Sosyal güvenlik sisteminde geride kalan dul ve yetimlerin en büyük güvencesi olan ölüm aylığı konusunda SGK Uzmanı Özgür Erdursun'dan çok kritik uyarılar geldi. Yıllarca prim ödeyen sigortalının vefatından sonra geride kalanların hakları, kulaktan dolma bilgilerle değil, kurallarına göre takip edilmeli.
Hangi Prim Şartları Aranıyor?
Vefat eden sigortalının ardından maaş bağlanabilmesi için kanunun aradığı bazı temel kriterler var. SSK, Bağ-Kur ya da Emekli Sandığı fark etmeksizin, tüm kollarda en az 1.800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş olması gerekiyor. Eğer dosya SSK (4/1-a) kapsamındaysa, en az 5 yıldır sigortalı bulunma ve 900 gün prim şartı aranıyor. Üstelik bu 900 günün hesabında borçlanma yoluyla kazanılan süreler kural olarak dikkate alınmıyor.

"Nasıl Olsa Bağlanır" Yanılgısına Dikkat
Vatandaşların süreçte düştüğü en büyük hata, ölüm aylığının kurum tarafından kendiliğinden bağlanacağını sanmak. Erdursun, bu konunun altını özellikle çiziyor; resmi başvuru yapılmadığı sürece kimsenin hesabına para yatmıyor. Dul eş, çocuklar ve şartları taşıyan anne ile baba, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine, merkezlerine giderek ya da e-Devlet kapısı üzerinden hemen dilekçe vermeli.
Bağ-Kur Borçları Maaşı Yakıyor
Kendi adına işyeri işleten veya esnaf olan Bağ-Kur (4/b) sigortalılarının yakınları için durum biraz daha hassas. Vefat eden kişinin Genel Sağlık Sigortası borçları dahil olmak üzere SGK'ya olan tüm prim borçlarının tam kuruşu kuruşuna ödenmiş olması şart. Borç durduğu sürece geride kalanlara aylık bağlanmıyor; yani o borç kapanmadan cüzdana para girmiyor.




