İcra takibi ve tahliye tehdidi altında ev sahibine fazladan para ödemek zorunda kalan kiracıların yüzünü güldüren bu gelişme, arama motorlarında "fazla ödenen kira geri alınır mı, ev sahibi haksız tahliye edebilir mi, Yargıtay emsal kira kararı nedir" sorgularını adeta zirveye taşıdı. İşte milyonların araştırdığı o emsal kararın tüm ayrıntıları ve merak edilen soruların yanıtları...
Son dönemde fahiş kira artışları ve tahliye baskıları nedeniyle ev sahipleri ile kiracılar sık sık adliyelerin yolunu tutuyor. Kira uyuşmazlığı davaları her geçen gün çığ gibi büyürken, en yüksek yargı merciinden gelen son haber tüm dengeleri değiştirdi. Kirasını düzenli ödediği halde evden atılma korkusuyla ve haksız icra takibiyle karşı karşıya kalan bir vatandaşın hukuk mücadelesi, zorluk çeken milyonlara umut ışığı oldu. Ev sahibinin "kirayı ödemedin" diyerek başlattığı icra takibi sonucu cebinden fazladan para çıkan kiracı, hakkını mahkemede aradı. Peki, baskı altında ödenen bu paralar geri istenebilir mi? Kira davalarında dengeleri değiştiren emsal Yargıtay kararı tam olarak ne anlama geliyor?
YARGITAY EMSAL KİRA KARARI NEDİR, FAZLA ÖDENEN KİRA GERİ ALINABİLİR Mİ?
Olay, bir kiracının 2022 yılının Ağustos ayında tuttuğu evin kirasını her ay düzenli olarak ev sahibinin eşinin banka hesabına yatırmasıyla başladı. Kiracı, ödemelerini aksatmamasına rağmen sürekli olarak evden çıkarılma ve elektriğinin kesilme tehdidiyle yüz yüze kaldı. Yaşananlar bununla da sınırlı kalmadı. 2024 yılında ev sahibi, kiraların ödenmediğini iddia ederek kiracı hakkında icra takibi başlattı. İşin en ilginç yanı ise paranın yattığı hesabın sahibi olan eşin, "Ben kiralayan değilim" diyerek parayı iade etmeye çalışmasıydı. Kiracı bu durumu kabul etmedi ancak icra takibi ve tahliye baskısıyla tam 9 bin 822 lira fazladan ödeme yapmak zorunda kaldı. Ardından bu haksız bedelin kendisine iade edilmesi için hukuk mücadelesi başlattı.
İLK DERECE MAHKEMESİ KİRACININ İADE TALEBİNİ NEDEN REDDETTİ?
Davaya ilk bakan İlk Derece Mahkemesi, dosyayı incelediğinde kiracının aleyhine bir tablo çizdi. Mahkeme, kiracının fazladan yaptığı ödemeyi kendisine henüz ödeme emri tebliğ edilmeden ve ortada kesinleşmiş bir icra takibi yokken yaptığını savundu. Bu sebeple kiracının davasını reddetti. Üstelik mahkeme, kiracının ev sahibine 18 bin lira tutarında vekalet ücreti ödemesine de karar verdi. Adaleti ararken daha büyük bir maddi külfetin altına giren kiracı için bu karar büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

ADALET BAKANLIĞI DEVREYE GİRDİ: YARGITAY KİMİ HAKLI BULDU?
Yerel mahkemenin verdiği bu tartışmalı karar sonrasında Adalet Bakanlığı sürece müdahil oldu. Bakanlık, kararın kanun yararına bozulması talebiyle dosyayı Yargıtay'a taşıdı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, milyonlarca benzer davaya ışık tutacak o kritik incelemeyi tamamladı. Yüksek Mahkeme, uyuşmazlığın sadece kesinleşmiş bir icra takibi baskısı altındaki bir ödemeden ibaret olmadığını vurguladı. Taraflar arasındaki asıl meselenin bir kira ilişkisi olduğuna dikkat çeken Yargıtay, ortada hiçbir hukuki sebep yokken ev sahibinin eline geçen fazla kira bedellerinin kiracıya iade edilmesi gerektiğine hükmetti.
EV SAHİBİ VE KİRACILARI YAKINDAN İLGİLENDİREN KARARIN SONUÇLARI NELER?
Yargıtay'ın verdiği bu karar, ev sahiplerinin haksız zenginleşmesinin ve kiracılar üzerindeki icra baskılarının önüne geçecek tarihi bir adım olarak kayıtlara geçti. Daire, Adalet Bakanlığı'nın itirazını sonuna kadar haklı bularak yerel mahkemenin kararını kanun yararına bozdu. Ayrıca mahkemenin kiracıya yüklediği 18 bin liralık vekalet ücretinin de yasal tarifelere tamamen aykırı olduğunu belirterek iptal etti. Bu sayede, tehdit ve baskı altında fazladan ödenen kira bedellerinin iadesi konusunda milyonlarca vatandaşı koruyan yepyeni bir hukuki yol açıldı.




