, çoğu esnafın bu avantajdan hızlıca yararlanmasına engel teşkil ediyor.
Prim Eşitlemesi Müjdesi Bekleniyor
Mevcut yürürlükteki yasalara göre, esnafın tam emeklilik hakkı kazanabilmesi için 9000 günlük prim ödemesini tamamlaması zorunlu. Ancak kamuoyunda uzun bir süredir, bu sürenin SSK'lı çalışanların şartlarıyla eşitlenerek 7200 güne düşürülmesi talep ediliyor. Sarısu'nun değerlendirmelerine göre; küçük esnafı mali açıdan rahatlatacak bu düzenlemenin meclisten geçip yasalaşması halinde, halihazırda 7200 günü doldurmuş ancak 9000 günü tamamlayamamış olan binlerce vatandaş, eksik prim engeline takılmadan derhal emekliliğe ayrılabilecek.




