Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın saha kenarındaki patronu Vincenzo Montella, geride kalan 37 maçlık periyotta iskelet kadrosunu büyük ölçüde oturttu. Göreve geldiği günden bu yana hem taktiksel dizilişi hem de oyuncu tercihleriyle dikkat çeken deneyimli teknik adam, özellikle ön bölgede top koşturan belirli isimlere formayı adeta teslim etti. Saha dizilişleri üzerine yapılan analizler, teknik heyetin güven duyduğu kemik ekibin ağırlıklı olarak enerjisi yüksek, genç ve patlayıcı güce sahip futbolculardan oluştuğunu gösteriyor.
MONTELLA'NIN A MİLLİ TAKIM KADROSUNDA VAZGEÇEMEDİĞİ İSİMLER
İtalyan futbol adamının hücum ağırlıklı oyun planında en kritik rolü kanat forvetler üstleniyor ve bu durum rakamlara doğrudan yansıyor. Çıkılan 37 müsabakanın 33'ünde şans bularak listenin en tepesine yerleşen Kerem Aktürkoğlu, saha içindeki bir numaralı tercih konumunda. Rakipleri yıpratan fiziği ve temposuyla öne çıkan Barış Alper Yılmaz, 32 karşılaşmayla zirvenin en yakın takipçisi oldu. Çizme'de Juventus formasıyla adından söz ettiren genç yetenek Kenan Yıldız ise 31 maçlık mesaisiyle İtalyan hocanın sistemindeki hücum üçlüsünü tamamladı.
Hücum hattının hemen gerisinde oyun kurucu ile savunma dinamosu görevlerini üstlenen oyuncular sıralanıyor. Real Madrid'de forma giyen Arda Güler 30 maçla dördüncü basamakta yer alırken, orta sahanın pas istasyonlarından Orkun Kökçü ile defans kurgusunun bel kemiği Abdülkerim Bardakcı 29'ar defa milli göreve çıktı. Takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu ve sağ kanadın sigortası Mert Müldür 28'er kez sahne aldı. İkili mücadelelerdeki başarısıyla bilinen İsmail Yüksek 27 müsabakayla dokuzuncu sırada yer bulurken; en çok süre alanlar listesinin 10. basamağına 25 maçla tecrübeli stoper Merih Demiral yerleşti.
KEMİK KADRO GELECEK TURNUVALAR İÇİN UMUT VERİYOR
Ay-Yıldızlı ekibin yakaladığı bu kadro istikrarı, uluslararası arenadaki zorlu periyotlar öncesinde milli takımın oyun kimliğinin oturmasını sağladı. Montella'nın 37 maçlık serüvende sürekli şans verdiği bu 10 kişilik yapı, saha içindeki uyum sorununu en aza indirdi. Özellikle jenerasyonun en yetenekli isimlerinin bu kadar erken yaşta yüksek maç tecrübesine ulaşması, Türkiye'nin önündeki dev turnuvalar için güçlü bir temel inşa etti.





