Aydın'da yapılan organ bağışı 6 hastaya umut oldu
Aydın'da yapılan organ bağışı 6 hastaya umut oldu
İçeriği Görüntüle

Aydın’da konut piyasasında yüksek faizlerin etkisiyle durgunluk yaşanıyor. Konut almak isteyen orta gelirli vatandaşlar yüksek kredi maliyetleri nedeniyle geri adım atarken, yatırımcılar da paralarını konut yerine faize yönlendiriyor.

Aydın İnşaatçılar ve Emlakçılar Odası Başkanı Alaattin Durmaz, sektörde yaşanan durgunluğun temel nedeninin yüksek faizler olduğunu belirterek piyasanın hareketlenmesi için faizlerin düşmesi gerektiğini söyledi. Durmaz, konut fiyatlarının maliyetler nedeniyle daha fazla düşmesinin zor olduğunu, asıl sorunun ise vatandaşın gelirinin mevcut konut fiyatlarını karşılayacak düzeyde olmaması olduğunu savunuyor.

Kasımda Konut Satışları Geriledi

“FAİZLER DÜŞMEDİĞİ MÜDDETÇE PİYASANIN HAREKETLENECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM”

Faizlerin yüksek olmasının hem konut piyasasını hem de gelir dengesini olumsuz etkilediğini belirten Durmaz, “Faizler düşmediği müddetçe piyasanın hareketleneceğini düşünmüyoruz. Herkes kabuğuna çekilmiş durumda. Parası olanda konut almaktan geri duruyor. Çünkü aynı parayı faize yatırdığında daha çok gelir elde ediyor. Takip ettiğimiz kadarıyla da yakın tarihte faiz indirimi beklenmiyor” dedi. Faizin ülkenin başına dert olduğunu ifade eden Durmaz, “Artık faiz ülkenin de başına bir dert. Hepimizin herkesin zarar gördüğü bir uygulama. Çok parası olanlar faize para yatırıyor, onlar karına çalışıyormuş gibi bu ülke. O nedenle tek çare faizlerin düşmesi. Faizler düşmezse, ne piyasa hareketlenir, ne gelir dengesi oluşur, ne de konut alışverişleri olur. Sonuçta faiz en büyük sorunumuz” diye konuştu.

Konut-13

“ORTA GELİRLİ VATANDAŞ KREDİ ÖDEMESİNİN ALTINDAN KALKAMAZ”

Orta gelirli vatandaşların konut almak istediğinde krediye başvurmak zorunda kaldığını ancak yüksek faizler nedeniyle kredi kullanamadığını söyleyen Durmaz, şöyle konuştu: “Orta gelirli ev almak istediğinde krediye müracaat etmek durumunda. Faizler yüksek olduğu için kredi kullanamıyorlar. Daha doğrusu bu ödemenin altından kalkamayacaklar. Hesaplarını yapıyorlar, aylık bu ödemeleri yapmamız mümkün değil diyerek geri duruyorlar.” Konutun ya ihtiyaç sahibine ya da yatırımcıya satıldığını belirten Durmaz, her iki kesimin de mevcut ekonomik koşullar nedeniyle alımdan uzak durduğunu söyledi. “Şimdi konut kime satılır; ya ihtiyaç sahibine, ya da yatırımcıya. İhtiyaç sahibinin ihtiyacı var, almak istiyor fakat faizler yüksek olduğu için krediyi ödemekte zorlanacağı için, hatta ödemeyeceğini düşündüğü için bu konuya sıcak bakmıyor. Yatırımcı ise parasını taşınmaza bağladığında işte, kira geliri vs. hesapladığında, faizden daha çok gelir elde ediyorum diyerek konut almıyor. Dolayısıyla piyasa durmuş vaziyette” diyen Durmaz, “Faizler belli bir oranın altına düşmediği müddetçe, piyasanın hareketleneceğini düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

“EV FİYATLARI YÜKSEK DEĞİL, HALKIMIZ FAKİR”

Konut fiyatlarının maliyetler nedeniyle belirli bir seviyenin altına inmesinin mümkün olmadığını dile getiren Durmaz, vatandaşın alım gücünün düştüğüne dikkat çekti. “Ev fiyatları, bundan aşağıya düşmez. Maliyetin altına düşecek hali yok. Ama fiyatlarda da bir durgunluk var. Satış olmadığı için fiyatlar da belli bir aşamada duruyor. Ama rakamlar uygun mu değil, yüksek. Ama neye göre yüksek?” diyen Durmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Diyoruz ki 3+1 alacağız, 4,5-5 milyondan aşağıya yok diyorsunuz. Tamam 4,5, 5 milyon imalatçı açısından baktığımızda düşük, ama asgari ücretli veya orta gelirli için yüksek. Neden bu gelir dengesizliğinden kaynaklanıyor. Artık biz; fiyatlar yüksek değil, halk olarak biz fakiriz. Bizim paramız yok, halk olarak o durumdayız gibi geliyor bana. Bizim çözebileceğimiz, destek olabileceğimiz bir durum değil.” Ekonomik sorunların çözümü konusunda yetkililere çağrıda bulunan Durmaz, “Ben haddimi aşmak istemiyorum, ekonomi profesörü değilim, ama biz sade maruz kaldığımız durumu ifade ediyoruz. Yoksa onlar mutlaka bu konunun çözümünü düşünmüşlerdir, ama bir an önce de hayata geçirilmeli çözümler. Biz mevcut durumu ortaya koyabiliyoruz sadece, çözüm önerileri konusunda yetkililerin artık kendini göstermesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

“ÖĞRENCİLER YÜKSEK KİRA FİYATLARI NEDENİYLE YURTLARA YÖNELDİ”

Kira piyasasında da önceki yıllara göre farklı bir tablo oluştuğunu belirten Durmaz, özellikle öğrencilere yönelik 1+1 dairelerde halen boş konutların bulunduğunu söyledi. “Kiralık konutlarda bir hareketlilik yaşandı ancak, orada da boşta dairelerimiz var. 1+1 öğrenciye yönelik daireler de halen stok var. Öğrencilerimiz de kiraların yüksek olmasından dolayı yurtları tercih ettiler. Geçen sene bu zamanları kıyasladığımızda elimizde daha çok boş dairemiz var. Bu şekilde devam ederse, bir sıkıntılı süreçte bizi bekliyor. Kiralık daireler stok elimizde mevcut ancak talep de o oranda az” diye konuştu.

Öğrencilerin barınma maliyetlerinin aileler üzerinde de yük oluşturduğunu ifade eden Durmaz, “Aileleri de düşünmek lazım; çocuğunu okutmaya gönderen aileler de bunun altından nasıl kalkacaklar. Kirası, elektriği, suyu, yemesi, içmesi. Bunları üst üste koyduğunuzda öğrencinin ailesi orta veya düşük gelirliyse bunun altından kalkabilecek durumda değil” dedi.

“DEVLETİN ARTIK BU İŞE EL ATMASI GEREKİYOR”

Konut sorununda sosyal konutların önemine dikkat çeken Durmaz, devletin bu alanda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirtti. “Sosyal konut yönünden devletin artık bu işe el atması gerekiyor. Bu sorun bırakıldığında kendiliğinden çözülecek gibi durmuyor. Şu faiz konusu ve sosyal konutlar, en azından sosyal konut teşvik edilebilir. İlk defa konut alacaklara yönelik projeler sunulmalı” ifadelerini kullanan Durmaz, daha önce gündeme gelen İlk Evim projesinin Aydın’da hayata geçirilmesini istedi. “İlk evim projesi vardı, Aydın’da hayata geçmedi. Bunun da Aydın’da hayata geçmesini talep ediyoruz. Aydın’ımız öksüz kalmasın” diyen Durmaz, yerel müteahhitlerin de desteklenmesi gerektiğini söyledi. Durmaz, “Eğer TOKİ eliyle bunlar zor olacaksa hiç olmazsa yerel müteahhitlerin harekete geçirilmesini, onların desteklenmesini ve ucuz, uygun maliyetli konutlar ortaya konulması açısından bir takım mevzuatların ortaya konulması gerektiğini düşünüyoruz. Yani artık destek şart, destek yoksa sistem hareketlenmez” dedi.

“SAVRANDERE’DEKİ TOKİ KONUTLARI CAZİP OLMADI”

Savrandere’deki TOKİ konutlarına da değinen Durmaz, konutların şehir merkezine uzaklığı ve ulaşım maliyetlerinin vatandaş açısından önemli bir faktör olduğunu söyledi. Durmaz, "Savrandere’deki TOKİ konutlarının rakamları yüksek. Mesafeyi de göz önüne aldığınızda ulaşım maliyetleriyle, zaten konutların rakamları yüksek o nedenle cazip olmadı. Binalar güzel mi güzel, depreme dayanıklı mı dayanıklı, ama şehre uzak, ulaşım maliyetlerini göz önünde bulundurulduğunda cazip gelmedi insanlara” ifadelerini kullandı.

Eylülde rekor kıran konut satışları, 9 ayda 1,1 milyonu aştı

“SEKTÖR DURGUN AMA ÖDEMELER DURMUYOR”

Emlakçılık sektörünün de ciddi bir dar boğazdan geçtiğini belirten Durmaz, kayıt dışı ve korsan çalışanların sektörde sorun oluşturduğunu söyledi.

Durmaz, “İşlerin durgun olmasının yanında, kayıt dışı, korsan çalışanlar var. İnsanlar hem kendileri bundan zarar görüyor, hem de meslektaşlarımızın zarar görmesine yol açıyorlar” dedi. Sektörde işlerin durgun olmasına rağmen giderlerin devam ettiğine dikkat çeken Durmaz, “Dolayısıyla zaten sektör çok büyük sıkıntıda, bir de yetmiyormuş gibi mevzuat gereği harçlar, vergiler, kiralar, ilan sitesi ödemeleri vs. peşini bırakmıyor emlakçıların. Sektör durgun ama ödemeler durmuyor” ifadelerini kullandı.

Emlakçılık firması işletmenin de giderek zorlaştığını söyleyen Durmaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün bir emlakçılık firmasını işletmek de zorlaştı. Her sektörde olduğu gibi bizim sektör de çok büyük sıkıntıda, dar boğaz içinde. Emlakçı halkın gözünde para kazanıyormuş gibi gözükse de giderleri çıktığımızda bizim elimizde bir şey kalmıyor.”

Muhabir: KÜBRA DİLARA YERLİKAYA